20 Temmuz 2026 Pazartesi
İstanbul 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Bin tane uçağımız olsa sorun çözülecek mi

Şule Perinçek

Şule Perinçek

Gazete Yazarı

A+ A-

Orman yangınlarından sonra dizlerimizi dövüyoruz. Alınması gereken önlemleri sıralıyoruz.

Aslında alınması gereken önlemler neredeyse ezberimizde. TEMA Vakfı farklı açıdan gruplandırmış. Vatandaşların alması gereken önlemler, Yetkililerin Alması Gereken Önlemler, Siyasal Alanda Alınması Gereken Önlemler, Medya ve Kurumların Alması Gereken Önlemler… Derli toplu hepsi bir arada. Ben yer darlığından yalnızca siyasal alanda yapılması gerekenleri alabildim. Bütün bu öneriler elbette uygulanmak için sıralanıyor.

Ama nasıl başaracağız?

ÖNLEMLERİ SAPTAMAK YETMİYOR

Saptamak ve yazmak ve de ezberlemek yetmiyor.

“Görev tamamlanmıştır!” olmuyor.

Hepimizin bu önlemlerin uygulanmasının takipçisi olmak gibi bir sorumluğumuz var.

Sonradan iki “yetkiliyi” ya da “uçak sayısını” ipte sallandırmak sorunu çözmüyor.

Özel bir iklim kuşağındayız. Doğamız bize çok cömert. Ama güzelliklerin bir bedeli var. Korumak için daha özgün olmalıyız.

Burası Türkiye.

Türk insanının davranışlarını, alışkanlıklarını, köylüsünü, kentlisini, ülkenin siyasi durumunu da bileceğiz…

Biz açık havayı, doğayı severiz, ağacı börtü böceği…

Evi karınca bassa ilaç kullandırtmayan bir terbiyeden geliyoruz.

Öküzümüz üşümesin diye damını alçacık yapmamızı, gözünü öpmemizi öğütleyen şiirleri okuyarak büyüdük.

Ben, yabancı bir memlekette uzaktan ağaç kesme makinesinin sesini duydukça tam 45 dakika üç yaşındaki oğlunun ağlamasını durduramayan bir anneyim. Sanki etinden et kopardılar.

Kızıma hiçbir zaman Kırmızı Başlıklı Kızı normal okuyamadım. Sonuna geldiğimizde eğilip eğilip bana göstere göstere kurdun resmini öperdi. “Belki özür dilemiştir, karnını yarıp içine taş doldurmamışlardır…” diye…

Vatan sevgisine böyle vardık hepimiz.

Ulu çınarlar altında kahvemizin tadı başkadır.

Simge yapmasını pek severiz. Bir o kadar da şiirini yazmayı…

Her ağacın kültürel bir göndermesi, anlamı vardır…

KİM VERDİ ELİNE KİBRİTİ

Ne oldu peki o çocuklarımıza, o insanlarımıza??

Nedense oranını ezberlemek istemediğim için herhalde, şu anda aklımda değil yüzde 95’ler gibiydi söylenen… yangınların sebebi insan.

O genç delikanlının eline kim verdi o kibriti?

Kim çak emrini verdi??

Kim, bilmem ne marka silahı verdiyse, vur dediyse kendi köylüsünü, işte o!

O zaman terörün çocuklarımızı teslim almasını önleyeceğiz. O kibrit çakan eller artık çapa tutacak, kalem tutacak… Terörü besleyen bataklığı kurutacağız. En baştan! Kökünden! Ülke ekonomisinin kaynaklarının doğru kullanımından, üretim ilişkilerinden, fırsat eşitliğinden, adil bölüşümden, yolsuzlukların ve rüşvetin kökünün kazınmasından, sınav sorularının çalınmasına kadar ne varsa… hepsini düzelteceğiz.

Emperyalizme karşı başı dik olacağız.

Kültürümüze el atmalarına karşı çıkacağız.,

Bu bir planlama, bu bir siyasi program.

