11 Haziran 2026 Perşembe
İstanbul 25°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Xi Jinping'in vurgu yaptığı 'Tukidides Tuzağı' nedir?

Bugün Pekin’de başlayan zirvede Xi Jinping’in "Tukidides Tuzağına düşmeyelim" çağrısı, dikkatleri yeniden bu kavrama çevirdi

Xi Jinping'in vurgu yaptığı 'Tukidides Tuzağı' nedir?

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD Başkanı Donald Trump ile Pekin'de gerçekleştirdiği 14 Mayıs 2026 zirvesinde yeniden gündeme getirdiği "Tukidides Tuzağı", yükselen bir gücün yerleşik hegemonu tehdit etmesiyle ortaya çıkan yapısal gerilimi ve savaş riskini ifade ediyor. Siyaset bilimci Graham Allison tarafından popüler hale getirilen bu terim, günümüzdeki ABD-Çin rekabetinin en önemli teorik çerçevesini oluşturuyor.

TERİM NEREDEN GELİYOR?

Kavram, adını milattan önce 5. yüzyılda yaşamış olan Atinalı tarihçi ve general Tukidides’ten alıyor. Tukidides, antik dünyanın en büyük savaşlarından biri olan Peloponnesos Savaşı’nı kaleme alırken, çatışmanın görünen nedenlerinden ziyade temelindeki yapısal dinamiğe odaklanmıştır. Ona göre savaşın asıl ve kaçınılmaz sebebi, mevcut güç olan Sparta'nın, Atina’nın hızla yükselmesi karşısında duyduğu derin güvenlik kaygısı ve hegemonya kaybı korkusudur. Tukidides’in "Atina'nın güçlenmesi ve bu durumun Sparta'da yarattığı korku savaşı kaçınılmaz kıldı" tespiti, modern uluslararası ilişkilerde yükselen bir gücün yerleşik bir gücü yerinden etme tehdidi yarattığı her türlü riskli rekabet durumunu tanımlamak için kullanılan evrensel bir metafora dönüşmüştür.

GRAHAM ALLİSON VE 'SAVAŞA MAHKUMİYET' TEORİSİ

Harvard Üniversitesi profesörü Graham Allison, 2015 yılından itibaren bu kavramı modern dünya siyasetine uyarlayarak geniş kitlelere ulaştırdı. Allison, 2017 yılında yayımlanan "Destined for War" (Savaşa Mahkum) adlı kitabında, son 500 yıldaki 16 farklı güç değişimi örneğini inceledi. Bu incelemelerin sonucunda, yükselen bir gücün yerleşik bir gücü yerinden etme tehdidi yarattığı 16 durumun 12'sinin büyük savaşlarla sonuçlandığını ortaya koydu. Allison’a göre, mevcut ABD-Çin rekabeti bu tarihsel örüntüye tam olarak uyuyor ve taraflar dikkatli bir diplomasi yürütmezlerse yapısal bir çatışmaya sürüklenme riski taşıyorlar.

Xİ JİNPİNG’İN "KAÇINILMAZ DEĞİL" VURGUSU

Çin lideri Xi Jinping, bu teorik yaklaşımı yakından takip etmekle birlikte, çatışmanın mutlak bir yazgı olmadığını her fırsatta dile getiriyor. Xi, daha önce 16 Kasım 2024’te Peru’nun başkenti Lima’da düzenlenen APEC zirvesinde dönemin ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmede de aynı vurguyu yapmıştı. O dönemde Xi, "Tukidides Tuzağı tarihsel bir zorunluluk değildir" diyerek, doğru bir stratejik algının önemine dikkat çekmişti. Yeni bir Soğuk Savaş’ın ne yapılması gerektiğini ne de kazanılabileceğini belirten Xi, Çin’i çevreleme çabalarının başarısızlığa mahkum olduğunu ifade etmişti.

BATI PARADİGMALARININ ÖTESİNDE: ÇİN’İN FARKLILIK VURGUSU

Xi Jinping, bu kavramı her ne kadar diplomatik dilde kullansa da, arka planda mevcut Batı paradigmalarının Çin’in yükselişini açıklamakta yetersiz kaldığını savunuyor. Atina’nın Sparta’ya karşı yükselişi veya I. Dünya Savaşı öncesinde Almanya ve İtalya’nın sergilediği yayılmacı rekabet gibi tarihsel örneklerin Çin için geçerli olmadığını vurgulayan Xi, ülkesinin bu devletlerden yapısal olarak farklı bir rota izlediği mesajını veriyor. Çin liderine göre, "Tukidides Tuzağı" kaçınılmaz bir kader değil. Asıl soru, iki büyük gücün bu geleneksel çatışma modellerini geride bırakıp büyük güçler arasında tamamen yeni bir ilişki modeli inşa edip edemeyeceği.

Xi Jinping