Vatan Partisi Lideri Perinçek’ten çerçeve yasa tasarına dair ilk yorum! ‘Ben bu teklife imza atmazdım’
Vatan Partisi Lideri Perinçek, çerçeve yasa teklifine dair ilk yorumunu yaptı. Teklif için ‘bu haliyle imza atmazdım’ ifadelerini kullanan Perinçek, millette ve devlette bütünleşme vurgusu içermediği için teklifin ‘eksik’ olduğunu belirtti
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin ilk değerlendirmesini Ulusal Kanal canlı yayında yaptı. Perinçek, teklif için net şekilde “imza atmazdım” dedi. Teklifin millette ve devlette bütünleşme talebini içermediğini vurgulayan Vatan Partisi Lideri, bu eksiğin giderilmesi gerektiğini söyledi. Kanunun başına devletle ve milletle bütünleşme niyetinin eklenmesinin elzem olduğunu belirtti. Perinçek, teklifin yasalaşması için acele edildiğini de sözlerine ekledi. Vatan Partisi Lideri, partisinin konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapacağını da duyurdu.
YASA ADI TAM HEDEFİ İFADE ETMİYOR
Perinçek’in konuya dair değerlendirmesi şu şekilde:
“Ben bu teklife imza atmazdım, onu söyleyeyim. Vatan Partisi'nin bir PKK yönetici ve mensuplarının devlette ve milliyetle bütünleştirilmesi amacıyla affedilmelerine dair kanun hazırlığı vardı ve bunu hem meclisimize hem siyasal partilere hem de kamuoyuna açıklamıştık. Bu teklifin altına imza atmazdık. Çünkü en önemlisi şu: Bu teklifte ertelemeden yararlanacak olan vatandaşlarımızla ilgili olarak devlette ve millette bütünleşme amacıyla talepte bulunması gibi bir şart yok. Ama bu şart olmazsa olmaz. En temel mesele.
“Terörsüz Türkiye diye bu sürecin adını koydu AK Parti iktidarı. Bakın şimdi ‘Terörsüz Türkiye’ diyorlar da fakat adında da birtakım yenilikler yapmaya başladılar. Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme falan gibi. Bu adlar da tam amacı ifade edemiyor. Doğru olan isimlendirme şudur: Devlette ve millette bütünleşme amacıyla bu kanununun uygulanması gerekir.
ATATÜRK'ÜN TÜRK MİLLETİ TANIMINI HATIRLATTI
“Yani bu kanundan yararlanacak olanların ister Af Kanunu olsun ister Erteleme Kanunu olsun, devlette ve millette bütünleşme amacını kabul etmeleri ve dönüşmeleri. Yani sonuç itibariyle nedir? Birtakım suç işlemiş olan vatandaşlarımızın, PKK terör örgütünün yöneticileri olarak veya mensupları olarak ne yapması lazım? Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ben bütünleşiyorum. O devleti yıkmak, devletin işte federasyon veya idari özerklik gibi çeşitli formüllerle bölünmesi, idari olarak bölünmesi gibi amaçları kesinlikle terk ediyorum. Aynı zamanda Türk milletinin bir parçası olmayı, ferdi olmayı vatandaşı olmayı da kabul ediyorum.
“Yani Türk milletinden ayrı bir tabii Kürtler var. Köken olarak kimse ona itiraz etmiyor. Bunlar kabul edilmiştir. Ama sonuç itibariyle biz Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan bütün vatandaşlar olarak bir millet oluşturuyoruz. O millet kim? Türk milleti.
“Atatürk'ün çok güzel 1930'larda Medeni Bilgiler kitaplarına da geçmiş olan tarihi bir tespiti var. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.’ Bakın devrim yapan bir halk Türkiye Cumhuriyetini kuran o Türkiye halkı yani Türk milleti. Bu bizim milletimizin en mükemmel en tarihsel tarifidir.
TEKLİFTE DEVLETTE VE MİLETTE BÜTÜNLEŞME VURGUSU YOK
“Dolayısıyla bugün geçmişte terör suçları oldu. Terör eylemleri oldu ama ne oldu? Türk Silahlı Kuvvetleri olsun, Türk polisi olsun devletin yaptırım gücünü kullanarak bu terör eylemlerini tasfiye ettiler, etkisiz hale getirdiler ve bu terör eylemlerine son verdiler. Şimdi bunun ürünlerini topluyoruz. Bunun ürünlerini nasıl toplayacağız?
