14 Eylül 2026 Pazartesi
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Yüksek faiz geliri ithal tüketime katkı veriyor’

2024 ve 2025 yıllarında tüketim malları ithalatının ilk kez yatırım malları ithalatını geçtiğini vurgulayan İTO Başkanı Avdagiç, yüksek faiz gelirinin yatırıma katkı vermediğini ve tüketim malı ithalatını beslediğini söyledi.

‘Yüksek faiz geliri ithal tüketime katkı veriyor’

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2024 ve 2025 yıllarında tüketim malları ithalatının yatırım malları ithalatını geçtiğini belirterek, “Bu dengeyi tekrar sağlıklı hale getirmeliyiz.” uyarısında bulundu.

AA’ya konuşan Avdagiç, bölgedeki gelişmeler sonucu ortaya çıkan değişikliklerin yakından takip edilerek politikaların buna uygun olarak hızlıca güncellenmesinin, Türkiye’ye büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi.

TÜKETİM İTHALATINI BESLEYEN ÜÇ UNSUR

Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecine ve ithal tüketimi artıran faktörlere değinen Avdagiç, yatırıma katkı vermeyen tüketim malı ithalatını besleyen üç temel unsuru yüksek faiz getirisi, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması ve baskılanmış döviz fiyatlarının ithalatı daha cazip hale getirmesi olarak sıralayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Yatırıma katkı vermeyen ithal tüketimi besleyen bana göre üç önemli unsur var. Bir tanesi, mevduatta parası olanların elde ettiği yüksek faiz geliri bu gelir, çok ciddi bir yekun tutuyor. Bireylerin tasarruflarına bağlı olarak elde ettiği faiz geliri, altının değer kazanmasından çok daha büyük bir rakam ortaya çıkarıyor. İkinci konu, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması. Enflasyon politikasına katkı vermesi anlamında kredilerle ilgili bazı kısıtlamalar uygulandığını biliyoruz. Üçüncü unsur, baskılanmış döviz fiyatı. Türkiye’de baskılanmış döviz fiyatından dolayı ithalat cazip hale geldiği için tüketimle ilgili ithal malların artışı yukarı doğru gitti. Orada bir artış yolunu görüyoruz. Hatta ilk defa şunu görüyoruz, 2024 ve 2025’te tüketim mallarının ithalatı, yatırım mallarının ithalatını geçti. Yatırım mallarının ithalatı hep bunun üstündeydi ve ilk defa bu denge ters oldu. Bu, aslında toplumsal olarak sağlıklı bir gösterge değil.”

Enflasyona karşı mücadelede hükümetin petrol fiyatlarındaki artışa tedbir olarak eşel mobil sistemini devreye almasının en önemli adımlarından biri olduğunu kaydeden Avdagiç, Almanya’dan örnek vererek, bu ülkede yakıt fiyatlarının yüzde 70’e kadar arttığını, sonra yüzde 45 mertebesine indiğini belirtti.

‘MİKRO ADIMLAR HIZLI ATILMALI’

Makro kararların yanında günlük problemleri çözecek mikro adımların da hızla atılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, “Bu günlük konuları çok hızlı bir şekilde radara alıp, çözebiliyor olmamız lazım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı gibi makro kararları, her gün böyle bir paketi açıklayamazsınız. Günlük problemlerimizi giderecek mikro adımları çok hızlı ve seri bir şekilde atabiliyor olmamız lazım. Sayın bakanlarımızla, ilgililerimizle bunu paylaşıyoruz. Ümit ediyoruz ki özellikle üreticilerin, ihracatçıların önündeki bu konular, adım adım maliyeti yükselten, beklentileri karşılanmayan bazı uygulamalar gözden geçirilir ve bu konuda Türkiye’nin rekabetçiliği düzelir ve ihracatımız daha kolay, rahat ve katma değer üretecek bir hale gelir.” diye konuştu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasının, banka ve finans kuruluşları haricinde üretim yapan şirket kârlarının son iki yıldır azaldığına işaret ettiğini anlatan Avdagiç, “Tüm üretici şirketlerin kâr edebiliyor, katma değer üretebiliyor olması lazım. Çünkü bunu yaptıkları zaman yeni pazarlara ulaşacaklar, yatırımlarını güncelleyecekler, modernize edecekler, ihracatlarını ve istihdamlarını artıracaklar.” dedi.

İTO