08 Ağustos 2026 Cumartesi
İstanbul 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Baklagiller ve Mersin toplantısı

Melih Baş

Melih Baş

Gazete Yazarı

A+ A-

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliği ile Mersin’deki toplantıya Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan bakliyat sektörü temsilcileri ile uzmanlar katıldı. Toplantıda Türkiye’nin yalnızca yerli ürünleriyle bakliyat iç ve dış ticaretinde etken bir oyuncu olmayıp, özellikle Kanada, Rusya, Kazakistan ve Avustralya gibi ülkelerden DİR kapsamında dışalım yapıp ürünleri dışa sattığı belirtildi. Ülkemizle bu ülkeler arasındaki bakliyat iş birliği ve ticaretinin önemine de değinilerek, Kazakistan’ın “mercimek kuşağı” modelinin örnek alınması gerektiği vurgulandı.

Bu ülkelerle Türkiye arasında üretim, Ar-Ge ve tohumculuk başta olmak üzere farklı alanlardaki işbirliği olanakları konuşuldu.

Artan nüfusun sağlıklı ve denkser biçimde beslenebilmesi için toprak verimliliğinin artırılmasında bakliyat üretiminin önemi ve kuru baklagillerin biyoçeşitliliğe katkısı vurgulandı.

Baklagiller konusuna kısaca bakalım.

TEK SAĞLIK KAVRAMI AÇISINDAN BAKLAGİLLER

Baklagillerin tek sağlık kavramına uygun (insan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı) bir tür olduğunun altını çizelim. Bakliyatların diğer tarımsal ürünlere göreli az su tüketimi yapması ve hayvansal besinlere göre karbon ayakizinin düşük olması bir yana toprak verimliliğini artırması da (havadaki azotu bağlayarak toprağın besin değerini artırma yoluyla) cabasıdır. Baklagillerin insan sağlığı açısından protein kaynağı olması, kalp sağlığını desteklemesi, kan şekerini düzenlemesi, sindirim sistemini desteklemesi gibi işlevleri yaygınca bilinen işlevlerdendir.

Baklagiller, hem besin hem de yem olarak yetiştirilen baklagil bitkilerinin yenilebilir tohumlarıdır. Fasulye, nohut ve bezelye çok bilinir ve tüketilir, ancak dünyada birçok baklagil çeşidi vardır ve bunların hepsi gıda güvenliği, beslenme, sağlık, iklim değişikliği ve dirimbilimsel çeşitlilik açısından büyük yararlar sağlamaktadır.

BAKLAGİLLER: GEÇMİŞTEN GELECEĞE

Arkeolojik kaynaklarda bakliyatların 10 bin yıl öncesine dek uzanan bir geçmişi var. Özellikle Çin ve Orta Asya, Mezopotamya ve Antik Mısır vb. uygarlıklarda bakliyatlar beslenmede temel önem taşımış. Günümüzde de küresel bir besin kaynağıdır.

İnsanlığın gelecekteki bunalımlar için hazırlık yaptığını ve bu bağlamda devletlerce gıda stoklamaları yapıldığını gözlemliyoruz. Bu gıda stokları sunu güvenliğinden öte siyasal denetime yönelik bir silah aynı zamanda. Örnekse İskandinav ülkeleri Ukrayna sorunsalında dışalım yap(a)mayıp II. Dünya Savaşı’ndan kalma stoklarını tükettiler.

BAKLAGİLLERE EKONOMİK BAKIŞ

Baklagillerin ekonomik erişilebilirlik ve işlevsel tokluk vb. özellikleri vardır. Baklagillerin ekonomisine bakalım.

- Ticarete konu baklagil niceliği yılda 20 milyon ton dolayındadır.

- İlk yetiştirilen baklagiller acı fiğ, nohut, mercimek ve bezelyedir.

- 2024 yılında dünyada 97 milyon ton baklagil üretilmiştir.

- Küresel yıllık baklagil tüketimi kişi başına ortalama 7 kg’dır.

- Afrika’da en çok tüketim (kişi başına 11 kg) ve Avrupa’da en az tüketim (kişi başına 3,53 kg).

