17 Temmuz 2026 Cuma
İstanbul 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü

Melih Baş

Melih Baş

Gazete Yazarı

A+ A-

Bir araştırma şirketi (Bulgu araştırma) 26 ile yayılık bin 837 kişiden oluşan bir örneklem ile ‘Türkiye’de Seçmen Profili ve Eğilimi’ temalı bir araştırma yapmış. Araştırmanın sonuçlarına bakarsak, Türkiye’de yurttaşların yüzde 72,2’si kendisini derin yoksulluk içinde tanımlarken, yüzde 32,8’si ise gelirlerinin temel gereksinmelerini karşılamaya bile zor yettiğini ifade etmiş. Katılımcıların yüzde 56,4’ü ülkenin en büyük sorununun ekonomi olduğunu söylerken, yüzde 44,9’u oy verme kararında ekonomik koşulların belirleyici olduğunu ifade etmiş. İşin ilginç (ağlatısal-güldürüsel) yanı, ‘Ülkenin sorunlarını hangi parti çözer?’ sorusunda en yüksek oran ‘Hiçbiri’ seçeneğinde çıkmış iyi mi! Acaba bu denekler tüm mevcut partilerin ekonomi izlencelerini okudular mı? Pek sanmıyorum.

Ekonomi sorunsalının içinde önemli bir konu da çocuk işçiliğidir. Aslında bu sorun salt ekonomik değil, sosyo-ekonomik bir sorundur. Sorunun ekolojik boyutu da vardır. Yani sorun üç boyutludur. Örneğin Afrika’da kakao yetiştirme alanlarında köle niteliğinde çocuk işçi çalıştırılması vb.

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü idi. Kısaca bakalım konuya.

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü - Resim : 1

BİR EKONOMİK İSTİSMAR TİPİ OLARAK ÇOCUK İŞÇİLİĞİ

Çocuklarımız bir yandan emperyalizmin saldırısı altında, marka çocuk olarak yetişmek zorunda bırakılıyor; diğer yandan da yeni ortaçağ olarak adlandırılan feodal yeni-kölelik çarkının dişlileri içinde istismar ediliyor.

İstismar, ‘çocuğun sağlığını dirimbilimsel, tinbilimsel, toplumsal olarak üç boyutta olumsuz yönde etkileyen ve bir yetişkin, toplum veya ülke tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar’ olarak tanımlanabilmekte; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik olarak ayrı ayrı veya birleşik incelenebilmektedir.

Toplumsal ve iktisadî nedenlerle sanayi iş kolunda, esnaf ve sanatkarlar yanında, tarım kesiminde, sınırsal çalışma alanlarında, evde, sokakta maddî kazanç elde etmek amacıyla emeğini sunarak çalışan 18 yaşından küçükler, çalışan çocuk olarak tanımlanabilir.

Türkiye’de İş Yasası’nda 15 yaşın altındakilerin çalıştırılması yasak olmasına karşın, bunların sayısı giderek artıyor. 15-18 yaş öbeğinin de korunması gerekiyor da! Çocuk işçi konusunda hem istem hem de sunu artıyor. Nedenleri arasında köyden kente göç ilk sırada sayılıyor, ailenin geçim sorunu gerekçesiyle. Okumanın, insana meslek ve iş sağlama olanağının azalması bir başka gerekçe, kısa yoldan sanat öğrenmeye teşvik etmesi anlamında.

MESEM VE ZANAAT OKULLARI NEYE HİZMET EDİYOR?

Ekonomik koşullar nedeniyle zorlanan işverenlerin ucuz ve itaatkâr (sendika, hak, hukuk vb. anlamda) emek arayışı çocuk emeği istemini artırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda sessiz kal(a)madı! MEB bu bağlamda Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) projesi bağlamında 4 yeni okul modeli kurdu: Bölge, İhtisas, Sektör içi, Sektöre entegre okulları! Çalışan çocukların sayısı da artıverdi elbette! Hatta bunun ortaokul uzantıları da yasal kılıfa sokuldu: Zanaat Okulları. Toplam çocuk işçi sayımız 2 milyona ulaşmış!

Böylece giderek artan sayıda çocuk sunu-istem etkenleri nedeniyle eğitimden koparılmadan görünümlü bile olsa koparılmaktadır.

ÇOCUK İŞÇİLERDE İŞ KAZALARI (CİNAYETLERİ)

SGK verilerine bakarsak, 2024’te 14-17 yaş aralığında 18 bin 100 çocuk iş kazası geçirmiş, yaşamını yitiren çocukların sayısı 11 olmuş. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi rakamlarına göre, ölen çocuk işçi sayısı 2024’te 71 iken 2025’de 94 olmuş. 2026’da ise 11 Haziran’a dek 26 olmuş. Rakamlar farklı. İSİG rakamlarında bile bildirilmemiş, basına yansımamış kaza ve ölümler olduğunu tahmin edebiliyoruz!

Çocuk işçi sorunu salt sanayi ile de sınırlı değil! Tarımda da çok fazla tarım işçisi istihdam ediliyor. Örneğin Urfa deyince aklınıza isot (acı kırmız biber), Urfa kebap, sıra gecesi, şıllık tatlısı, mırra ve meyan şerbeti vb. şeyler gelir ama bundan böyle mevsimlik tarım çocuk işçilerinin en fazla olduğu illerden bir olarak da gelsin. 12 yaş üstü çocukların ülkemizde tarımda istihdamı normal eşdeyişle meşru sayılması ne hazin ama!

ILO (ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ) NEYİN PEŞİNDE?

