Çin ne yapıyor? - 1
Çin ekonomisi için yapılan 3 büyük dedikodu var. Bu sorunlar var, evet. Ama Çin sosyalist bir devlet ve bu sorunların çözümü kapitalist sistemde bulunan ülkelerin çözümleri gibi olmadığı için, yapılan spekülasyonlar toplumda bu sorunların Çin’i yıkacağı şeklinde yorumlanıyor.
Bu yazıda Çin konusunda en fazla yayılan 3 sorunun ne olduğu ve Çin devletinin bu sorunları nasıl çözdüğü konusunu anlatacağım.
ALİBABA’YA ANTİ TEKEL SORUŞTURMASI
A) Bunun en bilinen örneği de tüm dünyada Alibaba Group olarak bilinen alışveriş sistemine Çin Piyasa Düzenleme Kurumu SAMR tarafından pazardaki hâkimiyetini kötüye kullandığı ve satıcıları sadece kendi platformunda satış yapmaya zorladığı (“iki seçenekten birini seçme” politikası) gerekçesiyle 2,75 milyar dolar (18,23 milyar yuan) tutarında rekor bir anti tekel cezası kesmiştir.
Para cezasının yanı sıra Alibaba’ya, kurumsal yapısını yasalara uygun hale getirmesi, haksız rekabeti bitirmesi ve tüketici haklarını koruması için 3 yıl süren bir “düzeltme ve uyum kontrolü” programı şart koşulmuştur.
Çinli düzenleyici kurum SAMR, Alibaba’nın 3 yıllık yasal uyum sürecini başarıyla tamamladığını ve tekelci uygulamalara tamamen son verdiğini ilan ederek şirket üzerindeki anti tekel incelemesini ve idari takibi resmi olarak bitirmiştir.
GAYRİMENKUL KRİZİ ÇÖZÜMÜ
B) Bundan bir süre önce Batı basınında gayrimenkul balonu nedeniyle Çin Halk Cumhuriyeti’nin büyük bir kriz içine gireceği ve sistemin çökeceği iddiaları yapıldı.
Çin hükümeti ve yargısı, dünyanın en borçlu gayrimenkul şirketi olan China Evergrande Group krizini “kamu düzenini koruma”, “piyasayı temizleme” ve “devlet eliyle kontrollü tasfiye” stratejileriyle çözme yoluna gitti.
Şirketin bankalara, tahvil sahiplerine, tedarikçilere ve ev satın alan mülk sahiplerine olan toplam borcu 300 ila 340 milyar dolar arasında idi.
Bu tutarda bir borç eğer başka bir ülkede olsa kesinlikle piyasalarda çok büyük istikrarsızlık nedeni olurdu.
Çin devletinin aldığı önlemler ve çözüm aşağıda özetlenmiştir.
Krizin çözümünde atılan temel adımlar şunlardır;
Resmi Tasfiye Kararı ve Borsa Kotundan Çıkarılma: Evergrande, alacaklılarına uygulanabilir bir borç yapılandırma planı sunamadığı için Ocak 2024’te Hong Kong Yüksek Mahkemesi tarafından resmen tasfiye edilmiştir. Sürecin sonunda şirket, Ağustos 2025’te Hong Kong Borsası (HKEX) kotundan tamamen çıkarılmıştır.
Devlet Destekli Parçalama ve Varlık Satışları: Hong Kong mahkemesi tarafından atanan bağımsız tasfiye memurları, borçları ödemek için şirketin değerli varlıklarını satmaya başlamıştır. Şirketin en büyük prim yapan birimlerinden biri olan Evergrande Property Services hisselerinin çoğunluğu Çinli devlet şirketlerine satılmak üzere tasfiyeye alınmıştır.
İç ve Dış Alacaklı Ayrımı: Çin anakarasındaki mahkemeler ve yerel yönetimler, önceliği yarım kalan konut projelerinin tamamlanmasına ve Çinli ev alıcılarının mağdur edilmemesine vermiştir. Şirketin anakaradaki varlıklarının yüzde 90’ı yerel bankalar ve yerel yönetimler tarafından kontrol altına alınırken, yabancı yatırımcılar tasfiye sürecinde arka plana itilmiştir.
