Üretim var altyapı yok
Endüstriyel kenevir ve tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen yüksek katma değerli ürünler, Türkiye için yeni bir ekonomik alan oluşturuyor. 5 yıldır bu alana yoğunlaşan Fatih Oral, Türkiye’de endüstriyel kenevir üretiminin plansız bırakıldığını belirterek, kenevirin sektör haline geldiğini söyledi.
Burdur’un Gölhisar ilçesinde faaliyet gösteren İnsitu Yeşil Teknolojiler’in kurucusu Fatih Oral, endüstriyel kenevirin Türkiye için yüksek katma değerli stratejik bir ürün olduğunu vurgulayarak, “Üretim var ama sanayi yok. Çiftçi ne yapacağını bilmiyor.” dedi. Burdur Tanıtım Günleri kapsamında açtığı stantta konuştuğumuz Oral, kenevirin ilaçtan kozmetiğe, inşaattan tekstile kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirterek, sektörün önündeki en büyük engelin mevzuat ve işleme altyapısının eksikliği olduğunu söyledi.
TARIMIN YEŞİL ALTINI
Keneviri “tarımın yeşil altını” olarak tanımlayan Oral, bitkinin neredeyse tamamının değerlendirilebildiğine şu sözlerle dikkat çekti:
“Kenevirin her parçası kullanılabiliyor. Yeşil sanayiye çok uygun. Bir üründen çıkan atık, başka bir ürünün ham maddesi oluyor.”
Endüstriyel kenevirin 2019 yılında kontrollü şekilde üretime açıldığını hatırlatan Oral, ancak bu adımın sanayi ayağıyla desteklenmediğini ifade etti.
ÇİFTÇİ ÜRETİYOR AMA KİME SATACAK?
Sektördeki en büyük sorunun pazarlama ve sanayi eksikliği olduğunu belirten Oral, “Devlet üretime izin verdi ama çiftçi bu ürünü kime satacak? Sanayi yok, alım garantisi yok. Bu alan hâlâ çok bakir.” diye konuştu.
Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla sınırlı alımlar yapıldığını ancak bunun yeterli olmadığını dile getiren Oral, üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için işleme tesislerinin yaygınlaşması gerektiğini söyledi.
İLAÇ VE KOZMETİKTE STRATEJİK HAM MADDE
Firmanın süperkritik ekstraksiyon teknolojisiyle kenevir ve tıbbi aromatik bitkilerden yağ ve biyoaktif bileşenler elde ettiğini aktaran Oral, “Yüksek basınç ve düşük sıcaklıkta çalışıyoruz. Bu sayede bitkinin içindeki aktif maddeleri bozmadan alabiliyoruz.” dedi.
Bu yöntemle elde edilen ürünlerin ilaç ve dermo-kozmetik sektöründe kullanıldığını belirten Oral, özellikle CBD yağının sağlık alanında destekleyici olarak öne çıktığını ifade etti.
TESİS YOK DİYE ÜRETİME İZİN VERİLMİYOR
Tıbbi kenevirde yeni yönetmelikle üretime izin verildiğini ancak bu kez de “işleme tesisi şartı” nedeniyle üretimin önünün tıkandığını söyleyen Oral, “Bakanlık ‘Ürünü kime işleyeceksin?’ diye soruyor. Tesis yoksa üretime de izin yok. Bu bir kısır döngü.” dedi.
Kendi kurdukları tesisle bu sorunu aşmak için başvuru yaptıklarını belirten Oral, “Belki de Türkiye’de bu alanda ilklerden biri olacağız. Üreticiler bizimle sözleşme yaparak üretim yapabilecek.” diye konuştu.
KATMA DEĞER 2 AVRODAN 80 AVROYA ÇIKIYOR
Kenevirin işlenmeden satıldığında düşük gelir sağladığını, ancak işlenmiş ürünlerde katma değerin katlandığını vurgulayan Oral, “Çiftçinin ürünü 2 avro ederken, işlenmiş hali 70-80 avroya çıkıyor. Asıl kazanç burada.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin bu alanda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirten Oral, doğru yatırımlar ve düzenlemelerle hem üreticinin kazanacağını hem de ithalatın azalacağını söyledi.
Sektörün henüz çok yeni olduğunu ve kamu tarafında da tecrübenin sınırlı kaldığını ifade eden Oral, “Bakanlıklar temkinli ilerliyor. Aslında tehlikeli bir alan değil. THC oranı binde 3’ün altında tutulduğunda hiçbir sorun yok.” dedi.
Kenevirin doğru yönetildiğinde ilaçtan gıdaya kadar geniş bir kullanım alanı sunduğunu dile getiren Oral, önümüzdeki yıllarda özellikle CBD içeren ürünlerin yaygınlaşacağını belirtti.
‘BURDUR MERKEZ OLABİLİR’
Üniversite-sanayi işbirliklerinin önemine dikkat çeken Oral, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Yeni yönetmelikle birlikte sektörün önünün açıldığını belirten Oral, “Bu alanda hızlı hareket edenler öncü olacak. Burdur bu işin merkezi olabilir.” dedi.
ATEŞE 1 SAAT DAYANAN KENEVİR TUĞLASI
Kenevirin lifinden kumaş, odunsu kısmından tuğla ve yapı malzemesi üretilebildiğini anlatan Oral, Türkiye’de bu alanların büyük ölçüde atıl durumda olduğunu ifade etti: “Lif kullanılmıyor, odunsu kısım çöpe gidiyor. Oysa kenevir tuğlası ateşe attığınızda yaklaşık bir saat boyunca yanmıyor, yapısını koruyor. Yüksek ısıya dayanıklı, ekolojik ve sağlıklı bir yapı malzemesi.”
Ekoturizm projelerinde kenevir bazlı yapı malzemeleri önerdiklerini belirten Oral, bu ürünlerin ısı yalıtımı ve dayanıklılık açısından önemli avantajlar sunduğunu kaydetti.
