Araştırma koşulları (3)
Aynı başlığı taşıyan ilk yazıda araştırma verilerinin basit hesap makineleri ile elde edilişi, ikincisinde bilgisayara geçiş konusu ele alındı. Yaklaşık 30 saat süren bir kurstan sonra, kalanını kendi çabamla, deyim yerindeyse bilgisayarla didişerek öğrendim.
ZAHMETLİ SÜREÇ
Kart destelerini bisikletimin selesinde taşıyarak 1,5 kilometre uzaktaki merkeze gidiyordum. Kodlama formlarına elle yazılan program ve rakamsal veriler kart delgi makinesi operatörleri tarafından delikli kartlara aktarılıyordu. Desteyi sistem operatörüne teslim edip, yazıcıdan çıkan sonucu ertesi gün öğleden sonra alıyorduk.
Elekronik beynin, elekronik olduğunu ama beyni olmadığını tecrübeyle öğrendim. 0 ve 1’den başka rakam, toplama ve çıkarmadan başka işlem bilmeyen, ama emirlere harfiyen itaat eden, çok hızlı bir sistem. Programda bir virgül eksik olsa kabul etmez, verilerde hata olursa bir hata mesajı yazıp durur.
Programda hata varsa ancak ertesi günü haberdar oluyorsunuz, hatayı düzeltmek için uykusuz bir gece ve ertesi günü hatalı kartların yeniden delinmesi sisteme verilip tekrar sonucu bekleyeceksiniz. Hata demek zaman kaybı demek, bunun için çok dikkatli olmak zorundayız. Kartlar ve yazıcıda kullanılan kâğıtlar pahalı.
KOMİK BİR HATA
Makine programı kabul etti, ama verileri okurken bir yerde hata mesajı veriyor. Kartı alıp kodlama formu ile karşılaştırıyorum, hata gözükmüyor. Deli olacağım tekrar bakıyorum hata yok, rakam beklenen yerde alfanümerik karakter var diyor. En üst satırda hiç harf gözükmüyor, hepsi rakam. Nasıl olduysa kartı incelerken arkadan vuran bir ışık dikkatimi çekti. Kartta güve denilen böceğin açtığı bir delik daha varmış. Aynı sütunda 3 delik olursa makine onu harf olarak algılıyor. Delgi makinesinde kartı kopyalayınca program çalıştı ve rahatladım.
ASKERLİK SONRASI
Otuz yaşında, üç çocuk babası iken askere gittim. Ulaştırma okulu, asteğmenlik, Dörtyol... Tam terhis olacakken 52 yıl savaşa girmemiş ordumuz savaşa girdi. Kıbrıs Barış Harekâtı çıktı. Teğmenliğe terfi ettirildim. İkinci harekata katıldım. Kasabamızdaki bir terzinin oğlu olan astsubay çavuş Kıbrıs’ta şehit olmuştu. Astsubay ile Asteğmen karıştırıldığı için benim öldüğüm söylentisi yayılmış. Babamla eşim Mersin’e gelip birliğe sormuşlar. O sıra ben Kıbrıs’ta olduğum için görüşemedik. Nihayet terhis olup tekrar göreve atandım. Bilimsel konulara yoğunlaşmak biraz zaman aldı.
YENİLİKLER
Çok daha hızlı ve kapasiteli bir bilgisayar alınmıştı. Merkez binada çalışan uzmanların hepsinin önünde birer monitör vardı. Doğrudan klavyeden talimat yazıp, gidişatı ve sonucu anlık olarak görüyorlardı. Yerleşkenin uzak kısımlarına terminaller konuldu. Tarım Makineleri Bölümünün hangarındaki kablolu terminalden sisteme bağlanabiliyorduk. Manyetik teyp, disk, hızlı yazıcı.
“Urfa Toprak Reformu Bölgesinde Optimum Ürün Deseninin Belirlenmesi Projesi” tamamen elimden geçti. Fen Fakültesi kitaplığında eşelenerek öğrendiğim determinantlar ve Kramer yöntemi ile ikinci derece denklem çözümü yapan programı yazdım ve sınadım. Bu programı kullanarak fakültede yapılmış gübreleme, sulama, yemleme gibi girdi kullanımıyla ilgili araştırmaların ekonomik analizini yaptım.
Program planlama, doğrusal programlama, Monte-Karlo simülasyonu gibi planlama yöntemlerini kullanmaya başladık. Karma yemlerde maliyet minimizasyonu ile ilgili tezi hazırlayıp 1978 sonunda doçent oldum. Literatür taramak da müşküldü. Tezimle ilgili önemli bir makalenin fotokopisini 2,5 ayda ancak edinebilmiştim.
“Bilgisayar programlama” zorunlu ders oldu, bu dersi vermekle görevlendirildim. Öğrenmenin en iyi yolu öğretmektir. Sinclair denen oyuncak tipi bir aygıtı, siyah beyaz küçük bir televizyona bağlayıp sınıfta programlama anlattım. Müze gezer gibi öğrencilere merkezi sistemi gösterdim.
ANILAR
Bu dersi alan öğrencilerden bilgisayar onarımı yaparak hayatını kazananlar var. Tarım fuarında karşılaşınca beni tanıyıp, teşekkür edenler oldu. Birçok öğrencim, “Hocam bize bilgisayar dersi vermiştiniz iş hayatında çok faydalandık” dediler. Elbette kendi çaba ve yetenekleriyle başardılar. Benim katkım ateşi başlatan kıvılcım kadar olabildiyse ne mutlu. Şimdi teknik konuları ben onlara ve torunlarıma soruyorum.
BÖLÜMLERE BİLGİSAYAR
Bölümlere masaüstü bilgisayar verildi. Harika bir kolaylık. Ancak yöneticiler bilgisayarları çok değerli ve kırılgan sanıyordu. İyice muhafaza altına alıp, erişime izin vermiyorlardı. Birçok bilgisayar doğu dürüst kullanılmadan demode oldu. Kullanmadan öğrenilmez ki…
DEVAM EDECEK