11 Ağustos 2026 Salı
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Diz boyu tutarsızlık

Cem Zeren

Cem Zeren

Gazete Yazarı

A+ A-

ABD maçı sonrası basın toplantısında Montella’ya gazeteci soruyor; “İlk maçlarda beraberlik için oynamak gerektiğini öğrendiniz mi?” diye. Turnuvadan önce; neredeyse tüm basınımız grubumuzu “lokum gibi grup” diye tanımlamıştı. Avustralya ve Paraguay maçlarında beraberlik için oynayan bir Milli Takım olsaydı ve puan bile alsaydık; medyamız, bu sefer Montella’ya hem korkak hem bilgisiz diye saldıracaktı.

Milli Takım ve hocasına saldıracağız ya; her yorumcu Kadın Milli Voleybol Takımı’nı örnek veriyor. Güzel taktik! Milletin sevgisini kazanmış bir voleybol takımımız var. Hele bir de şu ekonomide uçtuklarına dair polemik de var! Bundan güzel savaş baltası mı olur? Televizyon kanallarında ve gazete sayfalarında; Montella’ya saldırmak için voleybolu kullanan bir sürü spor yorumcusu. Zannedersiniz ki, voleybol aşığı hepsi. Sabah futbolla uyanırlar, üç dakikalık maç görüntüleriyle bir yıl konuşurlar, ama konu Montella ve Milli Takım’a saldırmak olunca, hepsi voleybol aşığı kesilirler. Bu kadar voleybola aşıksanız, bu kadar Kadın Milli Voleybol Takımı’nın başarılarından memnunsanız; kanallarınızda futbola ayırdığınız vaktin yüzde birini voleybola ayırın o zaman. Sabah akşam futbol konuşursanız, futbolun değerini artırırsınız; bu kadar basit. Futbolcu da voleybolcudan daha rahat koşullarda turnuvasına gider. Rahat dediğimiz yer de, 41 derecedeki Arizona. Turnuva öncesi, takımı cehennemin içine atarken hanginizin gıkı çıktı? Gittiniz oraya, yayın yapamadınız; “Burası da sıcakmış!” dediniz. Maçlardan sonra çıkardığınız şu tantananın birazını “Bizim Çocukları Arizona’ya götürmeyin!” diye yapsaydınız, keşke!

Voleybol Milli Takımlarımızın Milletler Ligi karşılaşmaları; turnuvanın başlamasına saatler kala şifresiz kanala taşındı. Yeşil Burun’un, Kurusao’nun Dünya Kupası karşılaşmaları bile Devlet’in bir numaralı kanalında yayımlanırken, Montella’ya saldırmak için kullandığınız ve yayını son anda aklınıza gelen Voleybol Milli Takımlarımızın karşılaşmalarını önce TRT Spor’da sonra TRT Spor Yıldız’da yayımladınız. Ne de değer veriyormuşsunuz Filenin Sultanlarına! Filenin Efeleri de var, biliyor musunuz? Gümbür gümbür geliyorlar; hem de başlarında bir yabancı hocayla…

Kadın voleybol takımı övgüsünden sonra, çok bilen yorumcularımız, ağızlarındaki baklayı çıkarıyorlar “Milli Takım’da yabancı hocayı asla kabul edemiyorum” İzlerken ekrana en anlamsız yüz ifademle bakıyorum, stüdyodan bu kadar aptal mı gözüküyorum diye… Bir dakika önce, Kadın Milli Takımımızı örnek gösteriyordunuz. Kadın Milli Voleybol Takımımız Ferhat Akbaş’ın yönetiminde kürsüye hasretti. Giovanni Guidetti’nin cesur ve kararlı yönetimiyle başarı gelmeye başladı. Gelir gelmez kadroya Cansu ve Zehra gibi genç kızlarımızı aldı. Sonbahar turnuvalarında, Milletler Ligi’nde kim oynarsa onları oynattı. Yazın yatanları ödüllendirmedi ve kürsüden inmedik. Sonra bir başka İtalyan geldi, Daniele Santarelli ile 2023’te ne kadar madalya varsa aldık. Montella’ya ve futbolculara saldırmak için öne sürdüğünüz Kadın Milli Voleybol Takımımızın neresinde yerli hoca var? Madem voleyboldan bahsediyorsunuz; Erkek Milli Voleybol takımımızdaki ilerlemeyi de mi görmüyorsunuz? Sahi, nereden göreceksiniz? Yıllarca Challenger kupalarında sürünen Filenin Efeleri, bu yıl Milletler Ligi’nde sekizli finale gidiyor, belki de bu yaz ya da sonbaharda kürsü göreceğiz. Kim bu farkı yarattı: Slobodan Kovac! Birilerinin tetikçiliğini yaparken ve milleti yanıltırken; voleyboldan bahsetmeyin, çarpılırsınız!

