10 Ağustos 2026 Pazartesi
İstanbul 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Çok kutuplu evrimi görmek

Erdem İlker Mutlu

Erdem İlker Mutlu

Gazete Yazarı

A+ A-

Sosyal antropoloji, özellikle toplumların zaman içinde göstermiş olduğu değişim ve gelişimleri tarihsel anakronizme düşmeden her türlü öznel duygu ve öğretilmiş bakıştan sıyrılarak incelemek durumundadır..

Farkındayım.. Olanaksızlık çerçevesine ilerleyen bu önerme ile sosyal bilimcinin sırtına büyük yükler, büyük okumalar, büyük yabancılaşmalar yüklüyoruz..

Zira dimağın arka planında yer almış ön metinler hep bizim yorum fotoğrafımızın ana mercek ve duyargaçlarını oluştururlar..

1945 SONRASINI ANLAMAK

Uygarlık tarihi okuru olmayanlar, tarihsel olgulara karşı dönemsel bazı ayrıntı ve bakış açılarına hakim olmayanlar, 1945 sisteminin bir epizod (uygarlık tarihinde geçici bir dönem) olduğunu kavramakta zorlanırlar..

İsrail-ABD’nin İran saldırısında yaşamış olduğu travma gibi bu çöküşün görünür örnekleri gelmedikçe akıllarındaki ön metinlerin yazdığı bir sonsuzluk evreninde yaşadıkları yönünde bir sanrıya kapılabilirler..

Okuyamayanlar, Amerikan tarzı şirket modeli kurulmuş “Roma İmparatorluğu”nun sonsuza kadar tek güç olarak kalacağı yanılgısına kapılırlar. Propaganda metaforuna yegane gerçeklik olur..

ÇOK KUTUPLULUĞA GEÇİŞİ ANLAMAK

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi çok kutupluluğa geçiş süreci ahlâki bir arınma sürecidir. Bu süreci izleyebilenler bundan çok kısa bir süre sonra yaşanacakları öngörebileceklerdir.

En büyük tehlike ise uluslararası dengelerin değiştiği puslu ortamda, karar vericilerin önüne gelen kifayetsiz, dünyayı dar ve arkaik bir çerçevede algılayan alt bürokrasinin üretimidir. Hem akıllarındaki ön metinlerden kurtulamazlar hem üretmeleri gereken bilgiyi gerçeklikten kopuk metaforik bakışlarla üretmeye kalkarlar. Sonraki nesilleri de aldatırlar..

Çok kutupluluğa geçiş süreci 1944 yılının ortamını andırabilir.. Almanların savaşı kaybedeceğini daha savaş başlamadan kavrayan Kemal Atatürk ve 500 bin Alman askeri Moskova’da teslim olmuşken hâlâ acaba Almanlar yeniden üstün hale gelir mi tereddüdü yaşayanlar.. Buyurun iki tip bürokratik bakış..

Bakın buradaki kritik nokta savaşın bitişini askeri olarak tahmin etmeye çalışmak değil.. Medeniyetlerin çatışmasında hangi medeniyetin uzun soluklu bir çatışmayı sürdürebilecek, ekonomik, sosyal, askeri, mental gücü ve tarihsel birikimi olduğunu görebilmektir..

Bunu da tarihsel birikimi, sosyal gelişimi, üretim biçimi üzerine çok uzun soluklu bir inceleme yapmadan, günlük saha bilgileri ve istatistikler ile yapmak mümkün değildir..

Toplum Tarih