14 Ağustos 2026 Cuma
İstanbul 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Bodrum Uluslararası Film Festivali Direktörü Cenk Sezgin Söyleşisi

Bahri Doğukan Şahin

Bahri Doğukan Şahin

Site Yazarı

A+ A-

Bodrum Uluslararası Film Festivali Direktörü Cenk Sezgin Söyleşisi - Resim : 1

Bodrum Uluslararası Film Festivali 3-8 Ekim tarihlerinde Bodrum'da düzenleniyor. Festival direktörü Cenk Sezgin ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Teşekkür ediyoruz.

Festivale dair haberlerimizle bugüne dek tüm gelişmeleri ayrıntılarıyla aktardık. Akreditasyon başvurusu açılır açılmaz başvurmamıza rağmen ve ismimizin not alındığı belirtilmesine rağmen olumlu bir dönüş alamadık. Gerekçe olarak ise mail sisteminin bozuk olduğu söylendi. Maile ek olarak farklı iletişim kanallarından da başvurumuzu yinelemiştik. Buna rağmen pek çok basın mensubunun davet edildiğini gördük. Neden "kontenjan" dışında kaldığımızı veya davet edilen gazetecilerin nasıl kontenjan içinde kaldığını anlayamadık. Sürecin şeffaf ve kamuoyu bilgilendirerek yapılmadığını buradan aktarmış olalım.

Bu sebeple Altın Koza ve Altın Portakal'da yaptığımız gibi festivalin nabzını tutamayacağız ve gelişmeleri siz değerli okurlarımıza aktaramayacağız.

Söyleşiye geçelim.

Soru 1:

Bodrum Uluslararası Film Festivali, bu yıl ilk kez uluslararası kimlikle düzenleniyor. Siz bu festivalin doğuş hikayesini nasıl anlatırsınız?

Cevap:

2011 senesinde Türk sinemasının üretim konusunda başarısını ama pazarlama konusunda tıkandığı noktaları gördüğümüz, bildiğimiz için, filmlerimizin tanıtımına katkımız olması açısından Bodrum’un enerjisini ve sosyal kültürel altyapısını kullanarak burada bir etkinlik planlamaya karar verdik. Bu etkinlikte pek çok Türk filmini ağırlayacak, yapımcı ve yönetmenleriyle ve oyuncularıyla beraber sinemaseverleri buluşturacaktık. "10 film, 10 yönetmen, 10 gün boyunca" diye bir yerli film kampanyamız, haftamız oldu. Öyle başlayan proje, zaman içinde önce Bodrum Türk Filmleri Haftası’na, arkasından CineBodrum Sektör Zirvesi ve Bodrum Türk Filmleri Haftası 2'li ikiz organizasyonuna dönüştü. Bodrum'dan sonra Kos Adası’na taşındı. Kos'ta filmlerimizi gösterdik. Sonunda da 12. yılımızdan sonra Uluslararası Film Festivali’ne evrilmeye karar verdik.

Bodrum Uluslararası Film Festivali Direktörü Cenk Sezgin Söyleşisi - Resim : 2

Soru 2:

Bodrum'da bir film festivali düzenleme fikri nasıl ortaya çıktı? Bu kente özel olarak neyi temsil etmek istediniz?

Cevap:

Türkiyemizin her yerinde, her ilçesinde festivaller var. Bazıları çok başarılı. Bazıları bölgesel anlamda ciddi sosyal, ekonomik ve kültürel katkı sağlıyorlar. Bu perspektiften bakınca Bodrum’un çok uzun zamandır aslında bir festivale ev sahipliği yapma konusunda her türlü altyapısına ve potansiyeline sahip olduğunu bildiğimiz için 12 yıl boyunca Bodrum'un gündemini Bodrum Türk Filmleri Haftası ile işgal ederken aslında bir yandan da Bodrum Uluslararası Film Festivali’nin olası bir festivalin önünü kestiğimizi fark ettik. Farklı bir organizasyon şirketinin bu işe soyunmasındansa, 12 yıllık tecrübemizle bu konuyu biz üstlenirsek daha sağlıklı bir süreç yaşarız, Bodrum'a daha güzel bir festival kazandırırız diye düşündüğümüz için, uzunca düşündük ve arkasından kesin kararımızı verdik: "Evet, festival olacağız."

Aslında ilk başlangıçtaki söylemlerimizden tam ters bir karardı bu. Çünkü biz festival değiliz, olmayacağız, çünkü filmleri yarıştırmak bizim işimiz değil, tanıtmak bizim misyonumuz diyorduk. Yarıştırırken "sen iyisin, sen kötüsün" dediğimizde misyonumuzdan uzaklaşırız diye düşünüyorduk. Ancak geldiğimiz noktada uluslararası bir festivalin ve o festivalin yanındaki kuşakların, senaryo yarışmalarının, genç yapımcı ve yönetmenlere verilen fırsatların da sektörün gelişmesi konusunda faydalarını gördükçe diğer festivallerden, bu konudaki direncimizden vazgeçtik. En sonunda da işte 12. yılımızdan sonra 13. yılımızda festival konusunda kolları sıvamaya karar verdik.

