16 Mayıs 2026 Cumartesi
İstanbul 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Vatan Partisi’nden Diyarbakır Barosu’na 1915 tepkisi: Washington Barosu dahil, böyle bir şeye cüret etmemiştir

Diyarbakır Barosu, “Ermeni soykırımı” yalanına sahip çıktı. Barodan yapılan açıklamada “geçmişle yüzleşme” çağrısında bulunuldu, “İnsanlığa karşı işlenen suçların inkâr edilmeden, yüzleşilerek ve hesap verilerek aşılabileceğine inanıyoruz.” denildi.

Vatan Partisi’nden Diyarbakır Barosu’na 1915 tepkisi: Washington Barosu dahil, böyle bir şeye cüret etmemiştir

“Adalet ve Hakikat İçin Geçmişle Yüzleşilmelidir” başlıklı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Bu toprakların bir parçası olan Ermeniler, 1915 yılında tehcire zorlanmış, tehcir yolunda İttihat ve Terakki yönetiminin desteği ve kontrolü altında öldürülmüş yahut ölüme terk edilmiştir. Aradan geçen yüzyıldan fazla sürede bu hakikatle yüzleşilmemiş, Ermenilerin yaşadığı acılar karşısında adalet sağlanmamıştır.”

‘BARO SOYKIRIMA KARAR VEREMEZ’

Baro’nun açıklamasına Vatan Partisi’nden tepki geldi. Vatan Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ferdi Tanhan, Diyarbakır Barosu’nun soykırıma karar veremeyeceğini vurgulayarak “Soykırım yapmadık vatan savunduk!” dedi.

Diyarbakır Barosu’nun bir hukuk kurumu olarak “hukuk cinayeti işlediğini” belirten Tanhan gerçekleri madde madde sıralayarak soykırım iddiasını çürüttü:

“- ⁠Soykırım bir hukuk kavramıdır, bir suç tanımıdır. Soykırım suçunun varlığına yetkili mahkeme karar verir. Soykırım hükmünü sadece Türk mahkemeleri ve Türkiye'nin de taraf olduğu AİHM verebilir. Diyarbakır Barosu'nun soykırım hükmü verme yetkisi yoktur. Diyarbakır Barosu, Mustafa Paşa Divanı’nda ittihatçıları ve vatanseverleri ölüm cezalarına çarptıran o İngiliz güdümlü mahkemenin tarihsel mirasını taşıdığını mı ispat etmek istemektedir?

AİHM KARARINI HATIRLATTI

“-1915 olaylarında soykırım işlendiğine dair yetkili mahkeme kararı yoktur. AİHM’de Perinçek–İsviçre davasında Ermeni soykırımı iddialarının uluslararası, tarihsel ve emperyalist bir yalan olduğunu ispat ettik. Ayrıca AİHM, Ermeni soykırımı konusunda uluslararası alanda bir oydaşma bulunmadığına ve Ermeni Olayları'nın Yahudi Soykırımına benzemediğine ilişkin de karar vermiştir. AİHM'nin bu konuda hakikatlere Diyarbakır Barosu’ndan daha bağlı olması ise ibretliktir.

‘YALANI EMPERYALİSTLER UYDURDU’

“- Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır aynı zamanda tarihsel de bir yalandır. Ermeni soykırımı yalanını Ermeniler değil, emperyalistler uydurdu. Birinci Dünya Savaşı’nda düşmanımız olan büyük devletler, sözümona ‘Ermeni katliamı’ yalanını savaş propagandası kapsamında imal ettiler. Bu kuyruklu yalanın peşinden koşan Diyarbakır Barosu, tarihle yüzleşmek yerine önce hukukla yüzleşsin.

‘VATAN SAVAŞIMIZIN BAŞLADIĞI GÜN’

“- Soykırım yapmadık vatan savunduk. 24 Nisan 1915 bizim Vatan Savaşımızın fiilen başladığı gündür. 24 Nisan’da Osmanlı Devleti’nin aldığı önlemler tamamen Vatan Savaşına yönelik alınan önlemlerdir. 1915 bu koşulları ifade ediyor. 24 Nisan’da bir vatan savaşına başladık, 9 Eylül 1922’de İzmir’den denize dökülmeleriyle 8 yıllık vatan savaşı bitti. O vatan savaşı koşullarında 23 Nisan 1920’de hükümet kurduk, TBMM’yi kurduk. Vatan savaşını Cumhuriyet Hükümetiyle zafere götürdük.

