De Gaulle döneminde ABD-NATO ilişkileri

Ali Rıza Taşdelen

Ali Rıza Taşdelen

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Fransa’da İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrası saflaşma ABD ve NATO eksenli yaşanmıştı. Nazi işgaline karşı iş birlikçi bir çizgi izleyen, savaştan sonra NATO’nun kurulmasında aktif rol üstlenen ve ABD’nin şemsiyesi altına girmeyi kabul eden Sosyal Demokratlar ile Hitler faşizminin işgaline direnen ve bu direnişin sembolü olan, ABD ve NATO’ya karşı çıkan, kafa tutan, Fransa’nın NATO’nun askeri kanadından çıkmasını sağlayarak NATO kurumlarını topraklarından kovan General Charles de Gaulle arasında olmuştur.

FRANSA’DA GLADYO ÖRGÜTLENMESİ

Dönemin Başbakanı Paul Ramadier’nin bilgisi dahilinde Dışişleri Bakanı Georges Bidault ve Amerikalı meslektaşı General Marshall bir gizli askeri anlaşma yaparak, ABD derin devletinin Fransa’da Rüzgâr Gülü adıyla anılan gizli örgütlenmesini imza altına almış olurlar (1947).

Rüzgâr Gülü’nün en istikrarlı ve uzun soluklu elemanı, gizli örgütün geliştirilmesinde de önemli rol oynayan, 1980’li yıllarda Cumhurbaşkanı Sosyal Demokrat Mitterrand’ın özel operasyonlar için danışmanlığını yapan François de Grossouvre’dur. 90’lı yıllarda İtalya’da yürütülen Gladyo operasyonlarıyla ortaya çıkan ABD derin devletinin Avrupa’daki Gladyo örgütlenmesi, Fransa’da Mitterrand tarafından sır gibi saklanır. 1994 yılında Rüzgâr Gülü’nün bu adamı ve Mitterrand’ın danışmanı François de Grossouvre, Elysee Saray’ında “intihar ederek” hayatına son verir!

ABD, Fransa ile yapılan bu gizli anlaşmanın diğer Avrupa ülkeleriyle de yapılmasını ister. Fransa, İngiltere ve Benelüks ülkeleri arasında 17 Mart 1948’de “Brüksel Anlaşması” imzalanır ve Avrupa’da Gladyo'nun çekirdeğini oluşturacak “Batı Birliği” kurulur. 4 Nisan 1949 tarihinde de NATO, Avrupa ülkelerini denetim altına almayı amaçlayan bu gizli örgütlenmenin örtüsü olarak kurulmuş olur.

NATO ASKERİ KURUMLARI FRANSA’YA YERLEŞİYOR

NATO’nun askeri ve politik kurumları birer birer Fransa’ya yerleşir. NATO’nun en yüksek karar organı Kuzey Atlantik Konseyi (CAN), Orta Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı (AFCENT), Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE), Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı (SACEUR), Avrupa US Army Lojistik Komutanlığı Fransa’nın çeşitli kentlerine konuşlanır. ABD 10’un üzerinde Fransız üssünü kullanmaya başlar. 50 bin civarında Amerikalı asker ve sivil memur Fransa’ya yerleşir. Hitler Almanya’sının işgalinden yeni kurtulan Fransa, adeta Amerikan işgali altındadır.

DE GAULLE İLE BİRLİKTE FRANSA NATO’DAN ÇIKIYOR

1 Haziran 1958 tarihinde tekrar ülkenin başına direnişin lideri Charles de Gaulle geçer, 28 Eylül’de yeni Anayasa’nın kabulüyle V. Cumhuriyet başlamış olur. General de Gaulle, Fransa-NATO ilişkilerini yeniden ele alarak, 7 Mart 1966 tarihinde NATO’nun askeri kanadından ayrıldığını açıklar ve NATO Başkomutanlık Karargahı dahil tüm NATO üs ve tesislerinin Fransız topraklarından çekilmesi kararını alır. Bu karar bir günde verilmiş bir karar değildir. Cumhurbaşkanlığına seçilmesinden itibaren ABD’ye karşı her fırsatta kafa tutmuş ve adım adım NATO'dan uzaklaşmıştır.

NATO’DAN ADIM ADIM UZAKLAŞMA

7 Mart 1959’da, Atlantik Konseyi’ndeki Fransız temsilcisi, Fransa’nın Akdeniz filosunu NATO Akdeniz Komutanlığı (AFMED)’ndan çektiğini açıklar. Aynı yılın Haziran ayında Amerika’nın Fransız topraklarında nükleer depolama yapmasını yasaklar. Fransa’nın Atlantik ve Manş’taki deniz gücü NATO komutasından çıkarılır (1963), NATO’nun deniz gücü komutanlığından Fransız subayları çekilir (1964).

SAVUNMA SANAYİNİ GÜÇLENDİRME

İlk atom bombasını 1960 yılında Sahra’da patlatarak atom bombasına sahip 3 ülkeden biri olur. 1963’ten itibaren bu bombaların üretimine geçilir ve atom bombası taşıyabilen Mirage-4 uçaklarının üretimine başlanır. 1967 yılında ilk nükleer denizaltısı yapılır. Artık Fransa atom bombasına sahip nükleer bir güçtür. De Gaulle’e göre nükleer silahlar bağımsızlığın garantisidir.

ABD VE NATO’YA NET TAVIR

1963’te, de Gaulle, 1959-1969 yılları arasında sözcülüğünü yapan Alain Peyrefitte’e (*) “Cezayir olayı halledildikten sonra, büyük sorun şimdi, Amerikan emperyalizmidir. Sorun içimizdedir, bazı yöneticilerimizdedir, bazı komşularımızdadır. Sorun kafamızdadır.” diyerek ABD’ye karşı tutumunu net olarak ortaya koyar.

Aynı yıl, de Gaulle, Peyrefitte’e NATO ile ilgili şöyle der: “NATO bir boş laflar akademisi. Bizim savunma gücümüzü zayıflatan, onsuz bir savunma düşünülemez fikrini aşılayan, böylece milli bağımsızlık hislerimizi uyuşturan, bizi güçsüzleştiren bir kuruluş. (…) NATO aslında bir aldatmaca, Amerika’nın Avrupa’ya el koymasının bir kamuflajı.”

De Gaulle, sadece askerî ve siyasi alanda değil ekonomik alanda da ABD’nin karşısında olur. Doların egemenliğindeki Uluslararası Para Sistemine karşı ekonomik bağımsızlığı savunur, “Ekonomik bağımsızlık yoksa kısaca bağımsızlıkta yoktur.” der.

(*) Alain Peyrefitte, “C’etait de Gaulle”, Edition de Fallois, Fayard, 1. Cilt, s.350 ve 378, 1994. 2. Cilt, s.18 ve 78, 1997.