Birleşme iradesi ve bürokratik eşikler
Türkiye, iç cephesini tahkim etmek ve toplumsal barışı kalıcı hale getirmek için son yıllarda çok kıymetli adımlar attı. Özellikle Alevi-Bektaşi toplumunun haklarının yasal güvenceye kavuşturulması ve cemevlerinin kurumsal bir muhatap bulması, devlet yöneticilerinin sergilediği güçlü bir birleşme kararlılığının sonucudur. Ankara’nın bu konudaki iyi niyetli yaklaşımları, Türk milletinin bin yıllık kardeşliğini pekiştirmeyi hedefleyen milli bir bakış açısıdır.
UYGULAMADA YAŞANAN TIKANIKLIKLAR
Ancak görüyoruz ki, en üst kademelerin ortaya koyduğu bu birleştirici tutum, sahadaki uygulamalarda aynı hızla yankı bulmuyor. Devletin merkezinde şekillenen “bütünleşme” kararlılığı, yerel bürokrasinin ve bazı kurumların koridorlarında ne yazık ki yavaşlatılıyor. Devlet yetkilileri tarafından da sıkça vurgulanan “karanlık odaklar”, Türk milletinin Alevisiyle Sünnisiyle bir ve beraber olmasından rahatsızlık duyuyor. Bu rahatsızlık, bazen bir imar düzenlemesinde karşımıza çıkan “kültürel tesis” nitelemesiyle, bazen de belediyelerin “tasarruf” bahanesiyle cemevi taleplerini ertelemesiyle gün yüzüne çıkıyor.
MİLLİ BİRLİĞİN ÖNÜNDEKİ GÖRÜNMEZ ENGEL
Siyasilerin hak verme ve kucaklaşma konusundaki bu net tavrını uygulamada geciktiren veya mezhepçi reflekslerle hareket eden bürokratlar, aslında sadece bir kesimi değil, topyekûn Türkiye’yi zayıflatıyor. Devletin zirvesindeki kucaklaşma iradesi, bürokratik mekanizmaların hantallığına veya dar bakış açılarına kurban edilemez. Bir cemevinin elektrik faturasından imar statüsüne kadar yaşanan her aksama, aslında iç cephemizde açılmak istenen gediklere hizmet ediyor.
Oysa asıl olan, devletin şefkatli elinin her bir vatandaşına aynı sıcaklıkla ulaşmasıdır. Türk milletinin birliğini istemeyen odakların en büyük kozu, sahadaki bu küçük ama biriken uygulama hatalarıdır.
Milli birlik sadece yasalarla değil, o yasaları uygulayanların samimiyetiyle tesis edilir. Ankara’daki güçlü iradenin sahada tam karşılık bulması, bürokratik ayak sürümelerin son bulmasıyla mümkündür. Unutulmamalıdır ki, birleşme yolunda atılan her somut adım, bu ülkenin geleceğine dikilen en sağlam fidan olacaktır. Vakit, devletin kararlılığı ile bürokrasinin pratiğini aynı çizgide birleştirme vaktidir.
Aşk ile..