16 Temmuz 2026 Perşembe
İstanbul 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Anılardaki NATO

Cengiz Çakır

Cengiz Çakır

Gazete Yazarı

A+ A-

1955-56 öğretim yılında Denizli Lisesi’nde ortaokul ikinci sınıf öğrencisiydim. Bir blokta Tiyatro, Kooperatifçilik, Kızılay, Yeşilay Kolu gibi eğitsel kolların etkinliklerini gösteren panolar vardı. İngilizce öğretmenimiz Muammer Ok tarafından yönetilen English Club diye bir başlık dikkatimi çekmişti.

O köşede çoğu İngilizce kocaman posterlerde Birleşmiş Milletler Teşkilatı, NATO, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi konulara yer verilirdi. Birleşmiş Milletler Teşkilatı 24 Ekim 1945’te kurulmuş. BM Uluslararası Çocuk Fonu (UNICEF) için para toplanıyordu.

NATO’YA GİRİŞ

NATO’nun 4 Nisan 1949 kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün kısaltması olduğunu öğrendik. Türkiye, bu teşkilata üye olmak istemiş fakat kabul edilmemiştir. İskenderun Limanı’ndan kalkan beş gemi ile beş binden fazla asker Kore’ye gitmiştir. Birinci Türk Tugayına North Star kod adı verilmiştir.

Kore’deki Kunuri Savaşı bize zafer diye anlatıldı. 300 bin kişilik Kuzey Kore ordusunun kuşattığı Amerikan ordusunu korurken 767 Türk askeri şehit olmuştur. Kahraman Türk askerine övgüler dizilmiş, nişanlar verilmiştir. Kan ve can feda eden Türkiye, NATO’ya kabul edilmiştir. Başrollerinde Ayhan Işık ve Nurhan Nur’un oynadığı Şimal Yıldızı filminde kahramanları alkışladık. Filme birliğimizin kod adı verilmiş.

ATOM BOMBASI

Posterlerde on yıl önce atılmış atom bombasının mantar şeklindeki duman bulutu görülüyordu. Bir kaplumbağa figürü kullanılarak atom saldırısından korunma şekli anlatılmıştı. ABD’nin elindeki atom bombasının korkunç olduğu fikri beynimize işleniyordu.

Daha sonra Muammer Ok öğretmenimiz, ABD’ye gitti. Dönüşte İngilizceyi öğrenmemize yardımcı oldu. İngilizce fen kitaplarından pasajlar aktararak terimleri ve telaffuzlarını öğretti. Demokrat Parti baskısının iyice arttığı 1959-60 döneminde Atatürk’ün Gençliğe Seslenişi ve İstiklâl Marşı’nın İngilizce çevirilerini kullanarak gençliğe görevini hatırlattığını da belirtmekte fayda var.

AFS

Seçme lise öğrencilerini Amerika’ya gönderen AFS programıyla bazı arkadaşlarımız gidip geldiler. İngilizcem iyi olduğu için ben de seçme mülakatına katıldım. İstediğim bir konuda konuşmamı istediler. Ben de güncel olan Küba meselesi ve Fidel Castro’dan söz ettim. Doğal olarak elendim. Sonra Muammer Ok öğretmenimiz terfi ederek İzmir’deki Maarif Kolejine müdür olmuştur.

HER YERDE

İzmir’de üniversite öğrenimine başlayınca Kordon’daki NATO Karargâhını, Çiğli Hava Üssünü, Tuslog’u, Türk Amerikan Derneği ve Amerikan Kütüphanesini, PX denen mağazaları, Buca’da Kızılçullu Köy Enstitüsü ve Bornova Patterson Köşkündeki komuta merkezlerini, golf sahasını görünce NATO ile ne kadar iç içe olduğumuzu anladık.

Amerikalıların giderken geride bıraktığı mavi boyalı servis otobüsleri üniversiteye verilmişti. Pencerelerde İngilizce olarak “Silahları pencereden dışarı uzatmayın” yazılıydı. İzmir’de Coca Cola fabrikası kuruldu. Yerli marka Sunal Kokteyl yok oldu.

KIBRIS

O arada “Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır”, “Ya Taksim, ya ölüm” sloganları atılan mitingler yaptık. İstanbul’da “6. Filo Defol” diyerek Conileri denize atan gençlik de eylemdeydi.

Filmlerde gördüğümüz sevimli Amerika’nın çirkin yüzü ortaya çıkmıştı.

1963’te Kıbrıs karışınca uçaklarımız bombalarla müdahale etmişti. Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel şehit olmuştu. NATO’nun verdiği silahları kendi amaçlarınız için kullanamazsınız, diyen utanç verici Johnson mektubu gündeme gelmiş, Başbakan İsmet İnönü “Yepyeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır.” demişti. 1967’de Kıbrıs’a çıkartma yapmak üzere gemilere bindirilen askerler, elimizde uygun çıkarma araçları olmadığından Akdeniz’de bir tur atıp geri gelmişlerdi.

Yerli yapım çıkarma tekneleriyle 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtına katılmak üzere mermi yüklü araçlar ve takımımla Girne’ye çıktım. Vukuatsız olarak geri döndük. Sonrasında silah ambargosu, darbeler, aydınların katli, gençliğin birbirine kırdırılması, ASALA, PKK terörü... Yani NATO gibi dostumuz varken düşmana gerek yok.

İşte o savaşta 41 subay, 25 astsubay, 826 er olmak üzere 892 askerimiz şehit oldu ve onlar Pusan Şehitliği’nde yatıyor. Ruhları şad olsun.

NATO Denizli Birleşmiş Milletler