“Bütün vatandaşlarımızın bu terör eylemlerine yönetici olarak, mensup olarak ya da yardım yataklık yoluyla vesaire katılmış olan bütün vatandaşlarımızla kucaklaşmak, birleşmek istiyoruz. Bu nasıl olur? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk milletinde bütünleşmeyle. Şimdi bu kanunda bu Türkiye Cumhuriyeti Devletinde ve Türk milletinde bütünleşme yok.
“Bu amaçla erteleme talebinde bulunanlar ancak kanundan yararlanmalıydı. Ama şimdi teklif aşamasında olduğumuza göre siz de belirtiniz. Daha bu kanun çıkmış değil, yasalaşmış değil. Dolayısıyla hem komisyonda tartışılacak hem mecliste genel kurulunda tartışılacak. Sonra cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak ve Resmi Gazete’de yayımlanacak ve böylece kanun haline gelecek.
“Bu süreç içerisinde bütün vatandaşlarımız dahil Türkiye'deki herkesin bütün siyasal partilerin, milletvekillerinin, kurumların, sendikaların, kitle örgütlerinin vesaire fert fert, birey birey bütün vatandaşlarımızın bu kanunun yasalaşmasına kendi katkıları olabilir, önerileri olabilir, eleştirileri olabilir.
OLMAZSA OLMAZI SÖYLEDİ
“Ancak bundan sonra o kanun mecliste kabul edildikten ve diğer yasal süreçleri tamamladıktan sonra kanun olacaktır. Şimdi bizde bu bakımdan en önemli müdahalemizi yapıyoruz. Çünkü bizim de bir kanun tasarımımız vardı Vatan Partisi olarak. Onun adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk Milletinde Bütünleşme Amacıyla Af Kanunu’ydu. PKK terör örgütü yönetici ve mensuplarının af kanunuydu. Orada en önemli şey neydi? Türkiye Cumhuriyeti’nde ve Türk milletinde bütünleşme. Ve bizim kanunumuzun 5. maddesinde bu af kanunundan yararlanmak için şu şart konmuştu: ‘Evet ben Türkiye Cumhuriyeti devletinde ve Türk milletinde bütünleşme amacıyla bu af kanunundan yararlanmak istiyorum.’
“Şimdi aynı önerimizi mevcut hazırlanmış olan meclise getirilmiş olan teklif için yapıyoruz. Bu çok önemlidir. Olmazsa olmazdır. Tekrar söylüyorum. Olmazsa olmazı söylüyorum. Olmazsa olmaz ne? Bu cezaların infazının ertelenmesine dair o mevcut kanununun yararlanmaları için talepte bulunacak kişiler diyecekler ki, ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk milletinde bütünleşme amacıyla bu ertelemeden yararlanmak istiyorum.’ Bu şekilde yazılı bir talepte bulunacak.
İFADELER TUTUNAKLARA GEÇİRİLMELİ
“Hatta bunu sözlü olarak da yapabilir. Bunlar tutanaklara da geçirebilir. Savcılığın ifade tutanaklarına geçirebilir veyahut da mahkeme tutanaklarına geçirebilir. E şimdi bu kanunda bu yok. Dolayısıyla yani silah bıraktı, terörden vazgeçtim dedi veya da vazgeçti. Ama o vatandaşımızı milletimize ve devletimize kazanmak en temel mesele. İşin köklü çözümü orada. Dolayısıyla hepimiz Türk devletinde ve Türk milletinde bütünleşeceğiz birleşeceğiz ve bunun kabul edilmesi de aynı zamanda bu yasadan yararlanmanın baş şartı olacak. Bu bakımdan biz Vatan Partisi olarak şimdi derhal tekrar bu önerimizi yapıyoruz. Diyoruz ki bu kanunun en başına ondan sonra hemen şu eklenmelidir:
“Bu ertelemeden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk milletinde bütünleşme talebinde bulunacaklar. Bunu kayda geçirecekler. Ancak bu kayıttan sonra böyle bir talep uygulanabilir.