Gelişmekte olan ülkeler çocuk işçilik kullanarak maliyet temelli rekabet güçlerini artırınca, rekabet güçlerini ve işçi çalıştırma olanaklarını yitiren emperyalist ülkeler yönlendirdikleri Uluslararası Çalışma Örgütü aracılığıyla çocuk işçiliğiyle savaşım için bir sözleşme yayınlatıp, kampanya başlattılar, çabaları çocuk sevgisinden değil!

2026 DÇİMG’de ILO Teması şöyle idi: ‘Çocuk işçiliğine kırmızı kart: Çocuklar için adil oyun, yetişkinler için düzgün çalışma’. ILO bu eylemin acil olarak gerekli olduğunu vurguluyor. ILO bu konuda şu açıklamaları yapmış:

2000’den bu yana çocuk işçiliği neredeyse yarıya inerek 246 milyondan 138 milyona düştü, ancak mevcut oranlar hâlâ çok yavaş ve dünya 2025 küresel ortadan kaldırma hedefine ulaşamadı. Bunu önümüzdeki beş yıl içinde sona erdirmek için mevcut ilerleme hızlarının 11 kat daha hızlı olması gerekir.

Sahra Altı Afrika hâlâ en ağır yükü taşımaktadır; çocuk işçiliğindeki tüm çocukların yaklaşık üçte ikisini - yaklaşık 87 milyon - oluşturuyor. Yaygınlık oranı yüzde 24’ten yüzde 22’ye düşse de, toplam sayı nüfus artışı, devam eden ve ortaya çıkan çatışmalar, aşırı yoksulluk ve zorlanan sosyal koruma sistemleri fonunda durağan kaldı.

Asya ve Pasifik ise 2020’den bu yana en önemli yayılma düşüşünü sağladı; çocuk işçiliği oranı yüzde 6’dan yüzde 3’e (49 milyondan 28 milyon çocuğa) düştü. Raporda belirtiliyor ki, Latin Amerika ve Karayipler’de çocuk işçiliğinde çocuk işçiliğinde bulunan çocukların yaygınlığı son dört yılda aynı kalmış olsa da, etkilenen çocukların toplam sayısı 8 milyondan yaklaşık 7 milyona düştü.

Verilere göre, tarım çocuk işçiliği için en büyük sektör olmaya devam ediyor ve tüm vakaların yüzde 61’ini oluşturuyor; onu ev işi ve pazarlarda mal satışı gibi hizmetler (yüzde 27) ve madencilik ile imalat dahil sanayi (yüzde 13) takip ediyor.

İlerleyi hızlandırmak için UNICEF ve ILO, hükümetlere şunları tavsiye ediyor:

- Ailelerin çocuk işçiliğine başvurmaması için evrensel çocuk yardımları gibi sosyal güvenlik ağları dahil olmak üzere savunmasız hanehalkları için sosyal korumaya yatırım yapın.

- Özellikle çocuk işçiliğinin en kötü türleriyle karşı koşan risk altındaki çocukları tespit etmek, önlemek ve yanıt vermek için çocuk koruma sistemlerini güçlendirmek.

- Özellikle kırsal ve kriz etkilenen bölgelerde kaliteli eğitime evrensel erişim sağlanarak her çocuğun öğrenebilmesi sağlanır.

- Yetişkinler ve gençler için uygun bir iş sağlanması, işçilerin örgütlenme ve çıkarlarını savunma hakları da dahil olmak üzere.

- Sömürüye son vermek ve çocukları tedarik zincirleri boyunca korumak için yasaları ve iş hesap verebilirliğini uygulayın.

LATİN AMERİKA’DA ÇOCUK İŞÇİ ÖRGÜTLENMELERİ

Latin Amerika’da çocuk işçi örgütlenmeleri ‘Çalışan Çocuklar ve Gençler Hareketi (İspanyolca NATS)’ olarak adlandırılmakta ve bir de çatı örgüt var: MOLACNATs. Meraklısı inceleyebilir. Usunuza bir soru takıldı mı: Bizde yok mu? Olabilir, sendika üyeliği alt yaşı 15, kuruculuk yaşı da 18. Ülkemizde 15-19 yaş arası çalışan çocukların sadece 5 bin dolayında bir bölümü sendikalı! Bu bağlamda çalışan FISA Çocuk Hakları Merkezi’ni ve onun çalışmalarını anmış olalım. Hatta bu kuruluşun 2023 tarihli ‘Çocuk İşçilerin Örgütlenmesi Üzerine Yeniden Düşünmek’ başlıklı (web sitesinden ulaşılabilen) bir raporu da var. İlgililere okumalarını salık veririm. Aile Bakanlığımız ve MEB ne mi yapıyor? Müstehzi bir yanıt verebiliriz!

SONUÇ YERİNE

Çocuk işçi ölümleri erişkinlerin iş kazalarından azıcık farklı, daha acıklı en azından! Örnek mi? Tarih 14 Mart 2013, yer Adana, Koç Plastik Fabrikası. Bir gürültü kopar, bir pres makinasından. İşçiler koşarlar makinenin başına. Cansız bir bedenle karşılaşırlar, henüz 13 yaşındaki Ahmet’in bedenidir bu, kafası makineye sıkışmıştır. Bu bir kurgu film değil gerçek!

İşte size memleketimden bir çocuk işçi kazası (cinayeti) manzarası. Özellikle çocuğunuzun başını okşarken aklınıza gelmesi, bir şeyler yapmaya koyulmanız dileğiyle!

Çocuk işçi