05 Eylül 2026 Cumartesi
İstanbul 29°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Türkiye Ortaçağ ülkesi ve Gladyo kölesi olamaz

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, dün İzmir’de Kordon Çankaya Oteli’nde basın toplantısı düzenleyerek FETÖ, Süleymancılar, Adnan Oktar, Kuytul diye anılan örgütlerin yöneticilerinin ve bir kısım üyelerinin yargılanmasının tarihi anlamı konusunda Vatan Partisi’nin görüşlerini açıkladı

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Türkiye Ortaçağ ülkesi ve Gladyo kölesi olamaz

DEVLET ÖRGÜTÜNDE VE TOPLUMDA ARINMA

Basınımızın Değerli Yöneticileri ve Emekçileri,

Türkiyemiz, 15-16 Temmuz 2016’dan bu yana tarihî bir süreç yaşıyor.

Bu süreç, ABD güdümlü FETÖ darbe girişiminin Türk Ordusu ve Türk Milleti’nin kararlı mücadelesi sonucu bastırılmasıyla başladı.

2016’dan bu yana Devletin resmî açıklamalarına göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinden 200’ün üzerinde general ve 24 bin subay, astsubay ve askerî personel, FETÖ ilişkileri nedeniyle tasfiye edildi. Bugün Türkiye hapishanelerinde NATO/FETÖ generalleri yatıyor. Emniyet Teşkilatımızdan 30 bin polis, Yargıdan 14 bin yargıç ve savcı, Kamu Yönetiminden toplam 144 bin görevli atıldı ve bir kısmı yargılanıyor.

Gladyo’nun Türkiye’deki yer altı örgütü olan FETÖ’ye ilişkin soruşturma ve kovuşturmalardan sonra Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul diye anılan suç örgütlerinin yöneticileri hakkında soruşturma, tutuklama ve yargılama yürütüldü ve yürütülüyor. Yine bu bağlamda “faili meçhul” diye anılan başlıca Gladyo cinayetlerinin şüphelilerinin saptanması ve soruşturulması gündeme geldi. Gladyo’nun şehit ettiği Org. Eşref Bitlis, Uğur Mumcu, Muhsin Yazıcıoğlu, Behçet Oktay ve Kaşif Kozinoğlu cinayetlerine ilişkin soruşturmalar sürecin yönü konusunda önemli ipuçları veriyor.

2016’DAN BU YANA TARİHSEL SÜREÇ

On yıldır yaşadığımız bu tarihsel süreci özetlemek gerekirse:

Birincisi, Türkiyemiz, Atatürk’ün önderlik ettiği devrimden sonra Ortaçağ ilişkilerinden arınma yönünde tarihî bir atağın içindedir. FETÖ, Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul suç örgütlerine karşı yürütülen uygulamalar, Ortaçağ bağımlılıklarına ağır darbeler indiriyor. Bu uygulamalarda Ortaçağ ilişkileri ile suç kavramı buluşuyor.

İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, NATO’nun yer altı örgütü olan Gladyo’yu devlet örgütünden ve toplumdan temizlemekte ve cezalandırmaktadır.

Nesnel olan, gerçek olan, tarihî olan budur.

Bu sürecin Tayyip Erdoğan Hükümeti yönetiminde yaşanması, kimilerinde şaşkınlık ve hatta gariptir ki telaş yaratmıştır. Kendisine “Atatürkçü” veya “Türkçü” maskesi takan Yeni Parti, İyi Parti, Zafer Partisi gibi siyasal partilerin ve Sahte Sol örgütlerin maskeleri düşmüş ve gerçek yüzleri güneş ışığına çıkmıştır.

Bu arada sürecin toptan bütün cemaatleri hedef alması yönünde samimî fakat saf ya da kışkırtıcı talepler de var. Oysa soruşturma ve kovuşturmalar, ABD ve İsrail bağlantıları nedeniyle öncelikli hedef konumundadırlar. Türkiye’ye yönelik tehdidin merkezinde ABD ve İsrail’in bulunduğu dikkate alınırsa, hedef takvimi stratejik bir anlayışla belirlenmektedir.

MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİMİZİN GÜNCELLİĞİ

Yaşanan olayı iyi anlayalım: 19. yüzyılın ortalarından bu yana Mustafa Fazıl Paşa, Namık Kemal ve Mithat Paşalar, Talat Paşa ve Enver Paşalar, dorukta Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yaşadığımız Millî Demokratik Devrimimiz, bastırılamamıştır, canlıdır ve tarih yapıyor.

Bu büyük hakikati Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos Zaferi’nin üçüncü yılında 30 Ağustos 1925 günü Kastamonu’da Cumhuriyet Halk Fırkası binasında yaptığı konuşmada (Kastamonu Nutku) şöyle belirtti:

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, cilt 17, s.294)

Türk Devrimi’nin önde gelen düşünürü Yusuf Akçura da Türk Devrimi’nin Ortaçağ’dan kurtulma programını 1925 yılında şöyle özetlemişti:

“Medeniyet değiştirme hareketinin düşmanlarının ve taraftarlarının sınıf ve müessese olarak, açık bir şekilde tayin edilmesi ve düşmanların hayat kaynaklarının kurutulması, müesseselerinin temellerinin sökülmesi lâzımdır. Yani ferdi olarak ta Halife-sultanlığa kadar giden feodal rejim, feodal sistem, feodal hukuk yalnız hukuken (de jure) değil, fiilen (de facto) kaldırılmalı ve sökülüp atılmalıdır. Daha açık bir ifadeyle, şahsın şahsa tabiiyeti, o tabiiyeti ortaya çıkaran, yaratan büyük arazi ve köylerin bir şeyhe, bir hanedana mahkûmiyeti katiyen kaldırılmalıdır.” (Yusuf Akçura, Türk Devriminin Programı, Kaynak Yayınları, s.26.)

GLADYO ZİNCİRİNDEN KURTULUŞ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 2016’da başlattığı bu arınma, aynı amanda NATO’nun Darbe Örgütü olan Gladyo’nun zincirini kırıyor.

Devletin üzerine yürüdüğü başta FETÖ olmak üzere bütün suç örgütleri, aynı zamanda Gladyo bağlantılıdır. Adnan Oktar, Süleymancılar ve Kuytul örgütleri, ABD ve İsrail bağlantılıdır. Bu örgütler, dikkat edilirse birbirleriyle dayanışma halindeler. Bu dayanışmanın da arkasında ABD ve İsrail bulunuyor.

TÜRKİYE ŞEYHLER DERVİŞLER CEMAATLER ÜLKESİ OLAMAZ

Sözü Atatürk’ün tarih yapan saptamasına bırakıyoruz:

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

Vatan Partisi Doğu Perinçek