‘TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME YUVARLAK BİR KAVRAM’
“Bakın isminde bazı esnetmeler yaptılar, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme dediler. Bazı bütünleşme sözlüğünü gören insanlarımız, (bizim partili arkadaşlarımız da var bunun içinde) ‘Ne güzel bak bütünleşme kavramını kabul etti.’ Hayır, kabul etmedi. Toplumsal bütünleşme başka, devlette ve millette bütünleşme başka. Toplumsal ve bütünleşme yuvarlak bir kavram.
“Devlette ve millette bütünleşme yuvarlak değil. Çok net açık bir tespit. Çünkü devlette bütünleştiğin zaman Türkiye Cumhuriyeti devleti bizim devletimiz, hepimizin devleti ve Türk milletinin de biz hepimiz vatandaşlarıyız. Bu önümüzdeki dönem anayasada yapılmak istenen vatandaş tarifi ile Türk milletin tarifi ile ilgili maddelere kadar uzanan sorunları çözmek açısından da çok önemlidir.
“Dolayısıyla bu kanundan yararlanmak isteyen ve cezasının ertelenmesini talep eden vatandaşımız suç işlemiş olan, kovuşturma veya soruşturma aşamasında olan veyahut da hükme bağlanmış olan bir suçu işlemiş olan vatandaşımız şu talepte bulunacak: ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti devletinde ve Türk milletinde bütünleşme amacıyla benim hakkımdaki soruşturma ve kovuşturmanın ertelenmesini veya hükmün infazının ertelenmesini talep ediyorum.’ Bu kanundaki çok önemli ve çok temel bir eksikliktir. Çünkü sonuç itibariyle mesele nedir? Türk milletinde Türk devletine bütünleşmedir.
'VATAN PARTİSİ OLARAK HEMEN HAREKETE GEÇİYORUZ'
“O bütünleşmeden sonra herkesin partisi vardır, programı vardır, devletin ve milletin geleceği ile ilgili o programları savunur. Bu hep bütün hepimizin hakkıdır ve zaten Türkiye'de bu fazlasıyla uygulanmaktadır. Bu konudaki hürriyet Türkiye'de kazanılmıştır ve geçerlidir. Tamam. Bu güzel ama ben bu devleti yıkacağım. Bu devleti federasyonlara, federe devletlere veya idari özerkliklere böleceğim. Bu amaçlar hiçbir şekilde geçerli olamaz. Vatandaşlarımızı dönüştürmek diye devletimizin bir meselesi var. İkincisi biz hepimiz Türk milletinin mensubuyuz. Türk kökenli oluruz, Kürt kökenli oluruz ama hepimiz neyiz? Türk milletinin bir ferdiyiz, vatandaşıyız. Bu da çok çok önemli.
“Hele Türkiye'nin tehdit edildiği ve etnik olarak bölünme tehditleriyle yıllardan beri on yıllardan beri mücadele ettiği koşulları düşünürsek o koşullarda da Türk milletinde bütünleşme çok önemlidir.
“Hele PKK terör örgütünün çeşitli eylemlerinde yer almış dolayısıyla suç işlemiş insanların da onurlu bir şekilde o Türk milletinde ve Türk milletinde bütünleşmeyi kabul etmeleri devletin çok önemli bir görevidir. Hepimizin bunu savunması gerekir. O bakımdan biz Vatan Partisi olarak hemen harekete geçiyoruz. Yarın Genel Sekreterimiz bu konuda Ankara'da bir basın toplantısı yapacak. Orada da ifade edeceğiz. Bu kanunun başına şu eklenmelidir. Bu cezanın ertelenmesinden yararlanacak vatandaşlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk milletinde bütünleşme amacıyla bu kanundan yararlanmak istediklerini beyan edecekler ve kayda geçirecekler, tutanağa geçirecekler. Bu çok önemli bir irade.
YARGILAMA KONUSUNDAKİ EKSİKLİĞE DİKKAT ÇEKTİ
“Efendim, burada samimi o nedir, değil midir? Bunları tartışmak hukukun işi değil. Burada önemli olan bu iradenin yani devlette ve millette bütünleşme iradesinin tespit edilmesidir ve bu konuda hepimizin arasında bir uzlaşmanın, beraberliğin oluşmasıdır. Dolayısıyla toplumsal bütünleşme veyahut da milli dayanışma bunları karşılamaz.
