CHP CHP’ye karşı
Bir bayramı daha geride bıraktık.
Ne güzeldir bayramlar.
Küsler barışır, büyükler hatırlanır
toplanıp birlikte yemekler yenir.
Gelenler gidenlerle kah hüzünlenir kâh neşelenir
geriye insanı insan yapan hatıralar bırakılmış olur.
En çok da çocuklar.
Büyükanneler, dedeler, kuzenler derken ait olma duygusu pekişir güven duygusu gelişir.
Bazıları da iş temposu yoğundur fırsat bilir bayram tatilini
farklı yerlere seyahate gider.
Ama ya gitmeden önce ya da dönüşte mutlaka büyüklerine uğrar,
bayramlık tatlı tepsisinden kendilerine ayrılmış baklavalarını yer, gezip gördüklerini anlatıp
getirdiği hediyeleri verir.
Ne güzeldir gelenek görenek dediğimiz
toplumların ortak paydası olan
insana insanlığını hissettiren bu değerler.
Dünya biraz sakinleşmiş
İstanbul denizi turkuaz renge dönmüşken,
bayram günü gözümüz kulağımız haberlerde.
Niye mi?
NE OLUYOR CHP’DE
Çünkü ülkemizin yüzyıllık ana muhalefet partisi CHP’de oluyor bir tuhaf haller.
Bayram öncesi yaşanan ve yaşatılanlar yetmemiş
şimdi de Ankara’da çift başlı CHP bayramlaşması yapılıyor.
Lailaheilallah diyerek izliyoruz haberleri.
Siyasette atışmalar, tartışmalar da olur, rekabet de olur elbette.
Hatta kongrelerde sandalyelerin uçuştuğunu da gördük ama
böylesi galiba hiç görülmedi.
Türk siyasi tarihine bakınca kapanan partiler de oldu siyaset yasağı getirilen siyasetçiler de.
Örneğin Prof.Dr.Necmettin Erbakan.
Rahmetli Erbakan partisi kapatılıp da
kendisine beş yıl siyaset yasağı getirildiğinde saygı ile karşılamış,
kimseyi sokağa dökmemişti.
Ama gelin de şimdi görün günümüzdeki bazı siyasetçileri.
Yüz yılı devirmiş, ana muhalefet CHP’de sular bir türlü durulmuyor.
Hoş, hep bir hizipçilik olmuştur CHP’de.
Ayrılıp başka partiler de kurulmuştur ama hiç birisinde bu denli kavga gürültü görülmemiştir herhalde.
Şikayet edeni de, rüşveti aldım diyeni, verdim diyeni de mahkemeye başvuranları da kendileri.
Çıkmış mutlak butlan.
Aman Allahım.
Kırıp döküyorlar CHP binasında her şeyi.
Hazine yardımı değil de babalarından miras kalsa kıyamazlardı herhalde.
Herkese açık olması gereken siyasi parti Genel Merkezinin kapılarını kitleyip barikatlar kuruyor
merdivenlere sıvı sabunlar döküp, kendileri dışında gelenler olursa kayıp düşsün istiyorlar.
İnsan neye şaşıracağını şaşırıyor.
Otel odasında kapıyı belinde havlu ile açan Belediye Başkanına laf etmezken
bu görüntüler niye yayınlanıyor
diye düşman kesiliyorlar medyaya.
TESADÜF MÜ YOKSA
CHP milletvekili Ali Mahir Başarır gazetecilere saldırıyor,
yetmiyor beddualar ediyor.
Gazi meclisimizin bir seçilmiş vekili,
nasıl oluyor da böyle beddualar edebiliyor?
Dokunulmazlığına dokunulmayacağını bildiğinden midir bu cüreti?
Yoksa başka bir özgüvenden mi?
Her türlü marjinal grubu yanlarına alarak hır gür çıkaran kendileri değilmiş de,
sanki ortada bir polis devleti varmış görüntüsü vermek
acaba bir tesadüf mü
yoksa bir oyunun devamı mıdır?
Neyin gaflet ve delaletidir?
Yağmur altında ıslanmış gömlekle verilen romantik görüntü ile
bir lider çıkarılır mı bilinmez ama bana sorarsanız
nafile.
Bulduğu her fırsatta gidip de batı diyarlarına şikayet ediyorsa ülkesini
sahip çıkıyorsa etrafındaki
beddua edene, yanlış yapana
siz bakmayın toplanan kalabalığa.
Affı da olmaz hükmü de
yüreği geniş bu milletin nezdinde.