16 Temmuz 2026 Perşembe
İstanbul 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Dünya Kupası 3.0’a veda! Dünya Kupası’na veda ettik...

Erdem İlker Mutlu

Erdem İlker Mutlu

Gazete Yazarı

A+ A-

Milli tarih yazımında bence önemli bir yeri var..

Zira spor, içinde bulunduğu sosyal politik dönemin ruhunu yansıtır..

Bizim Dünya Kupası maceralarımız da hep uluslararası siyasetin farklı dönemlerine denk gelmiştir..

Her dönemin ayrı sevinci, hüznü vardır.

Ancak hepsinin özetini vermek gerekirse: Batı cephesinde yine, yeni bir şey yok..

Yine bir nesli heyecanlandırdılar..

Yazık ettiler, üzüldü Z Kuşağı çocukları..

Biz mi? Biz eski nesil zaten biliyorduk..

Zira, bir öncekinde Londra Üniversitesi öğrenci barınağında aynı heyecanı İngiliz spikerin sunumuyla yaşamıştım..

O yılın Dünya Şampiyonu olan Brezilya’ya attığımız gol benim için o kupanın en önemli anı olmuştu..

Bu Dünya Kupası’nda maalesef öyle büyük bir takımla da karşılaşma fırsatı bulamadık..

ABD’yi yendik..

Bizim kuşak bunu tahmin ediyordu..

Onların futbolu da iyi ama bizimkinden farklı.. Bu onlar açısından sonradan önem kazanmış ama Amerikan futbolu kadar popüler olamamış ikincil futbol..

Bizim kadar futbol ülkesi bile değiller..

Ülkelerinin bir kısmı bizim futbol için Dünya Kupası düzenlediklerinin farkında dahi değil..

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ

Bizim kuşak tanıklık ve deneyim kıdemlisidir.. O nedenle bazı ince ayrıntıları kavrayışı da yüksektir.. Nelere tanıklık etmedik ki..

Mesela Soğuk Savaş dönemini..

“Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız.” diyenlerin icraatları ile bizi özümüzden nasıl kopardıklarını..

Ne kötülükler ithal etmedik ki..

Senatör McCarthy ile 1950’ler ABD’sinde başlayan komünist avını bile ithal ettik..

Hangi şartlarda ve neden mi? 50’li yıllar.. Demokrat Parti’nin işi çok zor..

Cumhuriyeti kuran parti ile rekabet etmek için ortaya epey somut parlak şeyler koymak gerekir..

En iyi çözüm, etik metik düşünmeksizin hızlı sonuç alınabilecek bir yöntemle halkı yakalamak.. Yani üretmek değil, kök atalarımızın yaptığı gibi toplayıcılıkla..

Marshall yardımlarının göz kamaştıran propaganda ile köpürtülmesi, hükûmetin başarısı gibi gösterilmeli..

Sovyetlerin rejim ihracı ile Türkiye’yi ele geçirdiği algısını oluşturarak Amerika’dan ekstra yardım çekilmesi başka bir yöntem..

Bu yüzden ülke içinde o yıllarda kurulan “Komünizmle Mücadele Derneği” gibi oluşumları sempati ile karşılayacak bir kamuoyu yaratıldı..

Zira, Soğuk Savaş NATO’sunda çok önemli bir görevi vardı Türkiye’nin..

Berlin’in doğusundan başlayan, Orta ve Doğu Avrupa’yı geçip Ural Dağları’ndan Bering Boğazı’na kadar uzanan olağanüstü bir güce karşı Batı Avrupa- Atlantik merkezli NATO’nun Akdeniz ve Güneydoğu kanadını bekledi Türkiye..

Zira o dönem söylenen: Sovyetler ve Berlin’in doğusuna kadar uzanan Varşova Paktı’nın konvansiyonel gücü karşısında Batı Avrupa’nın dayanma gücü kimine göre üç kimine göre maksimum yedi gündü..

ABD yardıma yetişene kadar..

Sovyetler ile en büyük sınırı olan NATO ülkesi de bizdik..

Karşılığında tek istediğimiz Avrupalı “müttefik”lerimizle eşit olacağımız, birlikte çalışıp üreteceğimiz Avrupa Kulübünün üyesi olmak..

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ ÖDÜLLERİ

Düşünsenize.. Böyle zor bir görevi yapan bir ülkeye ne kadar saygı duyulması gerekir değil mi?

Yapmasaydık ne olurdu?

Mesela 1990’larda Hollandalı askerler Srebrenitsa’yı bırakıp gitmişlerdi..

Ne oldu?

Bizim kuşak bilir..

Berlin Duvarı adeta bayram yerine çevrilerek yıkıldı.. Soğuk savaş bitti.. Rusya başta Varşova Paktı devletlerinin yönetimleri kapitalizme geçtiler..

Biz 1963 yılından beri 40 yıl boyunca Avrupa Birliği kapısında beklerken 2005 yılında Rusya’nın batısındaki bütün komünist Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri Avrupa Birliği’nin üyesi oldu..

Ya biz?

Müzakere aşamasına kadar sabırla 40 yıl ilerledik..

Üyelik müzakereleri geldiğinde ise utanmazca “Yunan-Rum blokajını(engellemesini) kaldıramadık, ne yapalım..” diyerek geri çevrildik..

Müzakere başlıklarının üçte birine yakını yıllar içinde uyum sürecinde bitmiş olmasına rağmen..

Dışarıda bunlarla uğraşırken içeride de komünizmle mücadele edenler tuhaf bir şekilde yıllar içinde başka bir şeye evirildiler..

Paralel bir yapı oluşturup, 15 Temmuz gecesini yaşattılar..

İşte 1990lardan sonra ortaya çıkan NATO 2.0 sürecinde siyasetin evirildiği durum..

Hiç bir şey göründüğü gibi değilmiş..

DÜNYA KUPASI 3.0

Tabi Türkiye çok iyi oyuncuları olan bir takım.. Ama besbelli ki iyi yönetilmedi bu süreç..

NATO 2.0 döneminde gittiğimiz Dünya Kupası’na da zar zor play-off maçları ile gitmiştik.. Ama takımda X Kuşağı olduğu için farklıydı..

Brezilya-Japonya maçlarının büyük kısmı bizim sahamızda geçmesine rağmen çok iyi savunma yapabiliyorduk.. Kalecimiz o kadar çok top çıkarmıştı ki Dünya’nın en iyi kulüpleri onunla sözleşme yapmak için sıraya girmişti..

Şimdiki nesil Z Kuşağı.. Bizden daha cesurlar her açıdan.. Ama savunmayı belli ki bizim kadar önemsemediler..

Dünya Kupası’na gönderdiğimiz en iyi nesil olmasına rağmen Cem Zeren’in bu gazetede çok doğru tahlil ettiği gibi bu kupada temsilimiz genel olarak spor kamuoyunun amatörlüğüne kurban gitti..

Stadyum küfürlerini TV’lerde sosyal medya kanallarında yayıncılık diline çevirenlerin yüzeyselliğinin kurbanı olduk Dünya Kupası 3.0’da..

Umudumuz bir başka kupaya kaldı..

Dünya Kupası