“Bunlar yuvarlak sözcüklerdir ve kavramlardır. Bu birincisi ve çok önemlisi. İkincisi bu kanunun diğer bir meselesi evet şimdi bu kanundan yararlanmak için yani erteleme hakkının kullanması için ne olacak? Hakkında soruşturma olanlar. Yani savcılık bir soruşturma açmış. Herhangi bir suçtan dolayı soruşturma açmış. Soruşturuyor veya kovuşturuyor. Kovuşturma ne demek? Yani mahkemede yargılanıyor veya hakkında hüküm verilmiş olanlar. Yani yargılanmış hüküm verilmiş ve bu hüküm infaz ediliyor ceza kurum infaz kurumlarında cezaevlerinde veyahut da henüz yakalanmış değil veyahut da şu anda infaz halinde değil ama böyle bir hüküm var.
“Dolayısıyla bu kanun kimlere uygulanacak? Hakkında soruşturma olanlara, iki hakkında kovuşturma yani yargılama olanlara, ondan sonra mahkeme katında yargılama olanlara üç hüküm giymiş olanlara uygulanacak. Ha bir de diyelim henüz hakkında soruşturma yok. Henüz hakkında bir kovuşturma yani yargılama yok. Mahkemede değil. Hakkında henüz bir hüküm yok. Yani mahkemesi yapılmış, bitmiş ve bir hüküm verilmiş değil. Ama diyelim belli bir suçu işlemiş. O sınırın ötesinde olabilir. Türkiye sınırları içerisinde olabilir. O vatandaş da 6 ay içinde başvuracak bu kanun teklifine göre. Bu bizim tasarımızda da vardı. 6 ay içinde başvuracak. Çünkü siz bunu ila nihayet bir süreye bırakamazsınız.
'YARGILAMA YILLAR SÜRER'
“Bunun Türkiye koşullarında hızla çözülmesi lazım. Dolayısıyla 6 aylık bir süre çok yerinde bizim af kanununda 6 aylık süre vardı. Ama bu 6 aylık süre içerisinde başvuran insan için kanunda bazı istisnalar tanımlanmış. O istisnalara giriyor mu girmiyor mu? Kanun teklifi kanun değil de teklif diye düzeltiyorum. Kanun teklifi diyor ki kasten adam öldürme suçunu işlemiş, işte polisi öldürmüş olabilir, askeri öldürmüş olabilir, vatandaşı öldürmüş olabilir ya da Türk vatandaşı olmayanı da öldürmek kasten adam öldürme suçuna girer, öldürmüş olabilir veya ondan sonra gene müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olabilir.
“Bunlar veyahut da müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılananlar olabilir. Bunlar bu kanundan yararlanamaz diyor teklif. İstisna koyuyor. Burada şu sorun ortaya çıkıyor. Peki hakkında henüz soruşturma yok, henüz kovuşturma yok, henüz hüküm verilmiş değil. Fakat geliyor 6 ay içerisinde ister Suriye'den geliyor ister Irak'tan geliyor ister İran'dan geliyor ister başka bir yerden geliyor, Avrupa'dan geliyor. Bunlar başvurdukları zaman o yararlanamayacakları sınıflama içerisine giriyorlar mı girmiyorlar mı? Daha doğrusu adam öldürme suçuyla bir ilişkileri var mı? Suçunu işlemiş demiyorum çünkü işlemiş demek için hüküm giymiş olması lazım. Ama hakkında soruşturma yok, kovuşturma yok. Efendim bir şey yok. Hüküm yok. Ama geliyor, teslim oluyor. O zaman ne olacak?
"Teslim olduğu zaman savcılık makamları onun kanundan yararlanıp yararlanamayacağını saptamak için istisnaya giriyor mu, girmiyor mu? Yani tekrar ediyorum. Kasten adam öldürme suçunu işlemiş mi? Veyahut da ağır hapis veya hapis cezasını gerektiren bir suç işlemiş mi? Onu neye göre saptayacak? Onu saptamak zorunda. Çünkü istisnaysa başka bir uygulama yapacak. Yok istisna değilse o zaman erteleme hakkından yararlanmış olacak.