Yoksa istediğiniz kadar uçak satın alın… alt tarafı bir kibrit çöpüyle başedemezsiniz.

Bin tane uçağımız olsa sorun çözülecek mi - Resim : 1

ÜRETİMDEN VAZGEÇEN TÜRKİYE’NİN ORMANLARI YANIYOR

Türkiye yine emperyalizm tarafından üretimden vazgeçirildi. Türk milletini teslim almanın yolunu böyle açmaya çalıştı. Muhtaç duruma düş ki… istediğim gibi oynatayım seni hesabı.

Benim köylüm yalnız kendi köyünün değil yöredekilerin yedi ceddini bilir, tanır. Bırak insanı… dağı… taşı… otunu… Hangi ağacın gölgesi hangisinden daha altında hoştur ezbere bilir… giderken gelirken dertleşir… biri yerinden oynasa ayak sesinden hemen tanır. Köyün tekmili birden “korucudur.” Bir yabancı görse gözünden tanır.

-Sen ne gezen bakiim oralarda … kimi arayıp durun…??

Anında müdahale ekibi. Hazır kuvvet.

Ama gel gör ki… uygulanan ekonomik programlar… yok Büyük Şehir Yasası vb. nedeniyle köyler boşaltıldı… ilkokullar kapandı… köy öğretmensiz kaldı… terör yolları kesti… hayvanlar meraya gidemedi… keçilerim aç kaldı… kesildiler… görevleri sahipsiz kaldı… traktörler yakıldı… yatırımlar engellendi… mayınlar döşendi. Amaç hasıl oldu. Köyler terk edildi.

Ormanlar sahipsiz, korucusuz kaldı.

Şehirlere göç ve yığılmalar oldu.

Bütün sonuçlar ve sorunlar katlanarak büyüdü.

Toprağa emek ve can verdiysen, verirsen o toprak vatandır.

Yoksa her yerde kahverengi toprak var. Yeşil ağaç, kırmızı nar…

Ama bizimki başka!!

Anamızın sütündeki tat…

O benim milletimindir ancak.

ACİL ALARM

Bugün ne yapacağız??

Acil alarm!

Terör bitecek.

Bütünleşmeyi sağlayacağız.

Yetmez.

Seferberlik açacağız.

Vatanımıza, toprağımıza, hayvanımıza, ormanımıza sahip çıkacağız.

Üreteceğiz… üreteceğiz… bölüşeceğiz… afiyet bal şeker olacak.

Öteki önlemleri alacağız.

Daha kibritler, izmaritler, cam kırıkları kuru otları tutuşturmadan, ciğerimizi dağlamadan görevi bitireceğiz.

SİYASAL ALANDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Orman yangınları ile mücadelede yeterli araç, gereç ve personeli karşılamak için gerekli bütçe ayrılmalı, yangında yerel personel gereksinimi karşılanmalı.

AFAD, Orman Genel Müdürlüğü, Belediyeler, Üniversiteler, Askeri Birlikler, Güvenlik güçleri ve Sivil Toplum Kuruluşları'nın iş birliğini güçlendiren yangın yönetim planları hazırlanmalı, bunu sağlamak üzere mevzuat düzenlemeleri yapılmalı.

Bin tane uçağımız olsa sorun çözülecek mi - Resim : 2

İklim değişikliği senaryoları da göz önüne alınarak aynı bölgede birden fazla noktada çıkabilecek ve mücadelesi zor orman yangınlarına karşı “Büyük Orman Yangınları Eylem Planları” hazırlanmalı ve uygulanmalı

İl orman yangınlarıyla mücadele komisyonuna Sivil Toplum Kuruluşları'nın katılımı sağlanmalı.

Orman içinden geçen enerji nakil hatlarında olması gereken standartlar ile direkler ve iletkenler arası mesafeler gözden geçirilerek güvenlik sınırları yeniden belirlenmeli.

6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesi kapsamında verilecek izinlerin kapsamı daraltılmalı.

