Cumhurbaşkanı ne dedi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve daha sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi düzenlemeleri ile ilgili birkaç açıklama yaptı.
Bu açıklamalar toplumda farklı şekillerde algılandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel daha önce yapılan Varlık Barışı denemelerinde Türkiye’ye getirilen para sahiplerinin bir süre sonra kara para nedeniyle tutuklandığını anlattı. Bu Varlık Barışı yasaları ile Türkiye’nin kara para aklama cennetleri haline getirildiğini, Türkiye’nin bu paralara ihtiyacı olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı, açıklamalarında 4 ana başlığa değindi. Bunları sırasıyla ve mealen şöyle sıralayabiliriz:
1- Varlık Barışı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışındaki birikimlerini Türkiye’ye getirme yolunu açacaklarını,
2- Türkiye’de son üç yılda vergi numarası olmayan yatırımcıların Türkiye’ye gelmeleri halinde kendilerinden yurt dışındaki faaliyetleri kapsamında vergi alınmayacağını,
3- İhracatçı ve ihracatçı-imalatçı sanayicilerin ödedikleri kurumlar vergisinde indirim yapılacağını,
4- Dünya çapında ticaret yapan çok uluslu şirketlerin merkezlerini Türkiye’ye getirmeleri haline onlara muhtelif avantajlar sağlanacağını söyledi.
Bunların hepsini değil fakat 1 ve 2. sıradaki açıklamaları değerlendirmek istiyorum. Diğer ikisini, çok fonksiyonu olmayacak öneriler olarak görüyorum.
1. sırada bulunan Varlık Barışı konusu Türkiye’de 2008 yılından bu yana, neredeyse her sene uzatılarak uygulanan bir yasa. 11 yıl Varlık Barışı yasası yapılmış. Gelen paranın 20-25 milyar dolar dolayında olduğu söyleniyor. Yani atılan taş ürkütülen kurbağaya değmemiş.
Vatan Partisi Kaynak Yasası, aynı temel mantığa dayanıyor. Ancak bir farklılık var. Vatan Partisi yasa tasarısında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında tuttukları birikimleri yurt içine getirme zorunlulukları var.
Vatan Partisi, yurt içinde kazanılmış ancak muhtelif nedenlerle yurt dışına çıkarılmış bedellerin yurt içine getirilmesi ve ekonomiye kazandırılması konusunda serbestlik sağlamıyor.
2. madde ise Körfez ülkelerinin varlık fonlarında bulunan sermaye ile yapılacak yatırımların Türkiye’ye taşınmasıyla ilgili. Dünyanın en büyük 10 varlık fonunun 6 tanesi Körfez ülkelerine ait. Varlık fonlarının en büyüğü Norveç Varlık Fonu. İkinci büyük ise Çin Halk Cumhuriyeti’nin varlık fonu.
Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn ve Kuveyt’e ait varlık fonlarının Türkiye’ye gelerek yatırım yapmaları amacı ile oluşturulmuş bir yasa önerisi.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle Körfez ülkeleri varlık fonları daha önceki yıllarda Batı ülkelerine, özellikle ABD’ye büyük yatırımlar yapıyordu. Ancak bu fonlar 2025 yılında yatırımlarının yüzde 40’ının Asya ülkelerine, ağırlıklı olarak da Çin’e kaydırmaya başladılar. Savaş ile birlikte ABD’ye olan güvenin sarsılması, bu fonların Batı’dan diğer bölgelere kaymasının hızlanması sonucunu doğurdu. İşte Cumhurbaşkanı’nın açıklamayı yapma zamanlaması tam bu döneme denk geliyor.
Sıcak para politikasında beklentileri karşılanmayan hükümet farklı yerlere doğru eğiliyor.
Bu arada şunu da belirtmekte fayda var. Atlantik Sistemi’ni oluşturan denklem yavaş yavaş dağılıyor.
Dünya artık yeni bir yapılanma arifesinde.