15 Haziran 2026 Pazartesi
İstanbul 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Banklarda yaşlanan zaman

Kadim Ülker

Kadim Ülker

Site Yazarı

A+ A-

1990’lı yılların ortalarıydı. Sürekli birileri geliyor, tanıdıklarımın ve arkadaşlarımın selamını getiriyorlardı. Çalışmak istediklerini söylüyorlardı. Ancak ne iş buluyorlar ne de o iş için çalışma izni alabiliyorlardı. Daha dün gibi, bu konuda yardım istiyorlardı. Onların büyük bir kısmına çalışma izni ve iş bulma konusunda yardım etmiştim. Bu tanıdıklarım on, on beş yıl çalıştıktan sonra bu kez “Ne zaman emekli oluruz?” diye sormaya başladılar.

Sigortalı bir işte çalışmaya başladıklarında ileri yaşlardaydılar. Emekli olana kadar yüzlerce sorun yaşadılar. Bu sorunlara cevap ararken hep aynı soru tekrarlanıyordu: “Ben ne zaman emekli olacağım?” Bu soruları soranların birer ikişer yaşları doldu ve emekli oldular. Çalışmaya başlayınca sorularının bitmediği gibi emekli olunca da soruları bitmek bilmedi. Bu sefer de emeklilik parasının miktarı ile ilgili sorunlar başladı. Emekli maaşlarını düşük buluyorlar, bu miktarla geçinemeyeceklerini dile getiriyorlardı. Düşük emekli maaşları onların yeni bir sorunu haline gelmişti.

Aylık 350 avro emekli maaşı alan rahmetli babamdan da biliyordum. Babamın emekli maaşını bilmeyenler de ‘Sahi babamın daha parası yok mu’ diye mirasa dair sorular soruyorlardı. ‘Bize muhtaç olmadan yaşıyor olması ne kadar da değerli bir nimet’ demiyorlardı.

Banklarda yaşlanan zaman - Resim : 1

AVUSTURYA’DA EMEKLİLİK SİSTEMİ

Avusturya’da asgari bir emeklilik miktarı bulunmamaktadır. Sigortalılık süresi ve ücret kategorisinden ödenen sigorta primleri emeklilik miktarını belirlemektedir. Düşük emekli ücretler denkleştirme parasıyla geçim endeksine denkleştirilmektedir. Düşük emekliliklerde alınan denkleştirme parasının dışında bir ödemenin olmadığını yaşayarak öğrenen emekli artık emekli maaşıyla geçinmek zorunda olduğunu da yavaş yavaş kabullendi.

Bugüne kadar emeklilik sorunu için sağa sola koşturmacayla vakit geçiriliyordu. Bu belki emekliyi hem dinç tutuyor hem meşgul ediyordu. Bir yıldan bu yana emekli olduğumdan emeklilerin sorunlarının başka bir boyutunu gözlemlemeye başladım. Çalıştığım süre boyunca hafta içinde çevrede olup bitenler pek dikkat çekici değildi. Ancak şimdi hafta içinde mahalle merkezine indiğimde bizim emeklileri görüyorum. Emekliler, bahar, yaz ve sonbahar aylarında mahalle merkezinde öbek öbek oturuyorlar. Kimisi sohbet ediyor, kimisi yaya bölgesi boyunca ileri geri yürüyor. Bütün günleri küçük gezintilerle ve banklarda güneşlenmekle geçiyor.

Yürüdükleri ve banklarda oturdukları yerlerin çevresinde lokantalar, pastaneler, kahvehaneler, süpermarketler ve alışveriş merkezleri bulunuyor. Ancak ceplerindeki para buralarda oturmaya yetmediği için, oralarda bir şeyler yemekten ve içmekten uzak durmaya özen gösteriyorlar. Ancak büyük elbise mağazalarına girip, bir onu bir bunu giyiyorlar ve mağazanın içinde gezip vakit öldürüyorlar.

BANKLAR: EN KOLAY VE EN UCUZ SEÇENEK

Havanın güzel olduğu günlerde banklara ikişer üçer oturup güneşlenmek ve sohbet etmek, en kolay ve en ucuz seçenek olarak öne çıkıyor. Geleni geçeni izlemek ve tanıdıklarıyla ayaküstü kısa süreli sohbetler de günlük küçük etkinliklerden sayılıyor. Eskiden bu banklarda oturanların ellerindebir gazete olurdu. Gazetelerin artık satılmaması bu görüntüyü de ortadan kaldırmış durumda.

Gidilebilecek çeşitli dernekler bulunuyor, ancak bu dernekler ya her gün açık değiller ya da orada da para harcamak gerekiyor. Ayrıca çoğu yöresel, siyasi, dini veya mezhepsel yapılarda olan derneklerdir. Bu aidiyetlere sahip olmayanlar için içeri girmek pek mümkün olmamaktadır. Emeklilere yönelik kapsayıcı dernekler ise henüz yeterince yaygın değil. Olanlar da ya tanınmıyor ya da farklı topluluklara hitap etmeye çalıştıkları için alışkanlık haline gelmemiş durumda.

İlk kuşak emekliler emekli olur olmaz Türkiye’ye dönmeyi tercih ediyordu. Bugünkü emeklilerin çoğu ise bunu düşünemiyor. Bunun nedenlerinden biri, yaş ilerledikçe sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyulması ve bu hizmetlere Avusturya’da daha kolay ulaşılmasıdır. Bir diğer neden ise çocukların ve torunların burada yaşıyor olması. Onları bırakıp da Türkiye’ye dönmek istenmemektedir.

Banklarda yaşlanan zaman - Resim : 2

HAYALLER VE GERÇEKLER ARASINDA EMEKLİLİK

Emeklilik sadece çalışmanın sona ermesi değil, aynı zamanda yeni bir yaşamın başlamasıdır. Emekli olmadan neler neler hayal edilmiştir. Özlemi çekilen yerleri görmek, ziyaretlerde bulunmak, yapmak isteyip de yıllarca yapılamayanları gerçekleştirmek hayallerden bazılarıydı. Bu hayaller gerçekleşememektedir.

Görünen o ki, bu yeni yaşam için ne yeterli sosyal alanlar ne de kapsayıcı yapılar oluşturulabilmiştir. Dahası, emekli maaşı da bu özlemleri gerçekleştirmeye çoğu zaman yetmemektedir. Uzun yıllar ağır işlerde çalışmanın getirdiği sağlık sorunları da cabası. Dizlerinde derman kalmayan insanların, mahalledeki banklara kadar yürümek için bile güç bulmakta zorlandıkları görülmektedir.Merkezi yerlerdeki banklar dolu, kahvehaneler, lokantalar ve pastaneler pahalı, dernekler ise ihtiyaçlara tam olarak cevap veremiyor.

Geriye kalan ise, kalabalıklar içinde sessizce yaşlanan ve zamanla kaybolan bir kuşak olarak hayatlarını sürdürmektedir emekliler. Avusturya’nın yoksul kesimini oluşturan emeklilerin günlerini değerlendirmemelerinden dolayı belki de artık sorulması gereken soru şudur: Emeklilik sadece boş vakit geçirme süresi mi olmalı, yoksa o günlerin dolu dolu yaşandığı bir dönem mi? Zamanı öldürmek yerine onu değerlendirecek imkânların oluşturulması gerekmiyor mu? Emekliliğin özlemlerin gerçekleşmeden geçip gidildiği bir ara istasyon olmaması için çalışmalar yapılması hayati önemdedir. Emeklilik, hayallerin gerçekleştiği bir dönem olmalı; insanlar zamanı banklarda tüketmemelidir.

Avusturya