Bir türlü çıkmayan kanunlar
Anne adayları dört gözle bekliyor, mecliste karar alınacak
doğum izni 24 haftaya çıkarılacak diye.
Ama gelin görün ki,
meclis genel kurulu için toplantı yeter sayısı sağlanamıyor,
hem de iki kez.
Peki niye?
Çoğu milletvekili meclise teşrif etmemiş de ondan!
Oysa milletvekillerinin işi kanun yapmak ve vatandaşa hizmet değil de nedir?
CHP Grup Başkanvekili Sayın Ali Mahir Başarır,
sekiz on kişilik bir grup ile poz verip,
biz buradayız ama AKP yok diyor.
AKP Grup Başkanvekili Sayın Leyla Şahin Usta ise
sadece CHP değil, diğer muhalefet partileri de olmadığı için
on binlerce ailenin umutlarının kırıldığını söylüyor.
Bir düşünelim,
mesela öğrenciler sınava girmese ne olur?
Ya o dersten sınıfta kalır ya da en iyi ihtimalle bütünlemeye.
Peki ya işine gitmeyene ne olur?
Maaşından kesinti yapılır veya
en iyi ihtimal amirinden uyarı alır,
önemli bir toplantıya girmediyse bir yönetici,
iş akti fesih bile olur gereği halinde.
Milletvekilleri oturuma iştirak etmezse ne oluyor?
Hiç.
Gelmeyenlerin, tabii eğer yoksa ciddi bir mazeretleri
mesela diyorum hani maaşları kesintiye uğrasa?
Fransa, Belçika, Portekiz,
bir çok Avrupa ülkesi uyguluyor bunu.
Hatta bazı ülkelerde mazeretsiz devamsızlık vekilliğin bile düşme sebebi.
Bizde niye uygulanmaz bu kurallar?
Çünkü bizde oldun mu vekil,
çakarlı arabalarla gez dolan yedi sülale,
maaşlar, dokunulmazlıklar hele de VİP olanaklar.
Vatandaşın lehine bir kanun çıkacakmış kimin umuru.
Buradan sesleniyorum tüm siyasi parti başkanlarına,
vatandaşın ihtiyaçları üzerinden ucuz polemikler yaptırmayın hiç bir vekilinize ve bekletmeyin ne kanun ne yasa ile milleti.
Bu millet ki şehit düşüyor
vatan söz konusuysa gerisi teferruattır diyerek.
ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZDİR
Yeri gelmişken,
16 yaş altı çocuklara sanal dünya yasağı için
yasa tasarısı hazırlandı diye duyuyoruz yetkililerden.
Bir biz değil tüm ülkeler birbiri ardına korumaya alıyor çocuklarını.
Komşumuz Yunanistan da dahil oldu buna.
O halde biz neyi bekliyoruz halen?
Kaç zaman geçmiş, kaç kuşak dijital dünyanın kim bilir hangi zararlarına maruz kalmışken
artık daha da beklemeden bir an önce çıksa şu kanun.
Kamu spotları gördüm,
iyi de olmuş ama yetinmeyip seminerler, filmler,
dizilerle anlatılmalı bu sanal dünya tehlikeleri.
Hele de, bir defadan bir şey olmaz,
aman canım benim çocuğuma kim ne yapacak
diyen ana babalarla dolu iken ortalık.
HOBİ BAHÇESİ
Yasa tasarıları demişken
bir düzenleme de tarım arazileri için yapılabilse.
Uzmanlar anlatıyor ekranlarda.
Hoş onlar anlatmasalar da
yok ettiğimiz tarım arazilerinin durumu ortada iken
olur olmadık insanların elinde keyfiyete ve ranta bırakmasak?
İmar izinleri var mı yok mu?
Varsa da nasıl verilmiş bilinmez ama acilen el atılmalı bu konuya.
Neymiş hobi bahçesiymiş.
Adam almış üç ya da beş dönüm arazi.
Bu kadar büyük hobi bahçesi olur mu derseniz vallahi ben de anlamadım bu işi.
Ama bir bakıyorsunuz içinde dubleks binalar,
yok efendim konteyner evler.
İki salkım domates ekecek ya da üç ceviz ağacı dikmiş diye
güzelim tarım arazisinin yarısını yapmış çayır çimen!
Su tüketmek dışında hiç bir işe yaramaz şu çayır çimen belasına
bir de eklemiş torunları için havuz.
Dünyanın neresinde bu kadar kolaydır bu işler?
Bir de duyuyoruz ki,
vay efendim bunun için de bir imar affı isteniyormuş.
Ben duymadım böylesi imar affı
ne Fransa’da ne İngiltere’de
ne Japonya’da ne Peru’da.
Var mı duyanınız?
Üstelik çöl kalacak ülkeler listesine girmişiz kaç zamandır.
Ama neymiş efendim,
iki salkım domates ya da üç incir ağacı ama bir de beton ev.
Yetmemiş ille de havuz.
Sonra da diyor almayın elimden hobi bahçesini.
Lafa geldi mi şah değil
padişah değil kimse diye eleştirirler herkesi.
Ama bir dönüp de bakmazlar aynada kendilerine.
Pavyon SevdasıGündem
Çakarlı arabaGündem