Soru 3:

Festivale 14 ülkeden 19 film gösterilecek ve 15 film Türkiye'de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Seçkide öne çıkan filmler ya da temalar varsa biraz bahseder misiniz?

Cevap:

Şimdi öncelikle seçkimize hem sanatsal hem de gişe başarısı olabilecek filmleri harmanlamayı öncelikledik. Bu, diğer festivallerin dışında bir aslında yaklaşım. Çoğunlukla festivaller sanatsal Art House filmlere öncelik veriyorlar. Bunun da sebebi belli. O tarz yapımların da yaşaması ve sinemanın sanatsal tarafının körelmemesi açısından bu çok büyük bir misyon. Fakat diğer taraftan ana akım filmlerin yani gişe filmlerinin de varlığını sürdürebilmesi ve kalitesinin düşmemesi, üretim bandında onların da monotonlaşmaması ve birbirine benzer hale gelmemesi için, o tarafta da sanatsal dokunun geliştirilmesi, altyapının olgunlaştırılması gerektiğini düşünüyorduk. Bu festivalde bu iki akımı birleştirerek yani aynı yarışmada bir araya getirerek, birbirlerinden olumlu etkilenmelerini bekliyoruz.

Bu, alışılmış festivallerin dışında bir uygulama olduğu için muhtemelen bir tartışma doğurabilir "biz aynı kanada, aynı kulvara ait değiliz" gibi yapımcılardan yorum gelebilir. Bu yorum yanlış değil ancak bu festivalin sonuçta her iki tarafa da faydası olacağını düşündüğümüz için ısrarla bu konuda yürümeye karar verdik. Art House tarafı sinemanın gişe başarısını da önceliklemesi, pazarlama konusunda da kaslarını güçlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Diğer taraftan ana akım filmlerin de gittikçe birbirine benzemeye başladığı, suni konular, suni senaryolar yerine sanatsal filmlerin inci gibi işlenmiş senaryolarıyla etkileşime girmelerini arzu ediyoruz. Bu sonuç itibarıyla hem ülkemiz sineması için bir katma değer olacaktır hem de "yarışma filmleri sanat filmleridir, gişede iş yapmaz" algısını da kırmaya yarayacaktır diye düşünüyoruz.

Bodrum Uluslararası Film Festivali Direktörü Cenk Sezgin Söyleşisi - Resim : 3

Soru 4:

Bu yıl Jüri Başkanlığını Tony Gatlif üstleniyor. Onun festivaldeki varlığı sizce festivale ne katacak?

Cevap:

Birinci yılımızda uluslararası bir festival olduğumuzu ilan ettiğimiz birinci yılımızda, yine uluslararası festivaller platformunda ya herhangi bir mütevazı bir kadroyla ilk yaşımızın getirdiği tecrübesizliği atana kadar biz yavaş yavaş büyüyelim kurgusuyla gelecektik ya da dünya festivalleri ve dünya sinema sanatında belli bir ismi, belli bir ağırlığı olan bir isimle bu işe başlayıp, direkt birinci ligden listeye dahil olacaktık. Biz ikincisini tercih ettik. Konuğumuzun birikimi ve konuğumuzun gerçekten dünya çapındaki ismi bizim için hem bir prestij hem de diğer taraftan Bodrum'da gerçekleştireceğimiz yarışma yanındaki masterclass toplantılarımızda Tony Gatlif'in varlığı hem Türkiye'de hem uluslararası camiamızda ses getirecek ve katılımı olumlu etkileyecektir. Bu ustadımızdan çok fazla öğrenecek şey olduğunu düşünen hatırlı sayılır miktarda yapımcımız var. Çok olumlu dönüşler aldığımızdan sebep, doğru bir karar verdiğimizi anlıyoruz tekrar.

Soru 5:

Bodrum Kalesi'nden Bitez Plajı'na uzanan gösterim mekânları dikkat çekiyor. Bu mekân seçimlerini yaparken neleri hedeflediniz? Konukları nasıl anlar bekliyor?

