Asıl mesele nedir?
Ülkemizde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, engelli bireylere hizmet vermektedir. Bu hizmetler dahilinde kıymetli gazilerimiz de yer almaktadır.
Biz engelli birey ve ailelerin sorunları, her yıl katlanarak çığ gibi önümüze gelmektedir. Her geçen yıl, bir önceki yılı maalesef aratır oldu. Yapılan yeni düzenleme ve yasalar ile daha iyi hizmet veya daha iyisini yaptık/yapıyoruz denilerek, daha fazla daraltmalar/kısıtlamalar ile karşı karşıya kalıyor, her gün yeni bir değişiklik ile uyanıyor ve güne başlıyoruz.
Engelli hakları her geçen gün eriyor. Raporlarda, maaşlarda, otomobillerde, okullarda vb... Açıkçası her alanda daha iyi olacağımızı ve düzeleceğimizi umut ettikçe maalesef umutlarımızı kaybediyoruz.
Bu hak kayıplarını etkileyen en önemli unsurlarından biri, yetkili (danışman, bürokrat, müdür…) olan kişilerin maalesef liyakat sahibi olmamasından kaynaklanmaktadır.
Engelliler yıllardır bas bas bağırıyor ve her toplantıda ya da çalıştayda, söz imkânı sağlandığında, engelli sorunlarını engelli bireylere danışarak yanlarında çalışanlar (ekip/danışman/başkan yardımcısı) olması gerektiğini söylemektediler.
Bu sayede sorunların temeline inip en kısa sürede çözüme ulaşılacağı ortaya konulmaktadır. Neden duymamazlıktan ve görmemezlikten geliniyor? Her şeyin en iyisini ve en doğrusunu bilen siz yöneticiler misiniz? Hiçbir insan her şeyin en iyisini ve en doğrusun bilemez. Bunu bildiğini iddia eden kişiler, gün gelir bu kibrine yenik düşmeye mahkûmdur.
Asıl mesele engellileri muasır medeniyetler seviyesine getirip hizmet etmek mi yoksa toplum içinde yaşamaya ve tek başlarına ayakta durma mücadelesi veren engelli bireyleri evlere mahkûm etmek mi?
20 YILDIR YOL ALAMADIK
Amacımız ve isteğimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değildir. 20 senede maalesef çok yol alamadık. Anlaşılır bir örnek vermek gerekirse; 2026 yılında yüzde 40-69 engelli oranına sahip bireylerin aldığı aylık 5 bin 793 lira, yüzde 70 ve üzeri oranda olan engellilerin maaşı 8 bin 689 liradır. Para miktarları üzerinden konuşmak bile insan onuruna ve gururuna dokunmuyor mu? Engellilerin dile getiremediği sözcüklerin, sesli haykırışlarda değil de içlerinden sessiz olarak neler geçirdiğini anlamakta, hissetmekte ve bilmekteyim.
BAKANIN AÇIKLAMALARI

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2 Ağustos 2026 Pazar günü Kocaeli Aytepe Diriliş Kampı’nda üçüncüsü düzenlenen “İnsan Hakları Eğitim Kampı”nı ziyaret ettiği sırada basın açıklaması yaptı. Şehit yakınları ile gazilerin haklarının yeniden düzenlenmesi ve iyileştirilmesiyle ilgili kanun teklifine ilişkin, “Grubumuz çalışmalarını tamamladı. Bu hafta içinde inşallah AK Parti grubumuz, Milliyetçi Hareket Partisi ile Meclis Başkanlığına sunacak. Bu hafta inşallah görüşülmesini bekliyoruz. Ben şimdiden şehit ailelerimize ve gazilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Göktaş, gençlerde en çok aradıkları özelliğin vicdan olduğunu dile getirerek, “Vicdanını ve pusulasını kaybetmeyen gençler... Adaleti, insan hakkını ve adaletsizlik nerede olursa olsun sesini yükseltebilen gençler...” ifadesini kullandı. Bakanımızın bu güzel sözüne ve düşüncesine katılmamak mümkün değil, gençlerimiz geleceğimizin yapı taşlarıdır ve temelini oluşturur. Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü hemen akıllarımıza geliyor: “Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez.”
Programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Göktaş’a kanun teklifinin sorulması üzerine, şehit yakınları ve gazilerin, milletin kendilerine emaneti olduğunu ifade etti. Bakan Göktaş, 2013 yılında çok kapsamlı bir düzenlemenin hayata geçirildiğini belirterek şöyle devam etti:
“Son 2 yıldır TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Hulusi Akar başkanlığında, bakanlığımızın koordinasyonunda pek çok kurumla istişareler düzenliyorduk. Özellikle şehit hakları ve gazilerimize yönelik uzun zamandır istişare mekanizması yürütüyorduk. Çalışma tamamlandıktan sonra AK Parti grubumuzun Milliyetçi Hareket Partimiz ile ortak kanun teklifine dönüştü. 12 maddelik değil bu, çok daha kapsamlı.”
BAKANA ZİYARET ÇAĞRISI
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, 13 Temmuz 2026’da Ankara Güvenpark’ta hak arayışına başlamış ve devamında açlık eylemi ile sürdürdükleri bu onurlu mücadelede, gazilerimizi parkta ziyaret ederek, bire bir onların sorunlarını dinlese güzel olmaz mı? Ve acil olarak istekler yerine getirilse….