BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER! Bayrağı aldı çıktı gitti

Şiirin hepsi bu kadar, sadece tek dize:
Bayrağı aldı çıktı gitti!
Ne yapacaksın adını, işini, yaşını?
Ne yapacaksın sarışın mıydı, esmer mi?
Çakır mıydı, ela mı, zeytin gözlü mü?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Şiirin tümü bu kadar, dört ağır sözcük:
Bayrağı, aldı, çıktı, gitti.
Niçin soruyorsun erkek miydi, kadın mı?
Acaba yaşlı mıydı, genç miydi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Sosyalist miydi, muhafazakâr mı?
Belki de komünistti, inançlı:
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Başörtülü müydü, saçları örgülü müydü?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Belki geçmişini yaşamak isteyen biri,
Abdestini almış, dönemem demiş.
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Hangi görüştendi, hangi partiden?
Gerçekçi miydi, hayalperestin biri mi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Köylü müydü, işçi mi, esnaf mı?
Madenci miydi, ırgat mı, denizci mi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Aç mıydı tok mu, parasız mı?
Sağ mıydı sayrı mı, kızıl gül müydü?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Fatih miydi, Mustafa Kemal mi?
Manifesto muydu, Maun Suresi mi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Zeybek miydi, Dadaş mıydı, Efe mi?
Yoksa seferberlik türküsü mü?
Şarkı mıydı, nefes miydi, ilahi mi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Dedim ceylan mıydı, kaplan mı?
Deli miydi, dolu muydu, Köroğlu muydu?
Kınalı kuzu muydu, Deli Dumrul mu?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Mansur muydu, Yunus muydu, Ali mi?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Hayal miydi yoksa düş müydü?
Kamunun Cennetini görmüş müydü?
Evli miydi, nişanlı mı, sözlü mü?
Bayrağı aldı çıktı gitti.
Şiirin tümü bu kadar, dört ağır sözcük:
Bayrağı, aldı, çıktı, gitti.
O gittikten sonra, o gittikten sonra,
Çıktı geldi büyük özgürlük!
MAZLUMLARIN ÖMER’İ

Söyle Ömer, nasıl kül olur vücut nuru insanın,
Vatan toprağıysa hamurunun mayası?
Seni dinliyor kızıl tanyeri, ebedi şafak atması,
Akdeniz kıyılarından Sarı Irmağa kadar,
Benekli kelebek, börtü böcek kendinden geçmiş,
Durmuş seni dinliyor can kulağıyla kurt kuş.
Asya kızları seni dinliyor nefesini tutmuş,
Cennet kuşunun, sarıca çiçeğin eli böğründedir.
Sen susunca, gün batar gibi oluyor Ömer,
Sen durunca, kahpe feleğin çarkı çıkrığı şaşkın…
Kafkaslar, Balkan dağları bayılacak gibi,
Irmaklar kurur gibi, durur gibi dünyanın turu.
Biliyorum beni duyuyorsun, iyi biliyorum,
Gökyüzü sağır değildir, yeryüzü duymaz değildir,
Yıldızlar ya da güneş, Ömer günışığı duyar.
Biliyorsun, büyük millet bilmez değildir,
O işitendir, varlığın savaşçısı aciz değildir.
Nasıl çaktın alnının karasına halis demiri,
Nasıl kırdın mekanizmasını darbe makinesinin?
Söyle Ömer, göklerin dili var, biliyorsun,
Döküldü yere organları, cümle aletleri zalimin.
Yerler dilsiz değildir, müziğin geliyor buraya.
Duyuyoruz seni, güneşin dilinde sözlerin,
Dağın aydınlanmasından anlıyoruz.
Ruhusun elbette, mazlumlar fedaisi Ömer.
Sen oradasın, ruhundasın destanların,
Bizi görebiliyor musun, gökyüzü görendir?
Ağlıyorum kardeşim, acıdan değil, ayıp derler,
Bu bencil, bu korkaklar dünyasında Ömer.
Ağlıyorum insanın yüceliğine, sonsuzluğuna:
Doğarken yükselen Asya’nın ufkunda vatan!
Yaktın kendini, bir ağaç gibi tek ve hür,
Kurtardın insanlık ormanını yanıp kül olmaktan!
FETÖ, NATO darbe girişimini yerle bir ettiğimiz milli direnişin 10. Yılında Büyük Vatan Şehitlerimizin anısına, Saygıyla.