13 Haziran 2026 Cumartesi
İstanbul 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Çin’in başarısı Türkiye için örnek

Şule Perinçek

Şule Perinçek

Gazete Yazarı

A+ A-

ABD--Çin-İran-Venezuela ilişkileri konuşulurken sık sık şu söyleniyor…

- E tabii Çin’in enerjiye ihtiyacı var…ABD onu zor durumda bırakmak için…vb…vb…

Bu saptamalar yapılırken çok önemli bir veri hesaba katılmıyor.

Çin daha 1948’de dünya tarihine adını yazdıran bir devrim yapmış, ardından aşama aşama birçok sınamalardan, deneyimlerden geçmiş sosyalist bir liderlik tarafından yönetiliyor.

Emperyalist kapitalist at gözlükleriyle anlamak gerçekten zor.

Daha ABD İran’a saldırmadan çok önce bilimsel bir öngörüyle bir yıllık enerji ihtiyacını depolamış.

İran’la karşılıklı stratejik anlaşmalara varmış…

Hepsi bir yana enerji kaynaklarını çeşitlendirmiş. Kendi gücüne dayanacak temelleri planlamış, programlamış.

Nesli tükenen ve çöken Atlantik sisteminin bir ülkesi değil ki Çin. Geleceğe umutla bakıyor.

Onun için Trump’ın karşısında yok el el üstünde oyunu… yok laf cambazlığı… yapmaya hiç mi hiç ihtiyacı yok.

Başı dik.

Güvenli.

Neden böyle yazıyorum.

Türkiye’mi düşünüyorum.

Çin söz konusu olduğunda hep şöyle derim.

Nazar etmeyelim, biz de onun gibi yapalım; bizim de olur… hatta şunu da ekleyelim…bizim çok daha iyisi olur…İleriye bakıyoruz. Görüyoruz. Biliyoruz! Cam fanustan fal bakmıyoruz. Bilim Çin’de de olsa, Maçin’de de olsa aynı. Marifet o.

Neyse…

Ne yapmış bakalım yumurta kapıya sıkışmadan.

“Çin, nükleer enerji kapasitesini hızla artırarak küresel alanda öncü konuma geçmiştir.

2026’ya gelindiğinde herkes gev gev tartışadursun Çin Halk Cumhuriyeti 62 ticari nükleer reaktör işletiyor.

36’sının inşası devam ediyor.

2030’a kadar 200 GW, 2050’ye kadar 400-500 GW nükleer kapasite hedefiyle enerji dönüşümünü hızlandırdı!

Biraz daha ayrıntılı bakalım.

Çin’in başarısı Türkiye için örnek - Resim : 1

ÇİN NÜKLEER ENERJİ GELİŞMELERİ (2026)

Aktif ve İnşa Halindeki Santraller: Nisan 2026 verilerine göre, Çin’de 62 nükleer santral faaliyette. Son dönemin moda haber diliyle “an itibarıyla” dünyada ikinci sırada yer almaktadır.

Ayrıca, inşaatı devam eden 36 yeni reaktörle, küresel çapta devam eden yeni reaktör inşasının yaklaşık yarısı Çin’de gerçekleşmektedir.

Buna ek olarak 16 yeni reaktör de onay aşamasında.

ÇİN’İN NÜKLEER PROJE KAPASİTESİ

Çin’in hızla büyüyen nükleer enerji programı yeni bir evreye girdi. Çin Nükleer Enerji Derneği (CNEA) tarafından yayımlanan rapora göre ülke, tasarımdan inşaata kadar tüm süreçleri kapsayacak şekilde aynı anda 50 nükleer reaktör projesini yönetebilecek kapasiteye ulaştı.

Küresel ölçekte en fazla nükleer enerji üreten ülke güya hâlâ ABD. Ancak yeni santral yapmak ABD’de pek o kadar kolay değil. Büyük zorluklar yaşanıyor. Georgia eyaletindeki Vogtle 3 ve 4 reaktörlerinin yapımı yıllardır sürüyor, bir türlü tamamlanamadı. ABD borç batağında. Kolay mı… Başta maliyet 14 milyar dolarken 35 milyara çıkmış.

Yani durum umutsuz.

Buna karşılık ZME Science’a göre Çin ise nükleer projeleri adeta bir “üretim hattı” mantığıyla yürütüyor. Devlet destekli şirketler, standart reaktör tasarımları, düşük maliyetli finansman ve güçlü bir tedarik zinciri sayesinde projeler kesintisiz ilerliyor.

Bu arada söyleyeyim yazdıklarımın çoğu Batı kaynaklı. Azı vardır çoğu yoktur, yani… devam edelim Çin başarı örneğine:

- Üretim Artışı: Çinli nükleer devi CGN Power, nükleer elektrik üretimini yüzde 14’ten fazla artırarak önemli bir artış kaydetmiş.

Yeni Nesil Teknolojiler: Çin, Gobi Çölü’nde “Erimiş Tuz Reaktörü” ile yeni bir nükleer çağ başlatmıştır. Ayrıca, 50 yıl şarj gerektirmeyen nükleer bataryalar gibi teknolojiler de geliştirilmektedir.

Kapasite Hedefleri: Çin, 2030 yılına kadar nükleer kapasitesini 200 GW’a, 2050 yılına kadar ise 400-500 GW seviyesine çıkarmayı hedeflemektedir.

Çin’in nükleer enerji yatırımları, artan elektrik talebini karşılamanın yanı sıra, kömüre bağımlılığı azaltma ve çevresel hedeflere ulaşma stratejisinin bir parçasıdır.

Yalnızca teknolojiye değil, tüm ekosistemin uyumlu çalışması Çin’in başarısında önemli bir etken olarak görülüyor. Nükleer projelerde tasarımcılar, mühendisler, tedarikçiler, finansörler ve işgücü aynı plan dahilinde hareket ediyor.

En kritik farklardan biri ise süreklilik olduğunun vurgulanması şaşırtıcı değil. Batı ülkelerinin başında kırk tane bela var. Ekonomilerin bir ayağı resesyonda zaten. Projeler yıllar arasında durmadan kesintiye uğruyor. İşten çıkarmalar, bu arada çeşitli bağımlılıkların arması, sağlık sisteminin bozulması, umutsuzluk uzmanlaşmayı ve bilgi birikimini sekteye uğratıyor.

Çin’de sürekli yeni projeler devreye alınıyor bilgi birikimi ve üretim kapasitesi korunuyor ve geliştiriliyor.

İSTERSENİZ AŞILABİLİR SORUN KARAR VERMEDE

Çin küçük modüler reaktörlerde de öncü. Bu gelişmekte olan bir ülke ekonomisi için o kadar önemli ki…

Bu ülkelerden söz açılınca önemli bir nokta finansman. Nükleer projelerin en büyük zorluklarından biri finansman. İsterseniz aşılabiliyor. Çin’de bu sorun, düşük faizli krediler, yüksek borç oranları, standart tasarımla çözülüyor.

Görüldüğü gibi zor değil.

Sorun karar vermekte.

Biz de yaparız.

Önümüzdeki en önemli vereceğimiz karar hangi safta yer alacağımız.

Türkiye’nin vereceği bu karar bütün bölgenin kaderini de etkileyecektir.

Bölgenin kaderi dünyadaki dengeleri de hak ettiği şekilde kuracaktır.

ABD Çin İran Venezuela