“- 24 Nisan 1915 İngilizlerin kara harekatının arifesidir. 25 Nisan 1915’te Seddülbahir’den vatan topraklarına girdiler, sonlarını ise herkes biliyor. Atlantik sisteminin efendileri bugünü ‘soykırım günü’ olarak anıyor. Diyarbakır Barosu da onlarla birlikte.

'BRÜKSEL BAROSU DAHİL BUNA CÜRET EDEMEZ!’

- AİHM, 1915 olaylarının hukuki nitelemesini ele almıştır. Diyarbakır Barosu, bir hukuk kurumu olarak günlük dilde kullanılan kırım, katliam, karşılıklı kırım gibi kavramları kullanmıyor. Hukuki ‘soykırım’ kavramını, Amerika ve Avrupa mahfillerindeki dostlarına yaranmak için hukuku çiğneyerek çarpıtıyor. Sıradan insanlar ve kurumlar bir eylemin kırım, katliam veya karşılıklı kırım olduğu konusunda fikir yürütebilirler. Ancak ‘soykırım’ olduğuna hükmedemezler. Bu ne cahilce bir cesarettir! Açın bakın, Brüksel Barosu, Washington Barosu dahil, böyle bir şeye cüret etmemiştir.

“- ⁠Soykırım suçunu hükümetler, kurumlar veya milletler, başka deyişle tüzel kişiler ve topluluklar işlemez. Soykırım suçunu, tıpkı adam öldürme, yankesicilik veya hırsızlık suçlarında olduğu gibi bireyler işler. Suça katılmak da bireysel bir eylemdir. Dolayısıyla Diyarbakır Barosu’nun, vatanı savunan İttihat ve Terakki yönetimini soykırım faili olarak göstermesi bir fiyaskodur.

“- Ceza hukuku, bireylerin suç oluşturan eylemleriyle ilgilenir. 1915 yılında işlenen eylemlerin soykırım suçunu oluşturduğuna ilişkin bugüne kadar alınmış bir yetkili mahkeme kararı yoktur.
“- Herhangi bir parlamento, hükümet, belediye, üniversite, akademik kurum, dernek, toplantı vb., 1915 olaylarında “soykırım yapıldı” yargısında bulunmaya yetkili değildir. Bu tür kararlar uluslararası hukuka aykırıdır.

‘KANUNSUZ SUÇ OLUR MU?’

“- Diyarbakır Barosu, 1948 yılı öncesindeki eylemlerle ilgili soykırım suçu işlendiğine dair hüküm kuruyor. Bu hüküm, yetkisiz olmasının yanı sıra yeni bir hukuk cinayetine de imza atıyor. Çünkü soykırım suçu, 1948 yılında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile kabul edildi. 1948 yılı öncesinde ‘soykırım’ diye bir suç tanımı yoktu. Hey gidi Diyarbakır Barosu, kanunsuz suç olur mu? Çağdaş ceza hukukunu da ayaklar altına aldınız; Avrupalı, Amerikalı küresel dostlarınıza yaranmak için.

‘Mahkemenin yetkisini gasp etme özgürlüğü yok’

Tanhan, Baro’ya şu çağrıyı yaptı: “1915 olaylarını bir tarih konusu olarak Diyarbakır Barosu’nun tüm erkânıyla tartışmaya hazırım. Ancak onların mahkemelerin yetkisini gasp etme özgürlüğünü tanımıyorum. Tarihçileriniz hazırlansın; konu hakkında bilgisine güvenen herkes de gelebilir, basın da canlı yayın yapabilir. 1915 olaylarına ilişkin tartışma ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, ne oldu, nasıl ve niçin olduğu konusundadır. Hiç kimse mahkemenin yerine geçip ‘1915’te falanca kimse soykırım suçunu işledi’ diye hüküm kurma özgürlüğüne sahip değildir. Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır.”

Vatan Partisi Diyarbakır Ermeni soykırımı yalanı 1915 Ermeni Tehciri