Asya’da ABD hegemonyasının sonu

Ali Rıza Taşdelen

Ali Rıza Taşdelen

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Afganistan’da Taliban’ın ABD’ye karşı Bağımsızlık savaşını başarıya ulaştırması ve ABD’nin apar topar kaçması, ulusal ve uluslararası kamuoyunda gündemin ilk sıradaki yerini koruyor.

ABD ve Avrupa Birliği yenilgiyi kabul ettiler ve durumu kurtarmanın peşindeler. ABD de dahil tüm Batı Taliban ile nasıl ilişki kurarımın telaşına düşerken bizim papyonlu, kravatlı “Atatürkçülerimiz” ve Biden Tayfası ABD’nin bu yenilgisini örtmek için Taliban’ın sakalıyla, şalvarıyla, yobazlığıyla uğraşmaya devam ediyor.

Emperyalizmin tehdidi altındaki mazlum ülkelerde Sosyal Demokratlar, Amerikancı milliyetçi ve muhafazakârlar daima emperyalizmin işbirlikçisi olmuştur. Bunlar artık bilinen gerçeklerdir. Ülkemiz açısından Rand Corporation Raporu ve Biden’ın açıklamaları ortadadır: yukarıda saydığım güçlere dayanarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı devirmek, ülkede kargaşa çıkarmak, ekonomimizi çökertmek gibi. Sosyal medyada Amerika ve FETÖ kaynaklı kara propagandanın gönüllü askeri olan Biden Tayfası bu doğrultuda paylaşımlara devam ediyor.

Yazımın konusu; Atlantik güçlerinin Afganistan’daki son gelişmelerle ilgili tavrını yazmaktı ama beynini Amerika’ya kiralamış ve Türkiye’den kopmuş bu zavallılara değinmeden edemedim. Konumuza dönelim.

BOP VE HAÇLI SEFERİ

Tartışmalı 11 Eylül 2001 İkiz Kulelere saldırı sonrası “Bush Doktrini” ile Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’un ilk nüveleri ilan edildi. Bu proje ile “küresel terörizme” karşı haçlı seferi ilan eden ABD, içinde Türkiye’nin de olduğu Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin Fas’tan Afganistan’a kadar 22 Müslüman ülkenin demokrasi ve özgürlükler aldatmacasıyla haritalarını yeniden şekillendirmeyi öngörüyordu. ABD’nin BOP macerası 2001’de Afganistan’ı işgalle başladı, ardından 2003’de Irak’ı işgal ettiler ve 2006’da Saddam Hüseyin’i katlettiler. 2010’da başlayan “Arap Baharı” sürecinde Tunus, Libya, Mısır ve Suriye başını ABD’nin çektiği emperyalist kampın saldırısına uğradı. Libya’da Kaddafi hunharca katledildi. Mısır ve Tunus’ta İhvancılar iktidara getirildi.

Bugün gelinen aşamada ABD ve müttefikleri bu ülkelerde yenildiler. Kuzey Afrika ve Batılıların Ortadoğu dediği Batı Asya’da perişan oldular. Afganistan yenilgisi bölgede ABD hegemonyasına son noktayı koydu.

Batı dünyası ABD’nin Afganistan’dan kaçışını şaşkınlıkla izledi ve zaten dağılmanın eşiğine gelen NATO içinde birbirlerine düştüler. Afganistan yenilgisini kabul ettiler ve bugün Taliban ile nasıl ilişki kuracaklarının yolunu arıyorlar.

KAYBEDEN ABD’NİN SİLAHLARINA TALİBAN EL KOYDU

ABD ve NATO güçleri 2001’de Afganistan’ı işgal etti ve 20 yıl kaldı. Bu işgali sürdürmek için kukla bir hükümet ve Biden’a göre 300 bin kişilik işbirlikçi bir ordu kurdu, eğitti ve donattı. Bu ordu Taliban güçlerinin ilerlemesiyle 10 gün içinde kâğıttan bir şato gibi çöktü.

Amerikan kanalı ABC’ ye konuşan ABD Başkanı Joe Biden "Eğittiğimiz 300 bin Afgan askerlerinin önemli ölçüde çöktüğünü, ekipmanlarını bırakıp gittiğini" kabul etti. Biden'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise "Taliban bu silahları bize geri vermeyecek " açıklamasında bulundu.

KONUŞTUKÇA BATIYORLAR

Le Figaro gazetesinden Renaud Girard, ABD yöneticilerinin konuştukça battıklarını yazdı: “

Biden ve Blinken, bir müttefiki aceleyle terk etmelerini haklı çıkarmak için medyada ne kadar çok konuşurlarsa, o kadar batarlar, kendileriyle o kadar alay ederler, Amerikan utancını o kadar çok vurgularlar. Çünkü tarih, 15 Ağustos 2021 tarihini ve Kabil'in Taliban tarafından ele geçirilmesini ABD'nin 21. yüzyıldaki ilk büyük jeopolitik başarısızlığı olarak hatırlayacaktır.”

AVRUPA TALİBAN İLE GÖRÜŞMEKTEN YANA

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell, “Taliban savaşı kazandı. Dolayısıyla, insani bir felaketten kaçınmak için gerektiği kadar hızlı bir diyaloga girmek için onlarla konuşmamız gerekecek.” dedi.

Fransa ve Almanya gibi AB’nin motor ülkeleri Rusya ve Çin gibi “kapsayıcı”, “ülkenin en geniş güçlerini birleştiren” bir hükümetin kurulmasından yana. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian yaptığı açıklamada, “Taliban'ın değiştiğini gösteren gerçekten kapsayıcı ve temsili bir hükümete ihtiyacımız var.” dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, “onlar şimdi iktidarda, bu gerçekle yüzleşmek zorundayız” açıklamasında bulundu. Almanya Başbakanı Merkel de Taliban ile “müzakerelerden yana” olduğunu açıkladı. Bavyera'daki Hıristiyan Sosyal Birliği Başkanı Markus Söder “Bu, Batı'nın en büyük siyasi yenilgisidir" değerlendirmesinde bulundu.

AVRASYA GÜÇLENECEK

ABD’nin Afganistan işgali Asya’nın kalbine saplanmış bir bıçak gibiydi, sökülüp atıldı. ABD, Ne Batı Asya’da ne Orta Asya’da daha doğrusu Avrasya’daki hareket alanı sona erdi. Afganistan Asya’nın önemli bir parçası olarak başta Çin, Rusya, Pakistan, İran ve Türk Dünyasıyla bütünleşerek 40 yıllık savaş cenderesinden kurtulacak.

ABD’nin bu yenilgisiyle NATO’nun varlığı sorgulanmaya başlanacak. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ABD’den uzaklaşarak Asya’nın önemini daha da kavrayacak ve Avrasya güçlenecek. Türkiye de bu yeni uygarlığın öncü ülkelerinden biri olarak Atlantik’e elveda diyecek.