15 Mayıs 2026 Cuma
İstanbul 15°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Bir de bunu deneyelim

Erdem İlker Mutlu

Erdem İlker Mutlu

Gazete Yazarı

A+ A-

Milli Eğitim yıllarca yap-boz tahtasına döndü..

Neler yapılmadı, neler denenmedi..

4+4+4 sistemi ile tuvalet çıkışı altını temizlemekte zorlanan yaştaki çocuklar okula gönderildi..

Hem de anne şefkatine en ihtiyaç olduğu dönemde..

Psikologlar Piaget ve Bloom’un bilimsel tespitine göre tam karakter oluşturma zamanı..

Örselendiler, kurallara uymak zorunda bırakıldılar..

Akran zorbalığı ile tanıştılar..

Şimdi o çocuklar büyüdü..

Ahmet Minguzzi, Atlas ve nice çocukların olduğu kuşak bu yap-bozla mahvoldu..

Yani neymiş?

Eğitim gibi önemli, can alıcı bir hususta deneme yanılma olmazmış..

Ama bunu anlamak için bir kuşağı harcamak mı gerekirdi?

Peki dış politika yap-bozla veya deneme yanılma yoluyla olur mu?

Denemesi bedava diyemiyoruz maalesef..

Zira, denemesi çok pahalı.. Hem de oldukça pahalı..

Suriye’de hâlâ İsrail kazanımını geri çeviremedik.

2010’lu yıllarda başlayan ve İsrail’in en sevmediği adam olan Beşir Esad’a düşmanlıkla yönetilen Suriye ve Orta doğu politikası..

TEMKİNLİ KORKUSUZLUK

Devlet aklı bunun böyle olmayacağını tabii biliyor..

Ama şu an yaşanan krizle beraber politika belirlemenin zorluğu da yadsınamaz..

Kim ne derse desin.. Gözünü karartmış bir düşman, dünyanın en ciddiye alınması gereken tehdittir.

Dört yıl öncesine dönelim..

Küresel çatışma ekseninin saha yansıması ne kadar da güdüktü..

Sonra kıyamet senaryosu alıştıra alıştıra geldi..

Ne mi oldu? Önce Gazze’de, bu çağda, bütün dijital kayıt düzeninde, inanılmaz bir soykırım; sonra Rusya’ya meydan okuyan ve son Ukrayna askeri yok olana kadar savaşı sürdüren bir NATO-Avrupa Birliği, İran’a önce İsrail; daha sonra ABD’nin saldırdığı 12 gün savaşı; sonrasında Venezuela’ya saldırı ve devlet başkanı Maduro ve eşinin kaçırılması ve nihayetinde ABD-İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta saldırısı..

Bunlar sıcak çatışma bölgeleri..

Henüz soğuk olup ısınma ihtimali olan yerler neresi?

Yukarıda sıcak çatışma öncesi büyük yığınakların yapıldığı yerler..

Örneğin, Çin Denizi’nin güneydoğusuna yapılan yığınak, Batı Anadolu’da kıyılarımıza yakın adalarda yapılan askerî yığınak..

İran Savaşı bahane edilerek Kıbrıs’a yapılan yığınak..

Sonuncusunun varlık nedeni ise bizim nedense ciddiye almadığımız Yunanistan-GKRY-İsrail ittifakı..

Bu da Kıbrıs adası merkezli oluşturuldu..

ASKERÎ YIĞINAKLAR VE KÖRLER ÜLKESİ

Kalkedon, körler ülkesi anlamına geliyormuş. Zira, antik dönemde boğazın karşısındaki manzarayı görmeyenler ancak kör olabilirler demişler. Yahu adamlar burnunun dibine yapılan askerî yığınağı görmek istemiyorlar..

Gelin görün ki bu isteksizlikle, askerî yığınaklar ilk başta yumuşak söylemlerle anlatılıyordu..

Ancak bugün, “eve hırsız girmiş olamaz.. kedidir kedi..” diyen kamuoyumuz dehşet içinde değişen söylemleri takip ediyor..

Doğrudan doğruya Türkiye’yi tehdit olarak tanımlayan İsrail bürokrasisi en son İran’la özdeşleştirdi..

Yani İran Şii, Türkiye Sünni kanat tehdidiymiş..

Tam bir “İslamla savaş” senaryosuna başat aktör olarak Türkiye’yi konuşlandıran evanjelik-siyonist vizyon.

Buna bir de gelin ABD’nin istifa eden terörle mücadele direktörünün açıklamalarını ekleyin..

ABD’nin NATO’dan ayrılmasının nedeni olarak ABD’nin İsrail’in Türkiye ile savaşında bir NATO üyesine karşı açıktan silahlı çatışmaya girme paradoksundan kaçınmakmış..

Yani kısacası İsrail bizi Sünni İran olarak adlandırırlarsa gerçekten ABD gözünde o hâle geliyormuşuz..

Bu gerçekle karşı karşıya kalmak muhtemelen Aydınlık okurları dışında birçok kişiyi şaşırtmıştır...

Panik hâlinde şimdi NATO uzmanları çıkıp diyorlar ki NATO üyeliği bizi ABD saldırısından korur..

Yok efendim biz çıkınca GKRY ve İsrail girermiş ve biz Kıbrıs’ta NATO toprağını işgal etmiş konuma düşermişiz..

Bu zeka küpü değerlendirmeler ciddi ciddi dış politika programı yapıyorum diyen kanallarda yayınlanıyor..

Ne kendi ağzından çıkanı kulağı duyuyor, ne Amerikalı İsrail uzmanlarının dediklerini anlıyor.. Hatta ne de neler olup bittiğini..

Şunu sormak lazım:

Trump Danimarka toprağını isterken nasıl yanıt verdiler? Verebildiler mi? Zaten bakın Müstafi uzman Kent diyor ki NATO içinde kaos olmasın diye ABD çıkacak..

Yani her iki tarafın NATO olmaması karşı taraf için yeterli.. Bu da “NATO üyeliği saldırıyı önler” tezini çökertiyor..

Zira NATO’yu çok problem görse ABD Türkiye’yi NATO’dan çıkarın der, olayı bitirirdi..

Ama hiçbir şekilde kendine tehdit görmüyor..

Yani, ABD için İsrail-Türkiye çatışmasında İsrail ile birlikte hareket etmek açısından Türkiye’nin NATO üyesi olması pek bir fark yaratmıyor..

Kafalardaki bozuk denklemlerin bakışı ile en kritik seçimleri öznelleştirip, bir millete tarihî anları kaybettirebilir..

Yok efendim Kıbrıs’ta NATO toprağında işgalci olurmuşuz..

Yahu ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu? Tamam anladım, diyorsunuz ki biz tabii işgalci değiliz, onlar öyle diyecek, bahane bulacaklar..

Onların bahaneye ihtiyaçları mı var? Zaten şu anda AB üyesi yaptıkları GKRY yüzünden bize AB toprağında işgalci demiyorlar mı?

Neyse, siz yine de bu akıl tutulmalarına şüpheyle yaklaşın..

Zira, devletin NATO güzellemesi yapan bir kesime inat Türkiye – Rusya – Çin -İran ittifakına ana kanattan göz kırpması, korku dağları ile yaratılacak esaret zincirlerine girmeme yönünde umut veriyor..

Eğitim