WSJ: Körfez gerçeği kabulleniyor! Şemsiye parçalandı Hürmüz’de denetim İran’da
Petrol zengini Arap ülkeleri, kritik boğazın kontrolünün Tahran’a bırakılmasına razı. Zira Körfez’de savaşı sürdürmenin çok daha kötü sonuçlar doğuracağı görüşü hakim. Trump ısrarla ‘Kontrol bizde!’ dese de veriler Hürmüz’de İran’ın kurallarının geçerli olduğunu gösteriyor
Körfez ülkeleri İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini kabulleniyor. Ancak Wall Street Journal (WSJ)’a göre Arap devletleri bunun sonucunda petrol ve doğal gaz ihracatının belirsiz süreyle sekteye uğrayacağını düşünüyor. İran karşıtı ülkeler bu nedenle Tahran’ın Hürmüz’den geçecek gemileri kontrol altında tutmasından hoşnut değil. Bu kabullenmenin ardındaki gerçek ise İran’ın savaş stratejisinin başarısını ortaya koyuyor:
“Körfez, alternatifin, yani yeniden çatışmaya dönmenin, daha kötü olacağından endişe ediyor.”
Petrol zengini ülkelerin açmazı, Amerikan güvenlik şemsiyesinin geçerliliğini yitirdiğini ve bölgeyi İran ve Direniş Ekseni’nin misillemelerine karşı korumak için daha iyi bir seçenek kalmadığını gösteriyor.
WSJ’ye konuşan Arap yetkililer ayrıca İran’la yapılacak herhangi bir anlaşmanın Tahran’ın füze programını ve bölgedeki müttefik güçlere desteğini koruyacağı gerçeğine de şimdiden razı olduklarını söyledi.
Savaşın uzamasının yabancı yatırımcıları ve turistleri de bölgeden uzaklaştırabileceği değerlendiriliyor. WSJ’ye göre Körfez yetkilileri, ABD’nin net bir strateji ortaya koyamamasından duydukları rahatsızlığı daha fazla dile getiriyor. Amerikan gazetesi ekliyor:
“Bu durum, ulusal güvenliklerini ve ekonomilerini tehlikeye atıyor.”
GERÇEKLER TRUMP’A KARŞI
Bu tablo ortadayken ABD Başkanı Donald Trump salı günü, Hürmüz’ün ne zaman açılacağı sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Şu an açık. Kusursuz bir abluka kurduk. İçeri girmesini istediğimiz kişileri alıyoruz. İranlılar bir anlaşma için yalvarıyor ve tüm kozlar bizim elimizde. Hürmüz Boğazı’nın yüzde 100’ünü kontrol ediyoruz.”
Trump’ın açıklamalarının gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok. Gemi takip verilerine göre pazartesi günü boğazdan yalnızca altı gemi geçti. İran, ABD’nin temmuz ayında İslamabad Mutabakatı’nı sabote etmesinin ardından Hürmüz’ü yeniden kapattığından beri geçişler durma noktasında. Savaştan önce boğazdan günde 150’den fazla gemi geçiyordu.
ABD Donanması’nın yönlendirdiği, İran’ın yasakladığı güney rotasından geçmeye çalışan gemiler de her gün hedef oluyor. BAE, yalnızca son bir haftada dört tankerinin vurulduğunu açıkladı.
Emtia veri sağlayıcısı Kpler’e göre Hürmüz’den geçen ham petrol ihracatı geçen hafta günde 2,2 milyon varile geriledi. Bir ay önce bu rakam 8,5 milyon varildi. Çatışma öncesinde boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyordu.
KRİZİN KIZILDENİZ KATMANI
Mesele Hürmüz ile de sınırlı değil. Yemenli Ensarullah Hareketi’nin (Husiler) Kızıldeniz’i Suudi bağlantılı gemilere kapatması Körfez üzerinde ayrı bir baskı oluşturuyor. 22 Temmuz’dan beri yaklaşık on gemi hedef alındı, çok daha fazlası Babülmendep Boğazı yerine rotasını Afrika’nın güneyine çevirdi. Ensarullah ayrıca Suudilerin petrol rafinerilerine de saldırarak krize bir katman daha ekliyor.
TAHRAN ŞARTLARI SERTLEŞTİRİYOR
İran ise Hürmüz’ü ABD Tahran’ın şartlarını kabul etmeden açmayacağını açıkça ilan ediyor. Tahran, herhangi bir anlaşmadan önce Washington’un İran’ın Hürmüz’deki denetimini kabul etmesinin yanı sıra İslamabad Mutabakatı’nda uzlaşılan birçok maddenin hayata geçirilmesini de talep ediyor. Bunlar arasında savaşın tüm cephelerde durdurulması, yaptırımların ve ablukanın kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi maddeler yer alıyor.
İran ile Umman da Hürmüz konusunda birçok maddede anlaşmış görünüyor. Pazar günü İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi anlaşmanın imza aşamasına geldiğini bildirirken Maskat görüşmelerin çok olumlu geçtiğini doğruladı.
Tahran, Umman ile varılacak anlaşmanın Hürmüz’ü otomatik olarak açmayacağını, Washington’un da mutabakatı kabul etmesi gerektiğini vurguluyor. Anlaşma esas olarak ilk 60 günlük süreçte gemilere serbest geçiş hakkı tanıyor ve boğaza İran tarafından girilip Umman kıyılarından çıkılmasını öngörüyor. 60 günün sonunda mayınların temizlenmesinin ardından tek bir rota geçerli olacak ve bu güzergâh İran’ın denetiminde bulunacak.
SENATO LİDERİ: YASA DIŞI SAVAŞI KAYBEDİYOR
ABD Senatosu Azınlık Lideri Chuck Schumer, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik savaşını sert sözlerle eleştirdi. ABD tarihindeki seçilmiş en üst düzey Yahudi siyasetçi olan Schumer, salı günü X hesabından yaptığı paylaşımda şöyle yazdı:
“Trump bizi yasa dışı bir savaşa soktu, yasa dışı savaşını kaybediyor ve bu yasa dışı savaştan çıkış yolu bulamıyor. Strateji, disiplin ve ciddi biçimde müzakere etme becerisinden yoksun olması askerlerimizi tehlikeye atıyor ve Amerikalılar için fiyatları yükseltiyor. Trump’ın liderliği tam bir başarısızlık. Bu savaşı sona erdirmeli ve onun yol açtığı hasarı onarmaya başlamalıyız.”