14 Ocak 2026 Çarşamba
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Asgari ücret ne kadar olmalı?

Hakan Topkurulu

Hakan Topkurulu

Gazete Yazarı

A+ A-

Türkiye, cuma günü yapılan birinci asgari ücret toplantısına odaklandı. 2025 yılında asgari ücret 22 bin 104 TL. Yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30 zam yapılırsa devlete ne kadar maliyeti olur, işveren bu ücreti karşılayabilir mi? Bitmeyen, sonu gelmeyen tartışmalar.

Türkiye’nin çalışan nüfusunun yarısından fazlasının aldığı asgari ücret ne kadar artırılırsa çalışanı tatmin eder? Her yıl başına doğru ve haziran ayında bu konu sürekli aynı cümlelerle konuşulur. Ve hiçbir zaman herkesi memnun eden bir çözüm bulunmaz.

Tekstil ve hazır giyim sektörü Mısır’a gider; şimdilik yaklaşık 100 bin çalışan işsiz kalır ve işten çıkarmalar artarak devam eder. Tersaneler Bulgaristan’a, Romanya’ya kayar vb.

Bunlar çözüm olmuyor. Asgari ücrete iki kat zam yapsanız da çözüm olmuyor. Sistem bir yerinden hava kaçırıyor. Toplum, bırakın mutlu olmayı, giderek daha fazla tedirgin oluyor.

Kimse ne aldığından memnun oluyor ne de verdiğinden medet umuyor.

Asgari ücret ne kadar olmalı? - Resim : 1

NE YAPMALI?

Bakış açımızı ve algımızı değiştirmeliyiz. Neoliberal ideolojinin ‘orta gelir tuzağı’ adında bir teorisi vardır. Gelişmekte olan ülkeler gelirlerini bir yere kadar artırırlar ama ondan sonra o seviyede takılır ve sonrasında yaşadıkları bir kriz ile tekrar başa dönerler.

Biz de bu krizleri biliyoruz. Çok derin iki tane yaşadık. Ayrıca daha ufak ve çok derin olmayan bir iki tane de küçük kriz atlattık. Ama hep aynı sonuç: ‘Acı reçete alacaksınız!’ denir. Peki bu işten tamamen kurtulmak için ne yapmalı? Orta gelir tuzağından bir kez nasıl çıkmalı ve artık geri dönme riski olmaksızın yoksulluk ve fakirlikten ebediyen nasıl kurtulmalıyız?

Önce biraz rakam paylaşayım.
Sanayileşmiş ve kalkınmış ülke sınıfından Almanya’nın istihdam verilerine bakalım. Almanya ile nüfusumuz çok yakın; her iki ülkede de nüfus Almanya’da 84 milyon, Türkiye’de 86 milyon civarında.

Türkiye’nin istihdam oranı, yani çalışabilir yaşta olan nüfusun yüzde 49’u çalışıyor. Tablodaki 2025 Ekim ayı verilerine göre 15 yaş üstü nüfus 66 milyon 543 bin kişi. Bu nüfusun iş bulup çalışabilen toplamı ise 32 milyon 772 bin kişi.

Yani çalışan bir kişi, toplam nüfusa baktığımızda kendisi de dahil 2,7 kişiye bakmak zorunda. Şimdi Almanya rakamlarına göz atalım.
Alman istatistik verilerine göre istihdam edilen nüfus 46 milyon ve istihdam oranı yüzde 77,5. Almanya’nın 2025 yılı toplam nüfusu 84 milyon kişi.

Almanya’da her çalışan, kendisi de dahil 1,8 kişiye bakmak zorunda. Bizde bu oran neredeyse Almanya’nın iki katı.

Çok fazla uzatarak anlatmaya gerek yok. Kalkınmış bir ülke olabilmek, asgari ücreti her altı ayda bir tartışmamak ve orta gelir tuzağından çıkmak için yapmamız gerekenler ve formül açıktır:
Tasarruf, yatırım, üretim, istihdam ve adil gelir dağılımı. Formül budur.

Bugün yüzde 30’larda olan tasarruf oranımızı yüzde 40–45 seviyesine çekmek zorundayız. Yapılan bu tasarrufu yatırıma dönüştürmek ve sadakaya veya asgari ücrete mahkûm bir toplum yerine, geleceğe güvenle bakan, ayakları yere basan bağımsız bir Türkiye kurmak zorundayız.

Bunun adı ise Üretim Devrimi. Bu devrimi yapacak güç, Üreticilerin Millî Hükûmeti. Artık ufukta görünüyor.

asgari ücret