DİYARBAKIRSPOR SÜPER LİG’DE
Türkiye’nin birçok ilçesinin geçim kaynağını isminden anlarsınız. Fındıklı’da fındık, Çayeli’nde çay en önemli geçim kaynağıdır. Ülkemizin doğal zenginlikleri, ilçelerimizin adına geçmiştir. Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde gümüş madenleri ya da Hatay’ın Altınözü ilçesinde altın yatakları olduğunu anlamak zor değildir. Kıbrıs adı da bakır kelimesinden gelir; Kıbrıs, bakır adasıdır. Bu zenginlikleri adlarına taşımış güzel illerimiz de vardır. Ekonomi ilin adında kendini belli eder. Gümüşhane, Tunceli ve elbette Diyarbakır’da olduğu gibi.
İsimlerinde madenlerimizi taşıyan illerimiz, o isimleriyle feodaliteye de meydan okurlar. Bu iller; ağaya muhtaç değildir, yüzlerce yıllık sömürü düzeni bu illerin kaderi değildir. Cumhuriyet, bu illerin doğal zenginliklerini isimlerine taşıyarak üretim devrimini hedef göstermiştir. Örneğin Diyarbakırlıya toprağına sahip çıkmasını anlatmıştır. Toprağa sahip çıkmak; bakıra sahip çıkmaktır, parasına sahip çıkmaktır. Toprağını sömürmeye gelenlere izin vermemektir. Bakıra sahip çıkmak, Diyarbakır ismine sahip çıkmakla başlar.
Amed, Bizans kaynaklarında kullanılan bir isim. On dokuzuncu yüzyılın ortalarında Amed ismi terkedilip Bekir kabilesinden dolayı Diyarbekir ismi kullanılmaya başlanmış. Atatürk’ün şehre ziyareti sonrası TDK’ye çekilen telgrafta Diyarbekir isminin etimolojik bir kaynağı olmadığı ve şehrin isminin bakır memleketi anlamına gelen Diyarbakır olarak değiştirilmesi istenmiştir. Diyarbakır; Cumhuriyet’in ismidir, Sevr’in isimlerine başkaldırıdır, kurtuluşun simgesidir, Diyarbakırlının toprağına sahip çıkmasının göstergesidir.
SEVR’İN PARÇASI OLMAYIN
Yunan Ligi’nde Konstantinapolis, Symirna, Atromitos gibi güzel şehirlerimizin Bizans zamanındaki isimlerini taşıyan kulüpler var. Ermenistan Ligi’nde de Alaşkert, Ararat isimli kulüpler var. Dört bir tarafımızda Sevr hayali kuranlar, Sevr’in isimlerini liglerinde yaşatırken; Türkiye Ligi’nde Sevr hayalinin isimleri olmaz. Amed ya da Dersim isimlerinin kullanılmasına TFF ya da Spor Bakanlığı izin vermemelidir.
Diyarbakırspor, Türkiye’yi birleştiren bir kulübümüzdü. 2011 Nisan’ındaki Karşıyaka-Diyarbakır karşılaşmasını unutamam. 2023 Mart’ında bu köşede yazmıştım. Diyarbakırspor maddi sıkıntı içerisindeydi. İzmir’de Karşıyaka deplasmanına geleceklerdi ama deplasmana gidecek parayı toplayamıyorlardı. Karşıyaka taraftarı arasında para topladı ve Diyarbakırspor’un deplasman maliyetini karşıladı. İki yeşil-kırmızı renkli kulübün futbolcuları tribünleri el ele bir arada selamladı. “Türk Kürt Kardeştir” diye inledi Alsancak Stadı. Emperyalizmin oyununu bozuyorduk, el ele yürek yüreğe!
Sonra ne oldu? Diyarbakırspor amatöre kadar düştü. Diyarbakır’da Cumhuriyet ile kavgalı isimlerin adı kulüplere verildi. Bir tarafta adı bahis davalarına konu olmuş Diyerbekirspor diğer tarafta onlarca şiddet olayıyla adını andığımız Amed Sportif Faaliyetler.
