11 Temmuz 2026 Cumartesi
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yapay zekanın ekolojik faturası: Veri merkezlerinin su ve enerji tüketimi ekosistemi tehdit ediyor

Yapay zeka ve büyük dil modellerinin (LLM) küresel çapta yaygınlaşması, devasa veri merkezlerinin tükettiği enerji ve su miktarını çevre felaketi boyutuna taşıdı.

Yapay zekanın ekolojik faturası: Veri merkezlerinin su ve enerji tüketimi ekosistemi tehdit ediyor

Yapay zeka teknolojilerindeki patlama, dijital dünyanın ötesinde fiziksel çevreyi ve doğal kaynakları geri dönülemez bir baskı altına alıyor. Başkent Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nden uzmanlar, mevcut teknolojik ilerlemenin sürdürülebilirlik ilkeleriyle çeliştiğini ve acil etik standartlara ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

SU BAZLI SOĞUTMA SİSTEMLERİNİN AĞIR MALİYETİ

Veri merkezlerindeki en büyük çevresel sorun, işlemcilerin aşırı ısınmasını önlemek için kullanılan soğutma sistemlerinden kaynaklanıyor. Başkent Üniversitesi Sürdürülebilir Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi (BÜÇEM) Müdürü Prof. Dr. Nazmiye Erdoğan, soğutma yöntemleri arasındaki farkı şu teknik verilerle paylaştı:

"En büyük sorunlardan biri, vericilerde su bazlı soğutma sistemlerinin olması. Hava soğutmalı olduğu zaman çok fazla enerji veya su harcamıyor fakat su bazlı olduğu zaman 1 kilovatsaat harcama için 1,8-2 litre su harcaması yapılıyor."

2030 YILINDA ENERJİ TÜKETİMİ KATLANACAK

Büyük dil modellerinin eğitilmesi ve 24 saat kesintisiz çalışması için gereken elektrik gücü, küresel enerji dengelerini sarsacak boyutlara ulaşıyor. Mevcut araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Erdoğan, gelecekteki tabloyu şu öngörüyle aktardı: "Araştırmalara göre, 2030'da yapay zeka veri merkezlerindeki enerji tüketiminin 945 milyar kilovatsaate ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle geleceğin yapay zekasının daha sürdürülebilir şekilde sağlanması gerekiyor." Her bir kullanıcı tıklamasının bir enerji harcamasına ve dolayısıyla bir soğutma işlemine yol açtığı bu döngü, devasa bir kaynak tüketim sarmalı yaratıyor.

YEREL SU KAYNAKLARI VE EKOSİSTEM ÜZERİNDEKİ BASKI

Veri merkezleri, yüksek su ihtiyacını genellikle kırsal bölgelerdeki içme suyu ve yer altı su kaynaklarından karşılıyor. Bu durum, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde yerel halkın büyük tepkisine yol açmış durumda. Prof. Dr. Erdoğan, su tüketiminin sadece miktar değil, suyun geri dönüşü noktasında da zararlı olduğunu söyledi: "Vericilerin soğutulması için kullanılan sular bölgedeki dere yataklarına verilebiliyor. Bu durum, su altı yaşamı ve ekolojik yapının zarar görmesine neden oluyor." Şirketlerin, su kaynakları üzerindeki bu baskıyı azaltmak için güneş enerjisi kullanımı ve daha az enerji tüketen algoritmalar üzerinde çalışması gerektiği savunuluyor.

ETİK BOŞLUKLAR VE BİLİNÇLİ KULLANIM ZORUNLULUĞU

Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Sanin, yapay zekanın sunduğu hizmetlerin aslında "bedava" olmadığını, küresel bir maliyetinin bulunduğunu hatırlattı. Sanin, dijital bağımlılığın çevresel etkilerini şu etik bakış açısıyla özetledi:

"Her soruyu ona sormadan yapabileceğinizi bilirseniz, gerçekten ihtiyaç duyduğunuz soruları onunla paylaşıp ondan bilgi almak isterseniz, bu bilinci insanlarda oluşturursanız enerji kullanımını ve yapay zekaya olan bağımlılığı biraz daha kırmış olursunuz. Bunun bedava olmadığını, bize değil bütün küresel yapıya bir maliyetinin olduğunu bilip onu bir kültüre dönüştürebiliriz."

Sistemlerin sadece yazılımsal değil, donanımsal olarak da çevre dostu tasarlanması gerektiğine değinen Prof. Dr. Sanin, daha az soğutulması gereken sistemlere yönelmek gerektiğini belirtti. Yapay zekanın gelecekte insan hayatının ayrılmaz bir parçası olacağını ancak bunun belirli standartlara oturtulmasının şart olduğunu söyleyen Sanin, "Yapay zekayı geliştiren şirketlerin bir felsefesi ve etik bakış açısının olması lazım. Geliştirdikleri teknolojinin bir değer yargısından geçmesi gerekiyor" dedi.

Kaynak: AA
Yapay zeka Kuraklık