“Bu bir soruşturmayı gerektirir. Yani bir kimsenin kasten adam öldürme suçuyla bir ilgisi var mı? Bu üç suça asli fail olarak katılmış mı? İkincil fail olarak katılmış mı? Yani yardım yataklık falan yapmış mı, yapmamış mı? Ondan sonra müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren bir suça şu veya bu şekilde asli fail olarak, ikincil fail olarak katılmış mı, katılmamış mı? Bunları nasıl saptayacak savcı? Soruşturma yaparak saptayacak. Delilleri toplayacak, şahitleri dinleyecek falan. Ya o zaman da ne olur? O bu yıllarca sürer.
'VATAN PARTİSİ'NİN TEKLİFİ SORUNU KÖKÜNDEN ÇÖZÜYORDU'
“Sınır dışında 21.000 vatandaşımızın PKK mensubu olduğu resmi makamlarca ifade ediliyor. Diyelim bu 21.000 kişiden 10.000'i, 15.000'i gelse onların savcılar bu istisnaya girip girmediklerini saptamaları çok uzun araştırmaları, soruşturmaları gerektirir. Delillerin toplanmasını gerektirir. Dolayısıyla yine bu kanunun uygulanmasında çok önemli sorunlarla karşılaşıyoruz.
“İşte Vatan Partisi'nin Af Kanunu'nda bu sorunlar yok. İşi kökten çözüyordu, kucaklıyordu. Bu bakımdan çok çok önemliydi. Dolayısıyla burada öyle gözüküyor ki bu gelip başvuran, 6 ay içinde başvuran insanlarımızın, vatandaşlarımızın bu istisna oluşturan yani kanundan yararlanamayacağı, sınıflama içinde olup olmadığını incelediğimiz zaman Milli İstihbarat Teşkilatı'nın raporlarından, işte emniyet raporlarından falan yararlanılabileceği gibi ihtimaller ortaya çıkıyor. Daha doğrusu o ihtimaller dışında başka olasılık, başka bir ihtimal yok. Çünkü savcılık geldi, soruşturma yapmak için zaman yok. Zaman varsa o da yıllar sürecek. O zaman ne olacak? Yani MİT'in kayıtlarına bakacak. Bilgisayardan şahsın ismini girecek. Orada bakacak. MİT'in hangi kaydı var? Emniyet'in kaydı var.
‘YARGI BAĞIMSIZLIĞI ZEDELENEBİLİR’
“O zaman burada da ne oluyor? Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet gibi idari makamlar, yani yürütme organına bağlı olan makamlar bir nevi savcılık görevi, bir yargı görevi ifa yapmış olacaklar. Dolayısıyla ne olacak? Yürütmenin yargıya karışması, yürütmenin yargı görevi üstlenmesi, yargının bağımsızlığı zedelenmesi gibi durumlar ortaya çıkacak. Dolayısıyla orada da bir af kanunu bunların temelden çözüyordu. Çünkü istisna falan diye bir şey yoktu. PKK yönetici ve mensuplarının hepsinin hangi suçu işlerse işlesinler sonuç itibariyle af kanunundan ama devlette ve millette bütünleşme amacını kabul etmeleri şartıyla yararlanabiliyordu. Şimdi bu 6 ay içinde başvuran ama hakkında soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet hükmü bulunmayanlar hakkında istisnaya giriyor mu, girmiyor mu?
“Daha hakkında bir hüküm yok. İlgisi var mı, yok mu falan filan bunların araştırılması Milli İstihbarat Teşkilatı'nın vereceği raporlara, emniyet raporlarına bağlanacak. Bu da Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ve emniyetin savcılık görevleri yaptığını gösteren bir durum. Bu da tabii kanunun çok önemli bir problemini oluşturuyor. Bu tabii Anayasa Mahkemesi'nde dikkate alınacak bir husustur kanunun bu hükümleri.
“Dolayısıyla biz bu kanun teklifi yasalaşmadan bu konularda uyarılarımızı yapıyoruz. Birincisi derhal yasanın başına Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk Milletinde bütünleşme talebiyle kanundan yararlanmamızı talep ediyorum şartının konması bir.
“Buna uygun olarak yasanın başlığının değiştirilmesi yani milli dayanışma ve işte toplumsal bütünleşme gibi yuvarlak olan, içeriği dolu olmayan ifadeler yerine kanunun başlığına devlette ve millette bütünleşme amacıyla diyelim. Terörist suçlularının ertelenmesi kanunu diye başlığında belirtilmesi çok çok isabetli olur.
