DOĞU TABLETLERİ 143. Tablet, Hürmüz

Bir gemimiz var, adı hayat! Barış, iyilik, mutluluk dolu,
Gider gelir Basra deryasının kıyılarından kıyılarına:
Özgürlüğü taşıyan o ilahi gücün düşmanı da gökten iner,
Balık tutup beslenen denizcinin karnına ağı doldurmak ister:
Dicle ile Fırat kardeş çağlayanını ulaştırır Anadolu’nun,
Yetişir Karun’un taşkın suları ben de varım diye haykırır.
Doyuruyor karnını kadım halkların, Pers aslanlarının,
Birden çıkar ortaya katil Ehriman, saldırır berekete,
Bebeklerin beyinlerini çıkarıp yer, derdine macun yapar.
Araya kama sokar, kan döker, çoluk çocuğu boğazlar,
Ey kahrolacak sürüngenler, kutsal kanalda zalim dölleridir.
Ateşin etrafında dönüyor Zerdüş, kanala şarkı üflüyor,
O gökten yağdırılan Tanrısal alevlerle, çakan şimşeklerle,
Bugün o kötülüğün temsilcisi küresel zalim Trump var.
O canavar ki yaktı kavurdu Filistin körpe kuzularını.
Hey Basra gülü, hey güllerin gülbeyi Hürmüz aslanları!
Atlas döşekler sersem altına, canın rahat etmez asla,
Haklayacak Atlantik’ten gelen Küresel şeytan Dehak’ı:
Kırılır gönüllerin camı, sarar İran’ı dünya encamı
Kötülüğü haklamak, ölümü bölüşmek vatandır, candır,
Hürmüz soluk borusudur, yükselen Asya’nın ciğerlerine:
Canavarsa, Filistin körpe kuzularını yiyen Şeytandır.
Hürmüz! Hürriyet dediğimiz, infilak etmiş kızıl tandır!

Değerli okurlarımız,
Dünkü sayımızda “Şairin Emeği” köşesinde yer alan Doğu Tabletleri-143. Tablet Hürmüz adlı şiir, teknik bir aksaklık nedeniyle eksik yayımlanmıştır. Şiirin tam metnini bugün yeniden yayımlıyor; bu hatadan dolayı şairimizden ve sizlerden özür diliyoruz.