22 Temmuz 2026 Çarşamba
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

AB’den medet umanlara kötü haberimiz var! Tek yön tarihin dip noktası

Şule Perinçek

Şule Perinçek

Gazete Yazarı

A+ A-

AB yancılarına kötü haber!

Almanya artık BM Güvenlik Konseyi’nde değil… 3 Haziran’da Avrupa Birliği Genel Kurulu’nun AB sandalyeleri için yaptığı gizli oylamada Portekiz 134, Avusturya 131 oy alırken, Almanya 104 oyda kaldı ve seçilemedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 15 üyeden oluşuyor. Beş daimi üye (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık) var. Diğer 10 üye de farklı dünya bölgeleri temsil etmek üzere iki yıllık dönemler için seçiliyor. BMGK üyeleri, sırayla her ay Konsey’e başkanlık ediyor.

Her dönem bölgelere göre kontenjan verilen BMGK üyeliğine seçilmek için BM Genel Kurul’da oy kullanan ülkelerin en az 3’te 2’sinin oyunu almak gerekiyor.

AB’den medet umanlara kötü haberimiz var! Tek yön tarihin dip noktası - Resim : 1

ALMANYA NEDEN EZİCİ YENİLGİ ALDI

Altı dönemdir görev yapan Almanya bu kez seçilemedi. Zimbabve, Trinidad, Tobago, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kırgızistan, Liberya, Letonya, Kolombiya ve Bahreyn iki yıl için seçilen diğer ülkeler.

G7 üyesi olan Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi. Siyasi ve ekonomik bakımdan “Avrupa kıtasının güvenlik ve ekonomik dayanağı” olarak tanımlanırdı.

Ne oldu?

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, seçilmek için yoğun bir propaganda yürütmüş, BM sistemine en büyük mali katkıyı sağlayan ülkelerden biri olduğunu, barış güçlerindeki etkin rolüne de dikkat çekmiş. Hatta Afrika devletlerine Güvenlik Konseyi’nde daha fazla söz sahibi olma taleplerine destek sözü de vermiş...

Ama ne fayda…

İRAN’IN YANINDA MISIN ABD’Yİ KINIYOR MUSUN OYLAR ONA GÖRE

Diplomatik çevreler, Almanya’nın “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukukun ihlali olarak açıkça tanımlayamamış olmasını” “eleştirel bir gözle” karşılamalarını neden olarak gösteriyorlar.

Hadi buyurun bakalım…!

ABD ve İsrail artık seçim kaybettiriyor, görüyor musunuz.

Alman Dışişleri Bakanı Teori Dergisi’ne yazsaydı belki şansı değişir miydi dersiniz.

Gerçek payı olan şakası bir yana Euronews Yayın Yönetmeni Claus Strunz, 4 Haziran’da konuya ilişkin “Yoğun bakımda olan Almanya tüm Avrupa için bir tehlike” başlıklı bir yorum yazmış.

“Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde sandalye kazanma yarışında aldığı ezici yenilgiden sonra bir şey netleşti: ülke yoğun bakımda” diyor ve devam ediyor:

“Angela Merkel’in enerji, ekonomi ve göç politikalarında yaptığı büyük hatalarla geçen 16 yılının ardından, Olaf Scholz yönetimindeki işlevsiz bir koalisyonun üç felaket yılıyla karşı karşıya kalan Friedrich Merz hükümeti, şimdi tarihi bir dip noktasına doğru sürükleniyor.

-Almanlar, uluslararası toplumun Avrupa’nın önde gelen gücü Almanya’dan ziyade Portekiz ve Avusturya gibi çok daha küçük ülkelere daha fazla güven duymasını hâlâ mantıklı kılmanın yollarını bulabilirler. Portekiz’in dünyanın dört bir yanında birçok dostu var, Afrika’da önemli bir itibara sahip ve BM Genel Sekreteri Portekizli. Ancak komşu Avusturya’nın önemli ölçüde daha fazla oy alması hem bir utanç hem de bir gerçeklik kontrolü niteliğinde.

- Almanya açıkça güveni kaybetmiş ve itibarını yitirmiştir. Siyasi olarak artık ciddiye alınmıyor. Ekonomik olarak giderek gerileyen bir güç olarak görülüyor. Övgüler artık büyük ölçüde geçmiş başarılarıyla sınırlı kalıyor, çünkü ‘Almanya’da Üretilmiştir’ giderek yüksek maliyetler ve verimsizlikle ilişkilendiriliyor. Almanya, artık var olmayan bir dünyanın müzesi ve yaşlılar evi haline geldi. Oysa Avrupa’nın geleceğini yönlendiren motor olmalıydı.”

