Yandex
11 Aralık 2025 Perşembe
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü

Melih Baş

Melih Baş

Gazete Yazarı

A+ A-

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 2010 yılında kabul edilen bir kararla 20 Ekim’in Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü (DSG) olarak kutlanması kararlaştırılmıştı. 2010 yılındaki ana tema ‘Resmi sayımlamaların sayısız başarısını kutlamak’ olarak belirlenmişti.

Genel Kurul, 2015 yılında bir kararla, 20 Ekim 2015’in “Daha iyi veri, daha iyi yaşamlar” genel teması altında ikinci DSG olarak kutlanmasına ve DSG’nin her beş yılda bir 20 Ekim’de kutlanmasına karar verdi. 2020 yılında DSG ‘Dünyayı güvenebileceğimiz veriyle irtibatlandırmak (Connecting the world with data we can trust)’ olmuştu. Kararlaştırıldığı gibi bu yıl da DİG kutlanıyor.

2025 TEMASI: HERKES İÇİN KALİTELİ SAYIMLAMA VE HERKES İÇİN VERİLERLE DEĞİŞİMİ YÖNLENDİRMEK

DSG 2025 kutlamalarında güvenilir verilerin küresel ilerlemede oynadığı kritik rolü vurgulanmaktadır. Sayımlamalar, yalnızca BM’in etkinlikleri için değil, aynı zamanda barışı koruma, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği ve halk sağlığı gibi dünya çapındaki zorlukların ele alınması için de temel oluşturagelmektedir. Küresel sayımlama topluluğu, ölçünler (standartlar) oluşturarak, yöntemleri paylaşarak ve hem doğru hem de zamanında veriler sağlamak için tüm bölgelerden uğraşdaşları bir araya getirerek uluslararası işbirliğinin iyi bir örneğini sergilemektedir. Güvenilir sayımlamalar, siyasa yapıcıların, kurumların/kuruluşların ve yurttaşların karmaşıklıkların üstesinden gelmelerini ve bilinçli kararlar almalarını sağlayarak kritik konuların ortaya çıkarılmasına ve anlamlı bir değişimin sağlanmasına yardımcı olur.

Günümüzün karmaşık dünyasında güvenilir veriler, etkili siyasa yapımının, geçimbilimsel tasarların ve toplumsal kalkınmanın temelini oluşturur. Sayımlamasal dizgelere duyulan güven, saydamlığı ve verilerin aktörel kullanımını desteklerken, ülkeler ve uzmanlar arasındaki işbirliğine, yenileşime ve en iyi uygulamalara da olanak sağlar. Aynı derecede önemli olan, topluluklar içinde veri okuryazarlığını oluşturmak ve sayımlamaları herkes için erişilebilir ve anlaşılır kılmaktır. Bu güçlendirme, veri üreticileri ve kullanıcıları arasındaki uçurumu kapatmaya, kapsayıcılığı ve daha iyi siyasa sonuçlarını desteklemeye yardımcı olur. Gelişen uygulayımbilim ve yeni araçlarla, veri toplama, çözümleme ve görselleştirme olanakları artmaya devam ederek, dünya çapında sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal eşitliği ilerletmek için yeni uygun zaman ve durumlar sunar.

Bu konuda Ümit Şenesen’in keyifli bir kitabını (İstatistik Sayıların Arkasına Bakmak) salık vermiş olayım.

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 1

VERİ-ÖĞRENİ-BİLGİ-USLAMLAMA SÜRECİ

Sayımlama süreci dört aşamalı bir süreçtir. İlk aşamada veriler (data) birincil ya da ikincil kaynaklardan toplanır. Bunların doğru ve anlamlı olup olmadıkları sınanır. Örneğin, kişilerin gelirlerine ilişkin veriler toplanır. Bunların anlamlı ve doğru olup olmadıklarına ilişkin çok sayıda toplama tekniği (örnekleme vb.) ve sınama tekniği (verilerin dağılımı, değişkenlerin ve öbeklerin sayısına göre eşleştirilmiş t sınaması, Mann Whitney U sınaması vb. çeşitli teknikler) vardır. Bu veriler daha sonra işlenerek göstergelere (indicator) dönüştürülerek öğreni (information) üretilir. Örneğin, kişilerin gelirlerinin toplumsal sınıflara göre öbeklendirilmesi yapılır. Sözgelimi emekçilerin gelirleri sermayedarlara göre daha düşük çıkabilir. Gelir dağılımı bozukluğunu görebilmek için gelirlerin üretim unsurlarına göre dağılımı, Gini katsayısı, Lorenz eğrisi gibi göstergeler hesaplayabiliriz. Üçüncü aşamada öğreniden yola çıkılıp neden sonuç incelemeleri yapılır. Bu inceleme ayrıştırarak (çözümleme -analysis) ve / veya birleştirerek (bireşim – senythesis) yapılır. Bütünü görmek için bireşim, ayrıntıya inmek için çözümleme yapılır. Bunların ikisine birden analiz demenin dilimizdeki ünlü bir yanlış (galat-ı meşhur) olduğunu geçerli bir yanlış (galat-ı meşru) olamayacağının altını çizelim. Hatta buradan yola çıkılarak ‘analitik düşünce’, ‘analitik kafa’ gibi kimi başka yanlışlar da mevcuttur. Bunların kaynağı kısmen yabancı dilde konuşup yazma alışkanlığı kısmen de Batı’nın parçacıklı düşünme yaklaşımına bağımlılıktır. Oysaki, Doğu felsefesinde bütünsel bakış ağır basar. Bu konuda hem işte hem evde çalışma odamda asılı duran Yin ve Yang simgesini size de anımsatmak isterim. Deminki örneği devam ettirelim. Gelir dağılımının (eşitsizlik diyelim) bozukluğu çeşitli nesnel ve öznel nedenlere bağlıdır. Örneğin, dünyanın (yenierkincilik, yeni kölelik vb.) genel eğilimleri, ülkenin geçimbilimsel dizgesi, maliye (özellikle vergi) siyasası, halkerkilleşme düzeyi, emek piyasasındaki koşullar, işsizlik, emekçilerin örgütlenme ve siyasal bilinç ve savaşım biçim ve düzeyleri vb. Üçüncü aşamada işte bu nedensellikler incelenir.

