12 Mart 2026 Perşembe
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

CHP nereye koşuyor?

Güneş Batum

Güneş Batum

Site Yazarı

A+ A-

Dünya devletleri haldır haldır silah yapıyor, gıda stokluyor, tasarrufa gidiyor.

Ama bizde kayıkçı kavgası.

Misal ana muhalefet partisi başkanı Sayın Özgür Özel.

Sinop’ta alıyor eline mikrofonu

balıklar ürküyor füze denemeleri yapmayalım, turist de gelmiyor diyor.

Sanki balıklardan özel mesaj almış gibi.

Hemen ardından balıkçılar
tam tersi balık ihracatının ikiye katlandığını açıklıyor.

Şehrin yetkilileri de,
turist sayısının önceki yıllara göre arttığını beyan ediyor.

Böylelikle anlıyoruz ki

balıklar ürkmemiş, turist de eksilmemiş.

Bir bakıyorsunuz,

Aydınlık gazetesinin 11 Şubat 2026 tarihli haberinde yazdığı gibi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)

Sanayi Kongresi 2025 Sonuç Bildirgesi’nde

Türkiye’nin savunma sanayiine ağırlık vermesini eleştirip

askeri maceracılık ve yanlış strateji olarak nitelendiriyor.

Dünyanın savaşa gittiğini uzmanlar, akademisyenler ardı ardına anlatıyorken, TMMOB yönetimi biz savunmayı boş verelim, silah yapmayalım diyor.

Gel de şaşırma!

Ne diyelim Allah izan versin.

İkibin yıllık devlet aklı sağlam da bunlara aldırmıyor.

Diğer yandan düşünüyorum da meslek odaları bu denli siyasete dahil olur mu?

Olursa da eyvallah ama
hani hep de devlete mi muhalif olur?

Askere iftira atan Tabipler Odası Başkanını da gördük,

Türkiye düşmanı bir terör örgütünün yayınına ödül veren Mimarlar Odası yöneticisini de.

Muhalif olmak güzeldir ve çok da önemlidir ama böylesi kendi devletine zarar verecek şekilde olursa eğer,

buna muhalefet etmek mi denir,
doğrusu bilemedim.

YA ANA MUHALEFET?

Buyurunuz,

CHP Milletvekilleri

Gazi Meclisimizde kürsü işgal etmeye kalkıyor.

Niye?

Yeni atanan Adalet Bakanına yemin ettirmek istemiyorlarmış.

CHP Grup Başkanvekili

işiniz bugün zor diyor, önden.

Tehdit mi? Yoksa dostça uyarı mı? Anlamak zor.

Ama partisinden diğer vekiller

yeni atanan Adalet Bakanının yemin etmesine mani olmak isteyince, iktidar partisi de duramıyor yerinde ve yumruklar havada uçuşuyor.

Protesto etmek midir amaçları

yoksa bir arbede çıkarıp kaos hevesine mi düştüler bilinmez

maalesef hiç de hoş olmayan bu görüntüler tüm dünyaya servis edildi.

Demokrasiyi sabote edeceksiniz milletin meclisinde.

Yok yemin ettirmeyiz yok şu yok bu diye.

Milli olan her mücadeleye takoz koymaya çalışacaksınız

sonra da diyeceksiniz ki
seçim istiyoruz.

Üstelik bayram değil seyran değilken.

Sahiden sanıyor musunuz ki bu halk gelip de size oy verecek?

Bugüne kadar sizi tek başına iktidar yapmamışsa bu millet

işte bunlardır sebep.

Bakmayın denge olsun, iktidar çok şımarmasın diye

tepki oylarını verdiyse size,

baktı ki siz şaşırdınız yolunuzu, kaydı ise şirazeniz,

geri alır verdiği oylarını ve bırakıverir sizi meclisin dışında.

YOBAZ KİME DENİR?

Kalpleriniz öyle kararmış

öyle görmez, duymaz
ve anlamaz olmuşsunuz ki

her fırsatta kadın hakları der,

benim köylüm dersiniz ama

Anadolu kadınının simgesi olan beyaz tülbent başında diye

bir kadına laf eder

“sen git de ahırda inek sağ, sana ancak bu yakışır” dersiniz.

Sanki inek sağmak basit bir işmiş gibi!

O Belediye Başkanı ki üç dönem üst üste halkın teveccühüyle seçiliyor.

Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ü

kendince beğenmeyen ve ötekileştiren bu zihniyetin karanlık, sevgisiz ruhu bir tarafa

dünyadan da haberi yok herhalde.

Anadolu kadınında asaletin ve temizliğin simgesidir o tülbent.

Şalvar ise, sadece Anadolu da değil

moda dünyasında da tercih edilen ve hatta kumaşına markasına göre

bazen hayli yüksel rakamlara da satılan bir üründür.

Bu ırkçı söylemin sahibi yüreğindeki nefreti sunmadan önce,
keşke üç beş moda dergisi karıştırsaymış.

Ama tabii mesele bu değil !

Clara ya da Nancy ya da Helga giyerse sorun yok.

Ama bizim kadınımız yerel ve milli giysisini giyerse, olur sana gericilik.

Soruyorum size sahi kim yobaz,

kim gerici?

Yazarın Önceki Yazıları Tüm Yazıları