ABD’nin uzak coğrafyalarda yapacak bir şeyi yok
Büyük umutlarla geldi..
Havayla tokalaşan savaş baronlarının ve Netanyahu’nun adamı olmuş Biden’dan sonra..
Bekliyorduk, küreselci değer dayatmalarına karşı geleneksel değerleri öne çıkarabilir, tek kutuplu saldırganlığa karşı çok kutuplu barış sürecini getirebilirdi.. Söylemler ve ilk başlangıç hiç fena değildi.. Demokratların büyük destek çıktığı Gazze soykırımına ve Ukrayna-Rusya savaşına son verecekti.. Zira, istenen ABD’nin o eski harikulade günlerine geri dönmesiydi..
MAGA işte bu kolektif isteğin ürünüydü..
Ancak o daha fazlasını istedi..
Bir de İsrail-İran gerginliğini tamamen kovboy tarzı bir yöntemle bitirmek istedi..
Tıpkı Venezuela’ya saldırıp Devlet Başkanı Maduro ve eşini kaçırdığında yaptığı gibi..
İran devletinin başını da birer İbrahim anlaşması gönüllüsü yaparsa adı kendi coğrafyasında tarihe yazılacaktı..
Olmadı..
HEGEMONYANIN İLLÜZYONU VE GERÇEKLER
Venezuela’da devlet başkanını bir baskınla kaçırarak gerçekleştirilen bir algı operasyonu..
İran’a ve tüm dünyaya ABD’nin karşı konulmaz askeri gücünü anlatmak..
Alt metin: Çatışmadan teslim olmanın en iyi çözüm olduğu..
Başta İran devlet yapısı olmak üzere, akla ve bilime inanan, korkuyla stratejik pozisyon almayan herkes buna güldü geçti..
Maalesef, Körfez’deki İsrail uydusu Araplar, sonradan Avrupa kulübüne girmiş Doğu Avrupalılar gibi bizim de bilimsel ve siyasal bakışı geri kalmış kamuoyumuz “ABD İran’ı da çok kısa sürede bitirir.” türküsü söyledi..
ABD adeta İkinci Vietnam’ını yaşadı.. İran’a bir adım geri attıramadan asker, teçhizat ve büyük ekonomik kayıplarla anlaşmaya razı oldu..
Bunun iç hesaplaşmasını kendi aralarında yaparlar.. Faturayı savaş lobilerine çıkarırlar..
Ancak Trump için gerçek bir fırsat doğdu.. Savaşın gerçekte ne olduğunu gösterdi..
MAGA’cıları üzme ve hatta kaybetme pahasına savaş baronları ve İsrail lobisinin isteğini yapınca neler yaşanabileceğini kendisi de gördü..
TEK KUTUPLULUK BİR İDEOLOJİ VE ÜRETİM ŞEKLİDİR
Bu durum ABD tarihinde ilk kez mi yaşandı?
Hayır..
Vietnam kayıpları sonrası endüstriye dönen Fordizm ile dünyanın üretim devi olan ABD 1990’lar sonrası tek kutuplu Dünya ile bundan uzaklaşmış, sürekli savaş arayan, savaş makineleri üreten, silah ve kamuoyu araçları ile hegemonya kurmaya çalışan bir yapı haline dönüşmüştü..
Tek kutuplu dünyanın ideolojisi ve üretim şekli bir uluslararası ilişkiler ve siyaset modelinden çok öte bir durumdur.. Sadece ABD değil, onunla hareket eden bütün ortaklarını ve müttefiklerini etkileyen bir üretim şekli..
Sosyal entropi, her bir sosyal kurumun ekonomik pazar ürününe dönüşmesi, değerlerin ve kamu hizmetlerinin tek bir merkezden ve pazar odaklı olarak yeniden üretilmesi sonucu ortaya çıkan bir yapı..
Bu yapı, pazar odaklı bir ekonomik karşılık üretmeyen geleneksel, kültürel, kamucu her nesneyi, her süreci kibirle tanımlar ve hatta aşağılar..
Burada uzun uzun anlatmaya gerek olmayan bu sürecin adı liberalizmdir..
Tek kutupluluk sosyal gelişmişliği ve modernizasyonu liberalizm ile eşitler..
İşte tek kutuplu dünyanın ideolojisi ve üretim şekli budur..
ABD’NİN YAPMASI GEREKEN
ABD’nin ivedilikle MAGA düşüncesi önderliğinde geleneksel ve kültürel değerlerine sahip çıkması, yeniden ABD’yi kendi anayasal düzenine döndürmesi gerekir..
ABD yönetimi bunu Amerikan ulusuna borçludur..
Bertrand Russell’in, Amerikan puritenizminin özgürlük anlayışı olarak tanımladığı “benim istediğim ve onayladığım her şeyi söylemekte özgürsün” yaklaşımından “benim sevdiğimin işlediği en ağır suçları görmezden geleceksin, bunları ağzına bile almayacak şekilde her şeyi söylemekte özgürsün” anlayışı ABD Anayasası’na, Amerikan devriminin özüne de aykırıdır..
Russell bu özgürlükler için gelmemiş miydi ABD’ye? Bir seminerde bireysel cinselliğin sosyal rolü üzerine söyledikleri geleneksel aile yapısı ile çelişince “ders vermesin ama üniversitede kalsın” denmemiş miydi?
Russsell’ın bütün sosyal yapıyı dilim dilim eleştirmesine izin verilmemiş miydi?
Bugün geldiğimiz nokta içler acısı..
Antisemitizm yasaları ileri sürülerek kendi halkının bile sevmediği İsrail hükumetine arka çıkmak için eleştirileri bastırmak, akademisyenleri okuldan, askerleri ordudan atmak ve bunu kongre gibi yerlerde dile getiren protestocuları emekli subayları, savaş gazilerini ters kelepçe ile götürmek..
Bütün bunlar gibi İsrail hükumetini eleştirdi diye TBMM önceki dönem milletvekillerimizden Mehmet Metiner’e vize vermemek..
Bunların tamamı ABD Anayasasının ifade özgürlüğünü güvence altına alan hükümlerine açıkça aykırıdır..
İşte bu nokta bence MAGA için iyi bir başlangıç noktası..
Çok kutupluluk gerçeğinde varlığını sürdürmeye devam edecek olan ABD için tek şans MAGA’ya dönmektir..
Kaçaznuni yaşıyor olsaydı muhtemelen şunu söylerdi: ABD’nin uzak coğrafyalarda yapacak bir şeyi yok..