Sayımlamaların ana işlevi doğrusu dördüncü aşamadır. Üçüncü aşamaya dek sayımlama sürecinde daha çok geçmişe bakılarak ‘Ne, ne zaman, nasıl, nerede ve niye oldu?’ sorusuna yanıt aranmaktadır. Kimi çalışmalarda ‘Peki bundan sonra gelecekte ne olabilir?‘ sorusuna da kestirimsel (forecasting) yanıtlar aranmaktadır kuşkusuz. Dördüncü aşamada ise ‘Ne, ne zaman, nerede, niye ve nasıl olmalı?’ sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu aşamada matematiğin yanına felsefe de gelmektedir. Zaten bunların birbiriyle ilişkisi bir Yin Yang simgesi gibidir. İlk düşünsel Kaos kuramını incelerseniz matematik ile felsefenin nasıl içiçe geçtiğini görürsünüz (bkz. Çin’deki kaos felesefesi, Poincare ve Lorenz gibi matematikçiler). Bu aşamada artık sayımlamanın ötesine geçip, sayısal yöntemlerde yer alan yöneylem araştırması disiplinine geçilip, modelleme çalışmaları yapılmalıdır. Modelleme konularında Prof.Dr. Zekai Şen’in kitaplarını salık vererek bir kaynak da önermiş olalım.

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 2

VERİ EMPERYALİZMİ

Verilerin toplanması, sınıfsal çıkarlara uygun olarak işlenmesi ve kullanılması konusunda bir emperyalist çarkın oluştuğunun da altını çizelim. Bu konuda teknofeodal dev şirketler (google vb.) başı çekmektedir. Bilimsel araştırmaları fonlamak gibi kisveler de bu amaçla kullanılabilmektedir. Ayrıntılı bilgi için bir örnek olarak bkz. https://www.counterview.net/2024/04/bill-gates-as-funder-author-editor.html

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Küresel Riskler 2025 Raporu’nda en önemli riskler sıralamasında ‘yanlış bilgi ve yanıltıcı bilgi (misinformation, disinformation)’ en önemli risk olarak saptanmıştır. İlginç değil mi? Kapitalistler bile bunu itiraf ediyor!

Özellikle Profesör Ulises Mejias’ın bu konudaki çalışmaları çok aydınlatıcıdır.

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 3

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 4

TÜRKİYE’DE SAYIMLAMA KURULUŞU: TÜİK

Türkiye’de bu konuda ilgili ve yetkili kuruluş ‘Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’ olup, kuruluşu 1940’lı yıllara dayanmaktadır. Uzun yıllar Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) olarak hizmet veren kurum, 2005’den bu yana TÜİK olarak hizmet vermektedir. Bu hizmet kapsamında çeşitli sayımlama türleri vardır (bkz. Tablo).

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 5

Bu sayımlamaların bilimsel olarak eksiklikleri ve yetersizlikleri konusunda gerek akademi cephesinden gerek siyasal cepheden çok ciddî eleştiriler mevcuttur. Örneğin, enflasyon oranları konusundaki tartışmaları anımsatmamız bile yeterli olacaktır. Hatta siyasal tartışmalarda TÜİK’in sayımlamalarında nesnelliği ile ilgili tartışmalar da gündeme gelmektedir. Örneğin ücretlere zam yapılacağı dönemde enflasyonun ‘raslantısal’ olarak düşük çıkması vb. Bütün bunlara TÜİK’in verdiği yanıtlara inanıp inanmamak kamu vicdanına kalmış bir şeydir! Arada TÜİK’in özeleştiri taptığı dönemler de olmaktadır.

SONSÖZ

Dünyada ve Türkiye’de sayımlama kuruluşları mafyatik kapitalizme geçtiğimiz şu dönemde ‘kayıtdışı sayımlamaları’nı da raporlasa da öğrensek! Ekonomide bu kadar narkodolarlar gezerken, ülkemizde yeni nesil mafya çetelerinden söz edilirken, TÜİK’in bu konuda bizi aydınlatması gerekmez mi? Örnekse bu sektörün cirosu ne? Bu sektörde çalışanlar kaç kişi, yaş dağılımı nedir? Yoksa sayımlama kuruluşları yalnızca buzdağının üstünü mü sayarlar? Biz buzdağının altını buzdağının üstü erimeden göremeyecek miyiz? Bu konuda Arun Kumar’ın kitabını salık veriyorum.

20/10: Dünya Sayımlama (İstatistik) Günü - Resim : 6

Bir zamanlar (2005-2015) Model diye bir grup vardı, bir de şarkıları vardı: ‘Makyaj’. O şarkıdaki iki dizeyi çok severim: ‘…..Tiksindim makyajdan, aynalarımı çöpe attım / Durmadan yedim, e biraz kilo aldım!...’

Birleşmiş Milletler