Ukrayna saldırıları bardağı taşırdı! Hükümet sessiz, MHP acil yaptırım istedi
Karadeniz'de Türk gemilerine yönelik tırmanan Ukrayna kaynaklı saldırılara MHP'den sert tepki geldi. 11 Türk sahipli veya işletmeli geminin hedef alındığını belirten parti kurmayları, Ukrayna ile ilişkilerin her yönden gözden geçirilmesi ve acil tedbir alınması çağrısında bulundu.
Karadeniz ve Hazar havzasında sivil ve ticari gemilere yönelik artan güvenlik riskleri, Ankara kulislerinde ve diplomasisinde tansiyonu yükseltti. Son olarak Novorossiysk açıklarında yaş sebze ve meyve taşıyan Türk işletmesindeki bir Ro-Ro gemisine Ukrayna tarafından düzenlenen saldırı bardağı taşıran son damla oldu. Hükümet saldırılara karşı sessizliğini korurken Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yönetimi sert tepki gösterdi.
UKRAYNA 11 GEMİMİZİ VURDU
Savaşın başlangıcından bu yana Karadeniz'deki çatışmanın yayılmaması için Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi dâhil olmak üzere yapıcı ve dengeli bir politika izlediği hatırlatılırken, Batı anlayışının ve Ukrayna'nın sergilediği sorumsuz tutumun kabul edilemez bir noktaya ulaştığı belirtildi. Rusya-Ukrayna savaşının 4 yılı geride bıraktığı süreçte Karadeniz'de hedef alınan Türk sahipli veya işletmeli gemi sayısının 11'e ulaştığı, bunların 7'sinin doğrudan Türk karasularında vurulduğu gerçeği ön plana çıkarıldı. MHP Genel Başkan Yardımcıları İsmail Özdemir ve Prof. Dr. İlyas Topsakal, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları açıklamalarla Ukrayna ile olan ikili ilişkilerin baştan sona gözden geçirilmesi, Türkiye'nin egemenlik hakları ile bölgedeki ticaret güvenliğinin ve "Orta Koridor" lojistik hattının acilen muhafaza altına alınması gerektiğini ifade ettiler.

‘UKRAYNA'NIN SALDIRGAN TUTUMU BARDAĞI TAŞIRMIŞTIR’
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Karadeniz’de seyrüsefer gerçekleştiren Türk gemilerine dönük saldırılar ve Ukrayna’nın izlediği politikaya ilişkin sosyal medya hesabından şu açıklamada bulundu:
“Karadeniz’de seyrüsefer gerçekleştiren ve yaş sebze meyve taşıyan ticari gemilerimize yönelik yaşanan son saldırılar kabul edilemez. Ukrayna tarafının, kendilerine yönelik daha önce resmi makanlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize rağmen, sorumsuzluktan öte art niyetli tutumla sergilediği saldırılar artık bardağı taşırmıştır.
Rusya ve Ukrayna arasında 2022 yılında başlayan savaştan bu yana Türkiye, savaşın Karadeniz’e yayılmasını önlemek ve taraflar arasındaki çatışmaların durdurulması ile barış aşamasına geçilmesi yönünde sorumlu ve yapıcı bir tutum sergilemiştir. Möntrö’den kaynaklı haklarımızın kullanılması girişimi, savaşı Karadeniz’e yayma çabasında olan tarafları kuşku yoktur ki rahatsız etmiştir. Ancak her fırsatta Rusya’yı suçlayan batılı anlayışın, gelinen aşamada gerçekte kendilerinin bunu istediği anlaşılmaktadır.”
Karadeniz’de seyrüsefer gerçekleştiren ve yaş sebze meyve taşıyan ticari gemilerimize yönelik yaşanan son saldırılar kabul edilemez.
