Türkiye’de Batıcılık Tartışması Ankara Kitap Fuarı’nda Ele Alındı
Teori dergisi, 23. Ankara Kitap Fuarı kapsamında 11 Nisan’da “Türkiye’de Batıcılık” başlıklı bir konferans düzenledi. Yoğun katılımla gerçekleşen konferansta, Batıcılık kavramı tarihsel, siyasal ve ideolojik boyutlarıyla tartışıldı.
Teori dergisi Yazı İşleri Müdürü Emrah Zorba’nın sunuculuğunu yaptığı konferansa, 24. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Bilim ve Ütopya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cemil Gözel ve Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkanı Kayahan Çetin konuşmacı olarak katıldı.
Emrah Zorba, “Yaklaşık 300 yıldır Türk düşün dünyasının temel tartışma başlıklarından biri olan Batıcılık, günümüzde değişen küresel dengelerle birlikte yeniden gündeme geliyor. Çok kutuplu dünya düzeninin güç kazanması ve uluslararası gerilimlerin artması, Türkiye’nin dış politika ve ideolojik yönelimlerini yeniden tartışmaya açıyor.” dedi.
Konferansta ilk sözü alan Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Batılılaşma meselesini Osmanlı’nın Batı karşısında güç kaybı yaşadığı döneme dayandırarak, çözümün geçmişe dönmekte değil, çağın gerekliliklerine uygun olarak sürekli yenilenmekte olduğunu vurguladı. Yeniçeri, Türkiye’nin bugün yeniden güç kazanma sürecine girdiğini ve bunun tarihsel zorunlulukların bir sonucu olduğunu ifade etti.

Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkanı Kayahan Çetin ise Batıcılığı tarihsel süreçler üzerinden değerlendirerek, özellikle 19. yüzyılda imzalanan 1838 Baltalimanı Anlaşması’nı kritik bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Çetin, Batıcılığın Türkiye’de çoğu zaman bir “yaşam tarzı” olarak sunulmasına karşı çıkarak, bu yaklaşımın neoliberal politikalar ve tarihsel bağımlılık ilişkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Konferansın son konuşmacısı Cemil Gözel ise Batıcılığı, Batımerkezcilik kavramı üzerinden ele aldı. Gözel, Batımerkezciliğin, kapitalist dünya sisteminin tarihini, kavramlarını ve evrensellik iddiasını meşrulaştıran bir ideoloji olduğunu; Avrupa’nın, kendi tarihsel deneyimini insanlığın genel gelişim yasası gibi sunduğunu; böylece hem sömürgeciliği hem de kapitalist eşitsizlikleri doğal, kaçınılmaz ve hatta ilerletici gösterdiğini vurguladı.
Konferans, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alması gerektiğine dair farklı perspektiflerin ortaya konulduğu tartışmalarla sona erdi.