1923’ün cesareti, 2026’nın şampiyonluğu
Merhaba Kıymetli Okurlarımız,
Kadınlarda Türkiye’nin, erkeklerde ise Polonya’nın şampiyon olduğu FIVB Milletler Ligi (VNL)’ni geride bıraktık. A Erkek Milli Takımımız tarihi bir eşiği geçti. Üçüncü kez yer aldığı VNL’de ilkleri yaşatan Milli Takımımız, sekiz galibiyetle adını çeyrek finale yazdırdı. Tarihindeki ilk çeyrek finalde muhteşem bir oyun oynayan milliler, Slovenya’ya kaybetti ve yarı finale çıkma şansını önümüzdeki turnuvalara bıraktı. VNL’i altıncı olarak bitiren ay-yıldızlı Millilerimiz en iyi derecesini elde ederken, voleybolcularımız Adis ve Bedirhan istatistiklerde yüzümüzü güldürdü. Adis; en çok sayı yapan, en iyi hücum eden, en iyi servis atan oyuncular sıralamasında 5. olurken, en çok blok yapan oyuncular sıralamasında da 8. oldu. Bedirhan Bülbül ise en çok blok sayısı yapan oyuncular arasında dünya ikincisi oldu.
MİLLETLER LİGİ’NDE EN BAŞARILI ÜLKE TÜRKİYE
2026 VNL’de hem erkek hem de kadın takımıyla yer alan 14 ülke vardı. Kadınlar ve erkeklerde dünyanın en iyi ülkelerinin bulunduğu bu ülkeler içinde Türkiye; kadınlarda 1., erkeklerde 6., Polonya; erkeklerde 1., kadınlarda 9. oldu. ABD 2-5, İtalya 3-5, Japonya 4-7, Brezilya 2-10. olurken genel derecelere bakıldığında Türkiye, turnuvanın en başarılı ülkesi oldu.
Bugün Filenin Sultanlarından hareketle kadınlarımızın spor alanındaki tarihsel gelişiminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün etkisinden ‘Haberin Olsun’ istiyorum.
Osmanlı’nın son döneminde tüzükler ve muhafazakâr baskılar kadınların açık alanlarda spor yapmasını engelliyordu. 1926 yılında kadınlarla erkeklere eşit haklar sağlayan Medeni Kanun sonrası kadınlar sporda yer almaya başladı.
Milli Mücadele döneminde kadınlarımızın katkılarını gören Gazi, onların toplum hayatında da hak ettiği yere gelmesi gerektiğini belirterek; kadınların yalnızca evde değil; sahalarda, kortlarda ve kulvarlarda olması gerektiğini savundu.
Atatürk; “Bir toplum, cinsinden yalnız birinin yüzyılın gereklerini kazanmasıyla yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur.” vizyonuyla genç cumhuriyetin kuruluşu aşamasından itibaren kadınlarımızı sporun da içine çekmeyi öğütledi.
Cumhuriyet’in 3. yılında, Fenerbahçe Kulübü’nde ilk kadın atletizm takımı kuruldu. Emine, Müfide, Leyla ve Kamuran hanımlar Cumhuriyet’in ilk kadın atletleri olarak pistlere çıktı. Ulu Önderimizin Florya’da kürek çekerken çekilen fotoğrafını hepimiz çok net hatırlarız. İşte bu fotoğrafta olduğu gibi İstanbul Boğazı’nda kadınların kürek çekmesi o dönem için devrim niteliğindeydi. Atatürk, Florya ve Moda’da kürek çeken kadın sporcuları bizzat izlemiş ve takdir etmişti. 1930’lu yıllara gelindiğinde teniste Nirven, Vecihe Taşçı ve Hâlenur Şipli gibi sporcular kortlarda kupalar kaldırmaya başladığında dünyada kadın sporcu oldukça azdı. Yine 1930’ların ortasında havacılık sporunun ve askeri havacılığın öncüsü olarak kadınların cesarette sınır tanımayacağını gösteren Sabiha Gökçen’den bahsetmeden geçemeyiz.
Atatürk’ün bugünkü Gençlik ve Spor Bakanlığı/TMOK’un temellerini oluşturan Türk İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kadın sporcuları desteklemesini şart koşması, mevcut spor kulüplerine kadın branşları açma zorunluluğu ve teşviki de o dönemler için çok önemli bilinçlendirme hareketleriydi.
Büyük bir devlet adamı olarak; sporu bilimsel olarak öğreten kadın nesiller yetiştirmeyi de düşünen Atatürk, kadın beden eğitimi öğretmenlerinin Almanya ve İsveç’e gönderilmesini sağladı.
Türk spor tarihinde Olimpiyat Oyunları’na katılan ilk kadın sporcular, yine Türkiye Cumhuriyeti döneminde başladı. İlk kadın olimpik sporcularımız, 1936 Berlin Olimpiyatları’nda eskrim branşında mücadele eden Halet Çambel ve Suat Aşani (Fetgari) oldular. Onların açtığı yolda sonraki yıllarda Hülya Şenyurt, Nurcan Taylan ile başlayan madalyalar; İrem Karamete, Buse Naz Çakıroğlu, Yasemin Adar Yiğit, Busenaz Sürmeneli, Şahika Ercümen gibi isimlerle boks, güreş, okçuluk ve eskrim gibi “erkek sporu” görülen alanlarda Türk kadınlarının Olimpiyat ve Dünya şampiyonlukları elde etmesi, Cumhuriyet’in fırsat eşitliği zemininde yükseldi.
VOLEYBOLUN ÖNCÜ KADINLARI
Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı’nda oynayan Sabiha Rıfat Gürayman, Türkiye’nin ilk kadın voleybolcusu olmakla kalmamış, erkek takımında kaptanlık yaparak erkeklere karşı oynadı. Aynı zamanda Anıtkabir’in inşaatında başmühendis olarak çalışan ilk kadın mühendis olan Gürayman’ın açtığı yoldan günümüze kadar nice Türk kadını ilerlemeye devam ediyor. 2003 yılında elde edilen Avrupa İkinciliği sonrası sürekli olarak gelişme kaydeden voleybolcularımız 2023 yılında dünyanın 1 numarası oldu. Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonu olan, dünyada 1 numaraya yükselen Filenin Sultanları, Atatürk’ün “çağdaş Türk kadını” vizyonunun dünyadaki en somut ve en üst temsilcisi oldular. Takımımızın her başarısında Atatürk’e teşekkür etmesi tesadüf değildir.
Bugün Türk kadın sporcuların İstiklal Marşı’nı okuturken ifadelerine yansıyan özgüven, Atatürk’ün mirasıdır. 100 yıl önce Moda sahilinde kürek çeken, erkek takımlarında kaptanlık yapan o cesur kadınlar olmasaydı; bugün dünya devlerini dize getiren ‘Sultanlar’ olmayacaktı. Atatürk, kadınlara sadece hak vermedi; onlara modern bir yaşam alanı açtı.
Kalın sağlıcakla.