08 Haziran 2026 Pazartesi
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Devlet sözünü geri alır mı?

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Gazete Yazarı

A+ A-

Türkiye’de bir ilk.

Devlet sözünü geri aldı.

Nasıl mı?

Anlatalım:

600 bin kamu işçisini kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri…

Pazarlıklar sert geçiyor.

Sonunda bir noktaya gelindi.

18 Temmuz’da anlaşıldı.

Çalışma Bakanı da “evet” dedi.

ATALAY KAYIT ALTINA ALDI

Türk-İş Genel Başkanı Atalay.

Bu konuda tecrübeli.

Hemen kayıt altına almış.

Sonra da el yazısı ile not ettirmiş.

Artış oranlarını tek tek yazdırmış.

İlk 6 ay, ikinci 6 ay…

İkinci yılın artışları…

Hepsi mevcut.

ŞİMŞEK

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek.

Haberi duymuş, küplere binmiş.

“Olmaz” demiş, Külliye’ye koşmuş.

Uygulanan programdan söz etmiş.

Çalışma Bakanı geri adım atmış.

Devlet sözünü geri almış.

Kabul ettiği teklifi geri çekmiş.

ORTALIK KARIŞTI

Yaşanan bu gelişme ortalığı karıştırdı.

Ergün Atalay;

“Bir adım geri atmam.

Devlet sözünden döner mi” diyor.

Kamu yeni teklifini sundu.

Küçük ilerlemeler var.

Ancak hâlâ verilen sözün altında.

Türk-İş mücadelesini sürdürüyor.

İŞÇİNİN FEDEKÂRLIĞI

Ergün Atalay konuştu:

“Orman işçileri şunu söylüyor:

‘Şu anda sözleşme önemli değil.

Yangınları söndürmeye devam ediyoruz.’

Savunma sanayi işçileri de aynı.

Üretmeye devam edeceğiz.

Bu ülke sorunu.

Ama ‘bizi unutmayın’ diyorlar.

İşçiler her sıkıntıda en önde.

Ülke çıkarları için fedakârlık yapıyorlar.

Onların hakları verilmeli.”

BÜROKRATLARLA DEĞİL…

Ergün Atalay şöyle bir ifade kullandı:

“Bu sorun bürokratlarla değil idare edenlerle çözülür.”

Aynı gün Memur-Sen’den de benzer bir tepki geldi:

“Muhatabımız bürokrat değil siyasetçi olmalı.”

Genel bir sorun olduğunun göstergesi.

Atalay’ı ziyaret ettim, işi çoktu.

Ama önceliği farklıydı.

Yangın söndüren orman işçilerinin istekleri…

Gıda, yanık kremi, …

Onların peşindeydi.

OYALAMAYIN

Bu arada yaklaşık 6 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri için de düğmeye basıldı.

Pazarlıkları Memur-Sen yürütüyor.

Görüşmeleri yürüten Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul uyarılarda bulundu:

“Biz teklifimizi sunduk.

Yeni bir şey uydurdular.

Adına da ‘tasnif süreci’ dediler.

Bu bir oyalama taktiği.

Bizi oyalamasınlar.”

HEP DAR BOĞAZ

Tonbul daha sonra özetle şunları söyledi:

“Memurlar enflasyona ezdiriliyor.

Enflasyon farkı bir zam değil, bir telafidir.

Sıfır zam bile değil, eksi zamdır.

Yıllardır hep aynı gerekçe:

‘Dar boğazdan geçiyoruz, aşacağız.’

Özal döneminden beri hep aynı gerekçe.

Bu dar boğaz bir türlü aşılmadı.

Olan memura oluyor.”

***

MOODY’S

Moody’s kredi notumuzu artırdı.

Düşürünce “kasıtlı” demiştik.

Hatta rest çekmiştik.

Şimdi yükseltince böbürleniyoruz.

Not artırımının bir şartı var.

Emekçilere yapılacak zamlar…

Gerçekleşen enflasyona göre değil…

Beklenti enflasyonuna göre yapılmalı.

İnsan sormadan edemiyor:

“Enflasyon beklentileri hiç tuttu mu?”

Niyet belli: Krizin yükünü emekçilere yıkmak.

Moody’s aynı Moody’s.

ABD gibi havuç-sopa gösteriyor.

Türkiye TÜRK-İŞ