Cevap:

Bodrum Kalesi zaten Bodrum'da herhangi bir etkinlik yaparken ya da sadece etkinlik değil, herhangi bir fotoğraf çekerken, büyük bir olasılıkla fotoğrafa giren özel bir değer, tarihsel ve kültürel bir değer. Dolayısıyla burada bir sanatsal bir etkinlik yapıp da Bodrum Kalesi'ni ihmal etmek mümkün değil. Ama ayrıca Bodrum Kalesi'nin Kuzey Hendeği, bir yandan da bu tarz etkinlikler için çok güzel bir mekân sunuyor. Kuzey Hendeği sahnesi. Orada gerçekleştirdiğimiz geçtiğimiz yıllardaki ödül törenlerimizde doğal bir dekor oluşuyor ve doğal dekorun dünyada eşi benzeri yok. Bodrum Kalesi'nin bizim için değeri, önemi bu. Diğer taraftan Değirmenler Tepesi gibi, Kumbahçe gibi, Bitez Plajı gibi, geçtiğimiz yıllarda olduğu ve gelecek yıllarda muhtemelen yine olacağı gibi, köy meydanlarımız gibi mekânlara film festivalimizi genişleterek hem daha geniş kitlelere ulaşmayı hem de görsellik açısından akıllarda kalıcı güzel sahneler yaratmayı arzu ediyoruz. Hem katılanlar hem de oradaki etkinliği paylaştığımız görsellerle paylaştığımız, o görselleri takip eden tüm dünyadaki ilgililer açısından Bodrum'un tüm güzelliklerini gözler önüne sermiş olacağımızı düşünüyoruz.

Bodrum Uluslararası Film Festivali Direktörü Cenk Sezgin Söyleşisi - Resim : 4

Soru 6:

Festivalin uzun vadede nasıl bir hedefi var? Bodrum'u dünya sinema takvimine kalıcı olarak yazdırmak sizce mümkün mü?

Cevap:

Zaten yola çıkarken Bodrum'un sadece kalıcı bir festival, takvimde kalıcı olmasını sağlamak değil, aynı zamanda üst sıralardan bu takvime dahil olmak gibi bir misyonumuz vardı. Bu, tabii ki bizim öncelikli ve vazgeçilmez hedefimiz. Bunun yanında uzun vadedeki hedefimiz şu: Türkiye'de ve dünyada gerçekleşen festivallerin kurgusal, içeriksel ve konsept anlamında birbirlerinden farklılıkları oluyor. Kimisi güncel filmlere, kimisi hiç seyredilmemiş filmlere, kimisi art house’a kimisi ana akım filmlere yer veriyor. Bazı deneysel festivaller de var deneysel filmlere yer veren ya da bağımsız festivaller var. Bizimki tamamıyla bunların bir harmanlanması şeklinde düşünülebilir. Biraz evvel de söylediğim gibi ana akım ve sanatsal filmlerin bir araya geldiği ama aynı zamanda önümüzdeki yıldan itibaren devreye alacağımız yeni nesil kısalar yani TikTok, YouTube videoları gibi, yapay zekâ videoları gibi, öğrencilerin çektikleri filmler gibi, başka festivallerde de olan ve olmayan kanatları da ilave ettiğimizde bizim festival bize göre türünün nadir örneklerinden bir tanesi olacak. Bu anlamda da hem enerjimizi hem gençliğimizi -yaş itibarıyla küçük olmamıza rağmen, hani ona atıfta bulunuyorum- gençliğimizi, hem de Bodrum'un dinamizmini yansıtmış olacak festivalimizin bu kurgusu.

Soru 7:

Son olarak kişisel bir soru sormak istiyorum. Sizin için bu festivalin en heyecan verici anı nedir veya ne olacak?

Cevap:

Bu festivalin birden fazla heyecan verici anı var. Bunlardan bir tanesi festivalimizin ikinci gününde, cumartesi günü gerçekleştireceğimiz açılış töreni ve ödül merasimi. Bu merasimde her zaman bir takım sürprizler hazırlıyoruz sektörümüze ve konuklarımıza, bu sene yine sürprizlerimiz olacak. İkinci önemli, festivalimizin önemli heyecan verici noktası buradan tüm konuklarla beraber özel bir seferle Kos Adası'na gittiğimiz ve festivalimizin Kos Adası'ndaki bacağını başlattığımız Pazar günkü gezimiz olacak. Orada çok misafirperver bir şekilde karşılanıyoruz; Kos İstanköy Müslümanları Kardeşlik Derneği, Kos Belediyesi ve Rodos Başkonsolosluğumuz tarafından. Gün içinde turistik ziyaretler gerçekleştiriliyor beraber geldiğimiz konuklarımızla. Akabinde de akşam bir Türk filminin Avrupa prömiyerini gerçekleştiriyoruz bu konuklarımızla beraber, sanatçıların ve basının da katılımıyla (Türkiye'den ve Yunanistan'dan basının katılımıyla). Bu sene bu kurgumuza ilaveten ilk kez ve bundan sonra tekrarlanır gerçekleştireceğimiz Türk-Yunan ortak proje geliştirme platformunun ilk toplantısı yapılacak Yunanistan'da. Yunanistan'dan 5 katılımcı, Türkiye'den 5 katılımcı, toplam 10 kişinin katılacağı bu platform belli periyotlarda toplanacak.

Cenk Sezgin Sinema Bodrum Uluslararası Film Festivali Film Festivali Bodrum Film