AB’den medet umanlara kötü haberimiz var! Tek yön tarihin dip noktası - Resim : 2

GÜÇLÜ AVRUPA İÇİN GÜÇLÜ ALMANYA

Kendini “gururlu bir Alman” olarak niteleyen Strunz bu durumdan kurtulmak için dört önemli alanda yeniden yapılanmaya işaret etmiş

1-Öncelikle Almanya ekonomik rekabet gücünü yeniden kazanmalıdır. Yüksek enerji maliyetleri, aşırı bürokrasi, yavaş dijitalleşme ve yetersiz yatırım, Avrupa’nın en büyük ekonomisini zayıflatmıştır.

2-Almanya savunma kapasitesini yeniden inşa etmeli ve Avrupa’nın güvenliği için daha büyük sorumluluk üstlenmelidir. Jeopolitik gerçekler değişti. Barış ve istikrar artık garanti olarak görülemez. Avrupa’nın güvenilir bir caydırıcılığa ve stratejik kapasiteye ihtiyacı var.

Nazi Almanyası’nın Polonya’yı işgalinden tam yüz yıl sonra, 2039 yılına kadar Alman silahlı kuvvetlerinin (Bundeswehr) “Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu” haline gelmesini hedeflemenin akıllıca olup olmadığı tartışmaya açık. Yine de en azından bir plana benziyor.

3-Almanya göçü daha etkili bir şekilde yönetmelidir. İnsanlık ve düzen birbirine zıt kavramlar değildir. Sınırlarını güvence altına alamayan, yasadışı göçmenleri nadiren sınır dışı eden ve düzensiz göç üzerindeki kontrolünü kaybeden bir ülke ciddiye alınmayacaktır. Güvenli sınırlar, işleyen iltica sistemleri ve başarılı entegrasyon, toplumsal uyum ve demokratik hukukun üstünlüğüne duyulan güven için ön koşullardır.

4-Almanya bir kez daha inovasyon merkezi haline gelmelidir. Yapay zekâ, dijital altyapı, ileri üretim, bilimsel araştırma ve yeni enerji teknolojileri, gelecek nesillerin refahını belirleyecektir. Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’in gerisinde kalmaya devam edemez.

YA HEKİM OLACAKSINIZ YA MEZAR KAZICI

Strunz, Almanya ve Avrupa için hemen yarın değil, şimdi yeni bir başlangıç yapılmalı diyor. Üstelik bunu da yoğun bakımdan çıkış için bir ölüm kalım meselesi olarak görüyor. Şansölye Merz, tarih kitaplarında ya hastayı kurtaran hekim ya da mezar kazıcı olarak anılacaktır, diyor…

Görüldüğü gibi Yeni Dünya Düzeni kuruluyor.

Hemen bütün ülkeler geleceğe ilişkin tasarımlarını yapıyor.

Türkiye de bu gerçekleri görecek. Koşullar acil diye dayatıyor.

Eski dünyada kalanlardan arınacaktır.

AB’den medet umanlara kötü haberimiz var! Tek yön tarihin dip noktası - Resim : 3

Mali, Fransız diplomata 20 yıl ceza verdi

AFP Haber Ajansının adli kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Mali’de bir mahkeme, casusluk ve “devlet güvenliğini zaafa uğrattığı” suçlamasıyla Fransız Büyükelçiliğinde görevli bir yetkiliye 20 yıl hapis cezası verdi.

Bu ne cesaret diyeceksiniz…

Ama artık işler böyle…

Gerçi Fransız ajansı haberi verirken eski sömürgesi Mali’yi şöyle tanımlıyor: “Cunta lideri Assimi Goita yönetiminde, özellikle Fransa olmak üzere Batı’ya sırtını dönerek Rusya ile daha yakın ilişkiler kurmayı tercih eden ülke…”

ESKİ ÇAMLARDAN BARDAK DEĞİL UZAYA UYDULAR YAPIYORLAR

Mali bilindiği gibi komşuları Nijer ve Burkina Faso ile birlikte, emperyalizme karşı tavır alan üç Batı Afrika ülkesi. Bölgesel blok ECOWAS’tan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden (UCM) resmen ayrıldılar. Kendi aralarında güvenlik, ekonomi ve diplomatik birlikteliği hedefleyen Sahel Devletleri İttifakı’nı kurdular.

Birlikte teröre karşı mücadele ediyorlar, iletişimden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda tam bağımsızlık politikası izliyorlar, önemli altyapı projeleri yürütüyorlar…Taraflar, uydu projesinin yalnızca iletişim altyapısını güçlendirmekle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve güvenlik alanlarında da önemli katkılar sağlayacağını belirtiyorlar. Rus uzay teknolojilerinin kullanılmasıyla, kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi, yönetim kapasitesinin artırılması ve bölgesel altyapının güçlendirilmesi de amaçlanıyor.

Avrupa Birliği