AK PARTİ STRATEJİK HEDEFİ YANLIŞ BELİRLEDİ
“Bakın bu başlıklar ve stratejiler çok önemlidir. Terörsüz Türkiye diye AK Parti bu işe başladı. Stratejik hedefi yanlış belirledi. Bizim tespit ettiğimiz gibi devlette ve bütün millette bütünleşme amacını koymadı. Biz bütünleşme bütünleşen Türkiye diye kısaca ifade ettik.
“Devlette ve millette bütünleşen Türkiye diye bu terörün bitirilmesinin ötesinde bir hedefi stratejik hedefi bu sürecin başına koymuştuk Vatan Partisi olarak. AK Parti bunu göremedi neden göremedi? Amerika var, İsrail var. Efendim PKK içinde Amerika ve İsrail dostları var. AK Parti içerisinde Amerika ve İsrail ile uyumlu olan unsurlar var falan filan. Anlaşılan bunların etkisiyle veya hangi etkisiyle olursa olsun o bizi ilgilendirmiyor. Daha çok ne ilgilendiriyor? Devlette ve bütün millette bütünleşme amacının bu süreçte en başa başlık olarak konması gerekliydi. Ha bundan sonra da bu düzeltilebilir.
“Hemen değiştirebilir yasa teklifini hükümet adına toplumsal bütünleşme ve milli dayanışma gibi yuvarlak lafları çıkartır. Oraya devlette ve millette bütünleşme amacını koyabilir. Bir, ikincisi buna uygun olarak ertelemeden yararlanacak olan vatandaşlarımızın da PKK terör örgütü yönetici ve mensuplarının da yararlanmak için devlette ve millette bütünleşme amacını kayda geçirmeleri bunu kabul etmeleri ve bu iradeyi göstermeleri yine kanuna eklenebilir. Kanunda üçüncü önemli nokta idarenin yani yürütme organının bu süreci şu veya bu şekilde yargıya müdahalesini önleyecek müdahaleler de gerekiyor.
KANUNUN ÇOK ÖNEMLİ ZAAFI NE?
“Bakın bir kurul oluşturuluyor. O kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, ondan sonra Milli Savunma Bakanı gibi önemli milli güvenliğimizde ve terörle mücadele ile ilgili çok önemli bakanlıkların bakanların oluşturulduğu bir kurul. Adına da kurul deniyor. Kanunda da diyor ki kurul lafı geçtiği yerde kastedilen bu kuruldur. Bu kurul ne?
“Bu kurul bir idari kurul, yürütme organına ait bir kurul. Bu kuruldaki bütün üyeler yürütme organı mensubu, hükümet mensubu. Bunlara öyle yetkiler veriliyor ki bu kanunda sonuç itibariyle en önemli yetki bu 6 ay içinde başvuranların ondan sonra o istisna yani kanundan yararlanmak için dışta tutulma hariçte tutulma sınıflandırması içinde mi değil mi oralarda o kurulun sonuç itibariyle müdahaleleri var. Adı geçmese de anlaşılıyor. Çok açık söyleyeyim. Açıkça anlaşılıyor. Onların bir anlamda savcıların yerine geçmeleri var MİT’in ve emniyetin. Bunlar da kanunun çok önemli zaaflarını oluşturuyor. Bu tabii o kanuna güvenilirliği ve kanunun sonuçlarının bütün millet tarafından benimsenmesine ket vurabilir.
“Türkiye'nin bütün insanlarımızı kucaklaması, birbirine, devlete bağlılık millete Türk milletine mensubiyet temelinde birbirimizi kucaklamamız gerekir ama nedir programlarımı ayrı siyasi partiler olur, ayrı hedefler olur. Bu hepimizin hakkıdır. Devrim yapmak, o da bizim hakkımızdır. Yani bir parti Vatan Partisi Türkiye'nin devrime gittiğini örneğin bugün saptıyor. O devrim bir üretim devrimidir. Aynı zamanda bütünleşen Türkiye devrimidir. Aynı zamanda erdemli Türkiye devrimidir. Aynı zamanda Türkiye, Rusya, Çin, İran ittifakını hayata geçirecek bir devrimdir. Onu da ifade edelim. Bir bağımsızlık devrimidir. Bunları partiler olarak savunabiliriz. Bunlara karşı çıkabiliriz.