Kadın Futbol Ligimizde Fenerbahçe-Amed karşılaşmasındaki tabelada Türk Bayrağı’na tepki gösteren Amedli kulüp yöneticileri, bu karşılaşmanın rövanşında Fenerbahçelilere saldırmıştı. Amed-Pendik karşılaşmasında İstiklal Marşı çalınırken Amed tribünlerinde bazı seyirciler ayağa kalkmadı. Amed-Ankaragücü ve Amed-Sivasspor karşılaşmalarında İstiklal Marşı çalınırken ıslıklanmalar yaşandı. Amed tribünlerinde bazı kişilerin İstiklal Marşı ile dalga geçen görüntüleri paylaşıldı.
Amedsporlu eski futbolcu Deniz Naki, terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle ceza aldı. Bir başka Amedsporlu futbolcu Çekdar Orhan YPG’ye destek olmak için gol sevincini kadın militanlara selam anlamı taşıyan saç örme şeklinde yaşadı.
AMEDSPOR EMPERYALİST BİR PROJEDİR
Her yıl ekonomik olarak Diyarbakırspor daha çaresiz bırakılırken Amedspor desteklendi, fonlandı. Türkiye’de Süper Lig’e futbolunuzla çıkamazsınız; Türkiye’de daha alt liglerde bile üst lige çıkmanın yolu siyasilerden destekle mümkündür. Türkiye’de futbol ne profesyoneldir ne amatör; tamamen siyasidir. Hakemin düdüğü siyasilerin tekelindedir. Hele hele alt liglerde, bu daha barizdir. Çünkü kısmen gözden ıraktır. Süper Lig’de yapılanlara böyle tepki gösterenler, alt liglerdeki haksızlığa, rezalete ne der bilemem.
VAR’ın olmadığı yerde bariz penaltıyı vermezsin, bariz gole golden sonra ofsayt çalarsın. Yalansa LGBTi+ destekçisi Futbol Federasyonumuz ve Başkanı “yalan” desin, kanıtlayayım.
İşte bu karanlık ortamda Amedspor’un Süper Lig’e çıkmasının sportif bir faaliyet olduğunu kimse sanmasın. Evet, bir faaliyet vardır, o da emperyalist bir faaliyettir. Göztepe’yi Yugoslavya’yı bölen Solak’ın şirketi alıp Altay ve Fenerbahçe maçlarında iki kez kargaşa girişimi denemişken; Amedspor’un Süper Lig’de oynadığı bir ortamda Türkiye’de olacakları tahmin etmek zor değildir.
Yugoslavya’da, Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da; emperyalizmin iç karışıklıkları hep futbolu kullanarak çıkardığını defalarca bu köşede yazdım. Türkiye için de aynı yazıyı yazmak istemiyorum.
Süper Lig’e Diyarbakır’ın temsilcisi çok yakışır. Hatta Diyarbakır’ın Avrupa kupalarında Türkiye’yi temsil etmesini çok isterim. Bu Hentbol Milli Takımımızın Türkiye’de oynayacağı Hollanda karşılaşmasını Diyarbakır’da oynamak istediğimizde Hollanda’nın itirazı üzerine ev sahibi şehri değiştiren EHF yöneticilerine yanıt olur. Diyarbakır Türkiye’dir. Bu; Cizre, Balkan Voleybol Kupası Şampiyonu olduğunda uydurdukları gerekçelerle Cizre’yi CEV Challenge Kupası’na almayan CEV yöneticilerine yanıt olur. Cizre, Türkiye’dir. Ama, Diyarbakır’ı temsil edecek kulüp adıyla teröre hizmet etme potansiyeline sahip Amedspor değildir.
Amedspor’un adı Diyarbakırspor olarak değiştirilsin. Diyarbakır; birliğimizin ismidir, Cumhuriyet’in ismidir, Atatürk’ün emanetidir.