— İsmail ÖZDEMİR 🇹🇷 (@ismailozdemirrr) August 4, 2026
Ukrayna tarafının, kendilerine yönelik daha önce resmi makanlarımız vasıtasıyla yaptığımız tüm ikaz, uyarı ve paylaşılan hassasiyetlerimize…
UKRAYNA’YA KARŞI ACİL TEDBİR ÇAĞRISI
“Savaşın başladığı zamandan bu yana, aradan geçen 4 yıllık zaman diliminde Karadeniz’de hedef alınan Türk sahipli yada işletmeli gemi sayımız 11’i bulmuştur. Diğer yandan kendi karasularımızda hedef alınan diğer ülke bayraklı gemi sayısı ise 7’ye ulaşmıştır.
Bilhassa Ukrayna tarafının makul görülemeyecek tutumunun bundan sonraki dönemlerde sadece ikaz boyutunda kalmayıp, bu ülkeyle ilişkilerin her yönden gözden geçirilmesi mecburiyeti karşımıza gelmiştir. Daha evvel Kıbrıs meselesinde de Türkiye ile beraber KKTC’ye yönelik saygısız ve egemenlik hakları ihlali olan beyan ve tutumlarda bulunan Ukrayna’ya karşı acil tedbir geliştirilmesi, yaşanan son olayla beraber kendisini göstermiştir.”

‘TEORİK RİSK OLMAKTAN ÇIKTI’
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal ise bölgedeki jeopolitik kırılmaya ve uluslararası deniz ticaretinin güvenliğine dikkat çektiği açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kısa süre önce ifade ettiğimiz üzere, Karadeniz ve Hazar havzalarında ticaret gemilerini hedef alan saldırılar artık birbirinden bağımsız güvenlik hadiseleri değil; bölgemizin deniz ulaştırma sistemini doğrudan etkileyen yeni bir jeopolitik kırılmanın işaretleridir. Novorossiysk açıklarında Türk işletmesine ait Ro-Ro gemisine yönelik gerçekleştirilen saldırı, bu kırılmanın teorik bir risk olmaktan çıktığını açık biçimde ortaya koymuştur. Savaşın coğrafyası genişledikçe cephe hattı deniz ticaret yollarına taşınmakta, sivil gemiler ise küresel güç mücadelesinin doğrudan hedefleri hâline gelmektedir.”
Kısa süre önce ifade ettiğimiz üzere, Karadeniz ve Hazar havzalarında ticaret gemilerini hedef alan saldırılar artık birbirinden bağımsız güvenlik hadiseleri değil; bölgemizin deniz ulaştırma sistemini doğrudan etkileyen yeni bir jeopolitik kırılmanın işaretleridir.
— İlyas TOPSAKAL (@ilyastopsakal) August 4, 2026
Novorossiysk… pic.twitter.com/dItgZ8P8OX
‘HEDEF ALINAN ORTA KORİDOR GÜVENLİĞİDİR’
“Karadeniz’de hedef alınan yalnızca bir gemi değildir. Hedef alınan; Türkiye’nin deniz ticareti, Orta Koridor’un güvenilirliği, Türk dünyasını birbirine bağlayan lojistik hatlar ve uluslararası deniz hukukunun temel ilkeleridir. Böylesi bir dönemde Karadeniz’in güvenliği, yalnızca kıyıdaş devletlerin meselesi olarak görülemez. Bu havzada tesis edilecek istikrar; bölgemizin ekonomik güvenliği, ulaştırma koridorlarının sürdürülebilirliği ve bölgesel barış açısından stratejik bir zorunluluktur.
Türkiye ise tarihî sorumluluğu, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesiyle Karadeniz’i çatışmanın değil, güvenliğin, istikrarın ve uluslararası iş birliğinin denizi olarak muhafaza etme iradesini kararlılıkla sürdürmelidir.”
Dışişleri saldırıyı gördü, faili gizledi: Ankara, Kiev’in adını yine anmadıGündem
Bu kaçıncı oldu? Ukrayna bir kez daha Türk gemisine saldırdıGündem