'BÜTÜNLEŞMEDE AYRILIK OLMAZ'
“Programlarımız vardır. Ayrı mesele ama şurada bir ayrılık olmaz. Devlette ve millette bütünleşme konusunda bir ayrılık olmaz. O ayrılığı ve gayrılığı muhafaza ettiğiniz zaman sonuç itibariyle her an elinde tüfekler de verilir, eline bombalar da verilir, mayınlar da verilir, ondan sonra füzeler de verilir. Hatta helikopterler bile verildi Amerika ve İsrail tarafından PKK terör örgütüne. Dolayısıyla bütün mesele kafalardaki bilinçlerdeki bölücülüğü temizlemektir. Yalnız ellerden silahların alınması değildir.
“Dolayısıyla sonuç itibariyle bu 3-4 günümüz galiba var. Çok aceleye getirdiler. Bu 10 gün, 15 gün, 20 gün bu kanun iyice incelenmeliydi, tartışılmalıydı. Ama Vatan Partisi olarak da zaten biz bu konuyu yıllardır tartışıyoruz. Bu bir af kanunu hazırlamışız. Mükemmel bir kanundur o. Çünkü çok uzun çalışmalarla hazırlanmıştır. Şimdi hükümet başka partilerin de katılımıyla çok sayıda milletvekilimizin de imzasıyla bir kanun teklifi getirdi.
“Ama belirttiğim gibi o kanun teklifinde önemli problemler var. O problemlerin kesinlikle giderilmesi gerekir. O problemleri tekrar kısaca iki üç cümleyle özetleyerek teşekkür ederek size konuşmama son vereyim. Birincisi başlığı düzeltilecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve Türk Milletinde bütünleşme amacıyla PKK terör örgütü yönetici ve mensuplarının affedilmesine, suçlarının infazının ertelenmesine dair kanun diye başlık değiştirilebilir. Buna uygun olarak bu kanundan yararlanmak isteyenlerin mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde bütünleşme ve Türk Milletinde bütünleşme iradesini ortaya koyması. Yargı organları önünde zapta geçirmeleri, tutanağa geçirmeleri ve bu iradelerini ilan etmeleri bu kanunun milletimiz tarafından benimsenmesi hakikaten çok verimli sonuçlar alması bakımından şarttır. Olmazsa olmaz bu olacak.
'İDARİ KURULUŞLARA YARGI YETKİSİ VERİLEMEZ'
“Üçüncüsü bu kanunda sonuç itibariyle Milli İstihbarat Teşkilatından gelecek raporların emniyetten gelecek raporlarla birtakım idari kuruluşların yargı yetkileriyle müdahalelerine yol açacak maddelerin de hükümlerin de kesinlikle düzeltilmesi gerekir.
“Bu konuda yarın Sayın Genel Sekreterimiz Özgür Bursalı bir basın toplantısı yapacak. Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Başkanlığına da bu görüşlerimizi arz ediyoruz. Ben Genel Başkan olarak sunuyorum. Aynı şekilde yarın Genel Sekreterimiz de yazılı olarak yine sunacak. Af Kanunu önerimiz hala geçerlidir.
'DÜZELTMELER DIŞ TEHDİDE KARŞI BİRLİK OLMAMIZ İÇİN GEREKLİ'
“En doğru yapılacak iş Af Kanunu önerimizin derhâl benimsenmesi buna af denilmesi. Ha şu da olabilir. Yani af demeliyim de cezaların ertelenmesine dair kanun diyelim. Yani af çok daha köklü ve sonuç alıcı bir çözümdür. Ama hani ertelemede diyelim olabilir.
“O şekilde bir düzeltmenin yapılması suretiyle meclisten geçmesi bütün milleti kucaklayan ve ülkemizde huzur, barış getiren, bağımsızlık, egemenlik, toprak bütünlüğümüz, dış tehditlere karşı omuz omuza birlikte olmamız, bunları sağlayacak bir kanun haline getirilmesi acil ve önemlidir. Bunu kamuoyunun bilgilerine, Ulusal Kanal'ımızın çok değerli izleyicilerinin bilgilerine sunuyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni kanun teklifine ilişkin açıklama! Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi TBMM'ye sunulduGündem
‘Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi’ Meclis’te! İşte 12 maddelik yasa teklifinin tam metni…Gündem