- Bezelye, Avrupa Birliği’nde ençok üretilen baklagildir (2024’te 2,2 milyon ton).

- Hindistan, dünya çapında en büyük baklagil üreticisidir (2024’te 25,3 milyon ton).

- Kanada, 2024 yılında sadece mercimek üretimine 1,6 milyon hektar ayırmıştır.

n Brezilya, Güney Amerika’da en büyük baklagil üreticisidir (2024’te 3 milyon ton).

- Nijerya, Afrika’da en büyük baklagil üreticisidir (2024’te 4,3 milyon ton).

TÜRKİYE’DE BAKLAGİL EKONOMİSİ

Baklagiller büyük bir aile olup, bizde yaygın bilinen türleri; kuru fasulye, nohut, barbunya, kuru börülce, bakla, bezelye, mercimekler, soya, maş fasulyesi ve bakladır. Türkiye’de en çok üretilen baklagiller nohut, kuru fasulye ve mercimektir. Ancak ekim alanlarındaki azalma yüksektir. 1990’dan bu yana baklagil ekim alanı yüzde 56,6, üretimi ise yüzde 33,2 oranında düşmüş. Topraklarımız da çeşitli etmenlerle (yanlış arazi kullanımı, yoğun mekanizasyon, hatalı sulama -gübreleme ve iklim değişikliği ile tuzlanma, sıkışma, çölleşme vb.) bozulmaktadır. Bu durum dünyada da benzer! Üreticilerimiz malını değerinde satamıyor, sanayicilerimiz de hammadde almaktan kaçınıyor. Bir de üretilen ürünlerin sunu-fiyat-istem değişkenleri arasında kaotik ilişki ortaya çıkıyor ve örümcek ağı kuramı çalışıyor. Üreticiler finansmana erişemiyor ya da yüksek faiz ödüyor. Birçok baklagilde dışsatımcı konumdan dışalımcı konuma düştük! Yerli marka ambalajla aldığınız birçok baklagil paketinde kaynağa baktığınızda yerli ve milli olmadığını görebilirsiniz. Gıda sanayicileri üretime ve üreticiye destek vermek yerine ürünleri dış alımla daha ucuza almak yoluna gidebilmektedirler. Uygulanan tarım siyasaları da üretimi değil dışalımı desteklemektedir. Beri yandan dışsatım olmadan tarımsal üretimin sürdürülebilirliği yoktur. Çünkü kimi ürünlerde iç piyasa yetersiz! Dışalımdan dolayı şirkete yüklenen giderlerin tüketici olarak bize yansıtıldığı açık! Ayrıca insan bedeninin kendi büyüdüğü ülkede yetişen ürünlerin bağışıklık dizgesi açısından daha sağlıklı olduğu yaygın kabul gören bir yaklaşımdır. Dışalımsal baklagil yerken bir de bu ilkeyi çiğniyoruz. Bir de üretici fiyatı ve tüketici fiyatı arasındaki makas da çok açık: 2 kat ve hatta 3 kat! Bu sorunu aşmak için büyük marketler yerine yerel tohumlarla doğru tarım yapan üreticilerden ve bunların oluşturduğu kooperatiflerden almak bireysel tüketim bağlamında köktenci bir çözümdür.

Kapitalizm bir pazar görünce değerlendirir. Oluş(turu)lan baklagil diyet lifleri pazarında bezelye, mercimek, nohut ve fasulye vb. diyet lifleri pazarlanıyor. 2025 Pazar Büyüklüğü: 14 milyon 520 bin 75 milyon USD;  2032 Tahmini Pazar Büyüklüğü: 26 milyon 540 bin 30 milyon USD; Yıllık ort. bileşik büyüme hızı: (2026-2032): yüzde 7,45; En Hızlı Büyüyen Bölge: Kuzey Amerika (yüzde 36,4 pay) ; Lider Ülke: Amerika Birleşik Devletleri (yüzde 21,8 pay); En İyi Pazar dilimi: Toz biçimi (yüzde 42,7 pay).

SONSÖZ

Baklagiller sorunsalını tek sağlık kavramı bağlamında gıda yönetimi konusunda 5S açılarından anlarsak ne mutlu!