17 Temmuz 2026 Cuma
İstanbul 31°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Bağırsaklar neden ikinci beyin?

Prof. Dr. Aslı A. Mutlu

Prof. Dr. Aslı A. Mutlu

Gazete Yazarı

A+ A-

Bir duygunun, düşüncenin ya da bilginin paylaşımı; paylaşıldıkça çoğalması, çoğaldıkça güçlenmesi, insanın en önemli var olma sebeplerinden biri olan iletişimin temelidir. Bizler iletişimin gücünü dış dünyamız ile olan bağlarımız aracılığıyla deneyimliyor olsak da aslında iletişim önce insanın içinde başlıyor. Hücrelerimiz birbiriyle konuşuyor, birbirlerini anlamaya çalışıyor ve hatta koşullar iyiye gitmediğinde tartışabiliyorlar.

Bağırsaklar neden ikinci beyin? - Resim : 1

ÇİFT YÖNLÜ BİR HAT

Yirminci yüzyılın sonlarında bu iletişimi çok daha yoğun yaşadığı tespit edilen iki dokumuz olduğu anlaşıldı. Bu iki dokunun arasındaki iletişim o kadar güçlüydü ki insan vücudunda aralarında epey mesafe olmasına ve birbirlerine hiç temas etmemelerine rağmen “vagus sinir” ağı ile kurulan çift yönlü bir hat aracılığıyla konuşmalarını ve tartışmalarını gerçekleştirebiliyorlardı. Stresimiz arttığında karnımızın ağrıması, heyecanlandığımızda midemizin bulanması ya da sindirim sistemimiz ile ilgili yaşadığımız rahatsızlıkların ruh halimizi etkilemesi... Bunlar tesadüf değildi ve bugün sağlık bilimlerinin en hızlı büyüyen araştırma konularından biri olan “İkinci beyin bağırsaklarımız” konusunun gelişerek, dışarıdan birbirlerinden oldukça farklı görünen ama özünde çok ortak noktaları olan bağırsak ve beyin dokularının sessiz ama derin etkileşimini anlamamıza yardımcı oldu.

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNDEN BAĞIMSIZ

Tıpkı beyin gibi milyonlarca sinir hücresine sahip olan bağırsaklarımız, sindirim hareketlerini, enzimleri ve kan akışını merkezi sinir sisteminden bağımsız olarak düzenleyebildikleri için bu ilgi çekici metafora layık görüldü. Son yıllarda ise konunun kanıta dayalı veriler ile desteklenmesi neticesinde beyinle sürekli iletişim halinde bulunan bağırsakların mutluluk hormonlarını ürettiği, ana rahminde bu iki dokunun temellerini atan hücrelerin aynı kökten geldiği ve her ikisinin de bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasında önemli başrol oyuncuları oldukları anlaşıldı. Yine, ikisinin de dış dünyadan gelebilecek bir takım zararlı moleküllere karşı kolay kolay geçilemeyen bir bariyere sahip olmaları ise sanki duygu durumumuz ve sağlığımızın korunmasında ne kadar hassas olduklarının yapısal bir göstergesi.

SOHBET Mİ TARTIŞMA MI!

Peki beslenme bu çift yönlü iletişimin neresindedir? Deyim yerindeyse tam ortasında... Çünkü bu iletişimin yönetiminde bizi biz yapan, içimizde bizimle, özellikle sindirim sistemimizde bizden birileri olarak hayatına devam eden, hücre sayıları bizim kendi hücre sayımızdan on kat daha fazla olan bir mikroorganizma ekosisteminin, yani mikrobiyotanın, belirleyici bir etkiye sahip olduğunu biliyoruz. Beslenmemiz, bu ekosistemin düzenini, daha açıklayıcı bir ifadeyle iyi mikroorganizmalar-kötü mikroorganizmalar dengesini, dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günden itibaren şekillendirmeye başlıyor. Yediklerimiz yalnızca bağırsaklarımızı değil, bağırsaklarımız aracılığıyla beynimizi de etkiliyor. Ve bu iletişim ağında yaşam boyu beslenme tarzımız ile şekillenen bağırsak bakterilerimiz konuşmanın hoş bir sohbete mi ya da tatsız bir tartışmaya mı dönüşeceğine karar veriyor.

Konu uzun...

Bağırsak-beyin aksı, mikrobiyota ve beslenme başlığını bir diziye dönüştürelim, önümüzdeki birkaç hafta her yönüyle değerlendirelim.

Haftaya görüşmek dileğiyle!

Bağırsak Beyin