Ağır Para Cezaları ve Kurucuya Hapis: Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (CSRC), Evergrande gelirlerini milyarlarca dolar fazla göstererek sahtekarlık yaptığı gerekçesiyle 580 milyon dolar para cezası kesmiştir. Şirketin kurucusu ve milyarder başkanı Hui Ka-yan, finansal piyasalardan ömür boyu men edilmiş, adli gözetim altına alınmış ve mahkemede suçlu bulunmuştur. Tasfiye memurları kurucunun 7,7 milyar dolarlık kişisel küresel varlıklarına da el koymuştur.
“Üç Kırmızı Çizgi” ile Sektörel Dönüşüm: Çin, Evergrande’yi doğrudan kurtarmayarak diğer agresif büyüyen inşaat şirketlerine gözdağı vermiştir. Sektörde borçlanmayı sınırlandıran sert kurallar (Üç Kırmızı Çizgi) belirlenmiş, ancak emlak piyasasının tamamen çökmesini önlemek için kamu bankaları aracılığıyla yarım kalan projelerin bitirilmesine yönelik likidite destekleri sağlanmıştır.
Çin bu yöntemle, küresel finansal piyasaları sarsabilecek ani bir iflas yerine, Evergrande’yi zamana yayılmış ve devlet kontrolünde eritilen bir yapıya dönüştürerek krizi büyük oranda sınırlandırmıştır.
Çin’de konut sahipliği oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu oran yıllardan bu yana mortgage kredileri isimli konut kredileri teşviklerine rağmen ABD’de yüzde 65, Türkiye’de ise yüzde 56’dır.
ÇİN’İN KAMU BORCU
C) Çin ile ilgili ekonomik sorun ve bu sorunun çözümü ile ilgili daha çarpıcı bir olay verelim.
Batılıların ve neoliberal görüşü savunan kesimlerin Çin hakkında en son sıkça konuştukları ve tartıştıkları konu, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kamu borçlanmasının çok büyük oranda arttığıdır.
Evet, bu borcun arttığı doğrudur. Ama gerçek elbette detayda gizlidir.
Bu borç nasıl bir borçtur? Borcun dağılımı nedir? Çin devletinin bu konu ile ilgili çözümü ne olmuştur?
Çin kamu borcu 2025 yılsonu itibariyle 19,4 trilyon dolardır. Bu borcun GSYH’ya oranı yüzde 88’dir. Ancak borcun dağılımı ve borcun para birimi tahmin edildiği gibi değildir.
Toplam borcun yüzde 37’si yani 7,2 trilyon doları merkezi hükümet bütçesine aittir. Bakiye borç ise yerel yönetim borçlarıdır. Yani borcun yüzde 63’ü yerel yönetimlerin borcudur.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kamu borcunun toplamına yakını yüzde 95’in üstünde yuan cinsidir.
Yabancı para borçlanma ise tamamen merkezi idareye ait olup, nakit ihtiyacından ziyade, küresel finans piyasalarında Çin tahvillerinin gösterge faiz oranlarını belirlemek amacıyla sembolik olarak gerçekleştirmektedir.
Yani Çin Halk Cumhuriyeti kamu borcu sanıldığı gibi hacmi kadar korkutucu bir borç değildir.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin borcu diğer ülkelerin borçları gibi merkezi bütçenin üzerine yığılmış bir borç değildir. Aynı zamanda bu borç Çin devletinin kendi parasıdır. Yani borç yuan üzerinden yapılmış ve kendi içinde bir borçtur.
Böyle deyince; ABD’nin kamu borcu da kendi parası üzerinden borç, ama ABD’nin dünya hakimiyetini riske atan borç. Çin borcu ile ABD’nin borcu arasında ne fark var? Hemen akla bu soru geliyor. İşte bu yazının esas konusu olan mesele budur. Sistem farkı bu borcu içinden çıkılmaz hale getiriyor. Yada bazı önlemler ile çözülüyor.
Öncelikle bu konu yerine bu borç konusunda Çin devleti ne yapıyor? Ne önlem alıyor? Bunu inceleyelim. Burada bu borcun hacminden çok Çin Devletinin bu borç karşısında ele aldığı yöntem önemli.
NOT: Yazımız yarın devam edecektir.