İklim değişikliği senaryoları dikkate alınarak orman ekosistemlerinin direncini artırmaya ve uyumunu sağlamaya yönelik tedbirler alınmalı.

Yangın amirinin konumunu güçlendirecek mevzuat düzenlemesi yapılmalı.

MEDYA VE KURUMLARIN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER

MEDYA

Yangın sezonunda hava durumu ile birlikte yangın riski konusunda da uyarıcı bilgiler tüm medya kanallarında verilmeli.

Yangın sezonunda orman yangınları konusunda bilgi paylaşımı ve uyarılar artırılmalı.

ENERJİ NAKİL VE DAĞITIM ŞİRKETLERİ

Orman içinden geçen enerji nakil hatlarında direkler arası mesafe belirlenen standartlara uygun hale getirilmeli.

Trafoların yerleri orman yangın riski açısından değerlendirilmeli, riskli olanların yerleri değiştirilmeli, var olanların yakınında söndürme ekipmanı bulundurulmalı.

Hat ve trafo bakımları düzenli yapılmalı.

Trafoların çevresinde en az 30 metre çapında yanıcı hiç bir madde bulunmayacak şekilde düzenli olarak temizlik yapılmalı.

Yangın riski yüksek bölgelerde enerji nakil hatlarının bir program dahilinde yeraltına alınması sağlanmalı.

Yangın riski yüksek bölgelerde henüz yer altına alınmamış olan enerji nakil hatlarının altında organik madde miktarı periyodik olarak azaltılmalı, tellere değmesi olası ağaçlarda budama yapılmalı.

Enerji nakil hatlarında kuşların yoğun olduğu yerlerdeki direkler ve iletkenler kuş konmazlarla veya özel plastik kılıflar ile yalıtılmalı, leyleklerin yoğun olduğu bölgelerde direk üzerine iletkenden en az 1 metre yükseklikte leyleklerin yuva yapmasını sağlayacak yapılar oluşturulmalı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

Okullarda orman yangınları konusunda eğitim çalışmaları artırılmalı.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Camilerde orman yangınlarını önlemek üzere bilgilendirme ve uyarılar yapılmalı.

İSRAİL AÇLIK SİLAHINI KULLANIYOR

Bu bir kalleşlik.

Er meydanında Filistinlileri yenemedi.

Arkadan dolanıyor.

Filistinlileri, çocukları ve bebeleri açlıktan öldürerek yenmeye çalışıyor.

Siyasi ve insani yaşamımda hiçbir zaman ırkçı olmadım.

Ne kendi ırkım ne de başkasının ırkı, benim için karar verici koltuğa oturmadı.

Ama bu nedir?

Bin tane uçağımız olsa sorun çözülecek mi - Resim : 3

İsrail’in gözü dönmüş…

Bebeleri açlıktan öldürerek mi savaşı kazanmayı umut ediyor.

Şeker yiyecek çocukları aç bırakıyor.

Atom bombası bir kerede öldürür.

Onlar acıta acıta…

Seyrede seyrede…

Bu bir kalleşlik.

Bu bir ilkellik.

Elbette bütün savaşlarda yalnız askerler ölmez.

Savaş öyle kazanılıyor.

Ama yine de bir adabı vardır.

“İnsanî” sözcüğü bile kullanılamayacak bir girişim.

Çocuk öldürmek silah olarak kullanılır mı…

Bilerek isteyerek…

Bunu bir Arap yapar mı, bir Türk, bir Asyalı…

İsrail yapıyor.

Bu bir ırkçılık değil.

Bir gerçek.

Nefret ediyorum. Elimde değil. Çünkü haklıyım.

Dünya dur demeli! Nazilere nasıl dur dediyse…

Vaktinde.

İş işten geçtikten sonra marifet değil.

Hem de öyle açıktan başka el altından başka değil.

Açık ve kararlı.

Emperyalizme ve Siyonizme karşı mücadele bugün her zamankinden önemli.

Orman Yangınları Türkiye