Aydınlık Avrupa okurları Türkmenistan'da ata toprağında: Aşkabat Atatürk Meydanı'nda 19 Mayıs töreni yapıldı
Aydınlık Avrupa okurları, Türk dünyasının manevi köprülerini güçlendirmek için Türkmenistan’da bir araya geldi. Aşkabat Atatürk Meydanı’ndaki anıta çelenk koyan yurtseverler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı ata toprağında büyük bir gururla kutladı.
Aydınlık Avrupa okurları, Türk milletinin tarih bıraktığı coğrafyaları keşfetmek ve ortak hafızayı yeniden canlandırmak amacıyla Türkmenistan’a anlamlı bir gezi düzenledi. Okurlar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta bulunan Atatürk Meydanı’nda bir araya gelerek anlamlı bir tören yaptı ve Atatürk anıtına çelenk koydu. Büyük devrimci lider Mustafa Kemal Atatürk’ün büstü önünde yapılan törende, bağımsızlık meşalesinin tüm Türk dünyasını aydınlattığı vurgulandı.
'ATATÜRK’Ü KİM SEVMEZ Kİ!'
Törende konuşma yapan Aydınlık Avrupa Genel Yayın Yönetmeni Yener Güneş, 19 Mayıs’ın Türk Devrimi’nin başlangıç günü olduğunu belirterek Türkmenistan’daki Atatürk sevgisinin büyüklüğüne dikkat çekti. Aşkabat’ın en uzun caddesinin adının Atatürk Caddesi olmasının ve kentteki Atatürk Parkı ile Meydanı'nın Türk milletine duyulan sevginin en güçlü göstergesi olduğunu vurgulayan Güneş, bir Türkmen vatandaşla arasında geçen anlamlı diyaloğu şu sözlerle aktardı:
'Dün görüştüğümüz bir Türkmen kardeşimize, "Yarın Atatürk Anıtı önünde çelenk töreni düzenleyeceğiz, sorun olur mu?" diye sorduk. Aldığımız cevap anlamlıydı: "Neden sorun olsun? Biz Atatürk’ün adını meydanlara, caddelere verdik. Biz Türkmenler Atatürk’ü çok seviyoruz. Atatürk’ü kim sevmez ki!" yanıtını verdi. Türkmenistan’da Atatürk sevgisinin böylesine güçlü yaşatıldığını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.'

DİLİMİZ BİR TARİHİMİZ BİR
Samsun’a çıkan iradenin yalnızca Türk milletinin kaderini değiştirmediğini, mazlum milletlerin emperyalizme karşı ayağa kalkışının da simgesi olduğunu ifade eden Yener Güneş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Büyük Atatürk’ün dediği gibi: "Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür." Dilimiz birdir, tarihimiz birdir, gönlümüz birdir. Türkmenistan ile aramızdaki kardeşlik bağı, ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin eseridir. Bugün burada, Türk dünyasının manevi köprülerini daha da güçlendirmek için kardeşlerimize sımsıkı sarılıyoruz. Ortak tarih hatırlandıkça uzaklar yakın olacak, zorluklar aşılacak, Türk dünyasının geleceği daha güçlü kurulacaktır. Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC başta olmak üzere bütün Türk devletleriyle kültürel bağlarımızı korumak ve geliştirmek tarihî bir sorumluluktur. Dilde, tarihte ve gelenekte birleştikçe Türk dünyasının geleceği aydınlıktır. Samsun’da yakılan o bağımsızlık meşalesi bugün yalnızca Türkiye’yi değil, bütün Türk dünyasının ortak geleceğini aydınlatmaktadır. 19 Mayıs ruhu yaşadıkça Türk milleti daima dimdik ayakta kalacaktır. Ne mutlu Türküm diyene!'
ANADOLU HALKI EMPERYALİZME KARŞI ÖNDERİNİ BULDU
Törene katılan Gaziantep Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ise yaptığı konuşmada, 19 Mayıs 1919’un Türk tarihi açısından taşıdığı tarihî önemi ayrıntılarıyla anlattı. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Samsun’a ayak basarak büyük bir mücadelenin ilk adımını attığını söyleyen Gökçe, şu ifadeleri kullandı:
'Kurtuluş yolunun ilk basamaklarını başlattılar ve büyük bir azimle, kararlılıkla bunu yaptılar. Ama yalnız değildiler. Çünkü, emperyalist ülkelere yanaşan Osmanlı'nın merkezi hükümeti, İstanbul hükümeti, Damat Feritler, Ali Galipler, Atatürk'ün yolunu kesmek istediler ama başaramadılar. Çünkü Anadolu halkı onunla birlikteydi. Anadolu halkı sürekli olarak emperyalizmle mücadele edecek bir önder aradı ve o önder de Samsun'a ayak bastı, kurtuluş mücadelesini başlattı.'

BAĞIMSIZLIĞA İNANANLAR ATATÜRK'ÜN ETRAFIDA KENETLENDİ
Samsun'da başlayan bu büyük iradenin tüm Anadolu'da hızla karşılık bulduğunu belirten Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
'Bunu gören İstanbul'daki cemiyetler, Karakol Cemiyeti olsun, MimMim Grubu başta olmak üzere tüm cemiyetler, bağımsızlığa inanan ve önder arayan tüm halkımız Atatürk'ün etrafında kenetlendi. O yüzden bu çok önemli bir gündü ve Mustafa Kemal Atatürk bunu gençliğe hediye etti. Neden? Çünkü kendisi de gençti ve gençliğin bu ülkeyi kurtarabileceğini, gençliğin emperyalizmle mücadele edeceğini düşünerek bunu gençlere armağan etti. Bu çok önemli günde bütün ülkemize kutlu olsun diyorum ben. İyi ki Atatürk vardı ve bu kurtuluş yolunu açtı, bu zaferi kazandı.'