Yabancı hoca övgüsü yaptığım anlaşılmasın, gerçeklerden bahsediyorum. Türk voleybolunda hem kadınlarda hem erkeklerde başarıyı yabancı hocalar getirdi. Ferhat Akbaş, Milli Takım’ın başındayken, ne yazık ki, oyuncuların isminin altında ezildi, oyuncuların dediği oldu; bugün Japonya’da davrandığı gibi davranamadı. Dirayetli davranacak Türk hocalar da Milli Takım’ın başına getirilmedi; üstelik Kenya, Kazakistan, Karadağ, Yunanistan, Azerbaycan gibi Milli Takımların başında Türk hocalar varken. Milli takımların başında Türk hoca varken; ona baskı yapabiliyorsunuz. Ama, Guidetti ve Santarelli gibi kendini kanıtlamış hocalara baskı yapamıyorsunuz. Voleybolda bunca yabancı milli takım’ çalıştıran Türk hoca varken, Milli Takım’ın başında yabancı hoca var. Futbolda hangi yabancı milli takımı çalıştıran Türk hoca var da, Milli Takım’a yerli hoca istiyorsunuz?

Yabancı hocalarla Milli Takım daha fazla birleştirici! Milli Takım’ı eleştirirken kulüpçülük gözlüğünü çıkarmayanlar yabancı hocadan rahatsız olurlar. Türkiye’de kulüp çalıştıran Türk antrenörlerin Kadın Milli Basketbol Takımımızın başındayken kulübüne milli oyuncu ayarladığını gördük. Takımı kurarken, yapsa da yapmasa da, tarafsız davranmadığı iddiaları oldu. Kadın Milli Basketbol Takımımız, İtalyan Andrea Mazzon yönetiminde bu sonbaharda yapılacak Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı.

Montella’yı Milli Takım’a aday gösterenlerin niyeti onu Milli Takım’ın başına geçirmek değildi, aslında. Kafalarında başka işsiz hocalarımız vardı. Ama, Türkiye’deki adli gündem öyle ilerledi ki; kafalardaki hoca ülkede kalamadı. Montella’ya piyango çıktı, Milli Takım’ın başına geçti. Nasıl olsa başarısız olurdu, gönderilirdi. Avrupa C Ligi’nden takımı aldı, A Ligi’ne çıkardı. Avrupa’da çeyrek final oynattı. 2012’de gidemediğimiz, 2016 ve 2020’de gruptan çıkamadığımız Avrupa Şampiyonası’nda Hollanda’ya çeyrek finalde elenmeyi beğenmeyenlerimiz oldu; ne de olsa, öve öve bitiremediğimiz ama nasılsa hep işsiz muhteşem hocalarımız vardı.

ABD galibiyeti çok önemlidir. Dünya Kupası tarihinde ilk defa Asya ve Afrika dışında bir ülkenin takımını yendik. Büyük turnuvalarda, ev sahibini yenme alışkanlığımızı devam ettirdik. 2000’de Belçika’yı, 2002’de Japonya ve Güney Kore’yi, 2008’de İsviçre’yi yendikten sonra bu sefer de ABD’yi yendik. Korkum, medyamızdaki bu kafayla, 2032’deki ev sahibini de yenmemiz…

Dünya Kupası
Yazarın Önceki Yazıları Tüm Yazıları