18 Temmuz 2026 Cumartesi
İstanbul 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Eğitim şart’ fakat…

Selenga Artar Yağcı

Selenga Artar Yağcı

Gazete Yazarı

A+ A-

Haziran ayı sınav ayı… Üniversitelerde finaller, okullarda dönem sonu sınavları, liselere geçişte LGS, üniversiteye girişte YKS, TYT, AYT… Öğrenciler için de aileler için de yoğun emek, stres ve fedakârlık dönemi.

Peki, bütün bu çaba sonunda nereye varıyor?

Türk Eğitim Derneği’nin araştırma kurumu TEDMEM tarafından yeni yayımlanan “Türkiye’de Yükseköğretim: Dünü, Bugünü, Geleceği” başlıklı çalışma bu soruya önemli verilerle ışık tutuyor. TÜİK, OECD ve YÖK verilerine dayanılarak hazırlanan araştırmanın “Yükseköğretim Mezunlarının İstihdamı” bölümü, özellikle gençler ve kadınlar açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.

İSTİHDAM İÇİN EĞİTİM ÖNEMLİ

Araştırma, eğitim düzeyi yükseldikçe istihdam oranlarının arttığını gösteriyor. Özellikle kadınlar açısından yükseköğrenim önemli bir fark yaratıyor. Örneğin lise mezunu kadınların istihdam oranı yüzde 30 düzeyindeyken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 59’a yükseliyor.

Ancak bu olumlu tabloya rağmen Türkiye, yükseköğretim mezunlarının istihdamı konusunda OECD ortalamasının gerisinde kalıyor. Özellikle kadın istihdamında aradaki fark oldukça belirgin.

KADIN İŞSİZLİĞİ ERKEKLERİN İKİ KATI

2005-2023 döneminde yükseköğretim mezunlarının işsizlik oranı ülkemizde sürekli yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Erkeklerde bu oran yüzde 7-8 düzeyindeyken, kadınlarda yüzde 14-16 arasında değişiyor.

Gençlerde durum daha da vahim. 25 yaşa kadarki yükseköğretim mezunlarında işsizlik oranı yüzde 25-36 arasında değişirken, genç kadınlarda yüzde 29-40’a kadar çıkıyor.

25-34 yaş grubuna geldiğimizde, yükseköğrenimli genç yetişkin işsizliğinde Türkiye, OECD ülkeleri arasında en kötü üçüncü ülke durumunda. Bu yaş grubunda işsizlik oranlarımız OECD ortalamasını erkeklerde ikiye, kadınlarda üçe katlıyor.

EV GENÇLERİ SORUNU

Türkiye’de 18-24 yaş arasındaki gençlerin yüzde 31’i ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Kamuoyunda “ev gençleri” olarak bilinen bu kesimin oranı erkeklerde yüzde 21 iken, kadınlarda yüzde 41’e yükseliyor. Bu alanda en yüksek oranlara sahip ülkelerden biri Türkiye. OECD ülkelerinin büyük çoğunluğu ev gençlerini yüzde 15’in altında tutmayı başarabiliyor. Bir başka çarpıcı veri de eğitime devamla ilgili. Türkiye’de 18-24 yaş grubunda eğitime devam edenlerin oranı yüzde 35. OECD ülkelerinin çoğunda bu oran yüzde 60’ın üzerinde.

KADINLAR DAHA AZ KAZANIYOR

Yükseköğretim mezunları Türkiye’de lise mezunlarına göre ortalama yüzde 53 daha fazla gelir elde ediyor. Ancak 2012 yılından itibaren üniversite diplomasının gelir avantajı giderek azalıyor.

Daha da önemlisi, yükseköğretim mezunu kadınlar erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Son on yılda kadınlarla erkekler arasındaki ücret farkı kadınlar aleyhine büyüme eğilimi gösteriyor.

ÇÖZÜM DİPLOMADA MI SİSTEMDE Mİ?

Son yıllarda yükseköğretim nicel olarak hızla büyüdü. Çok sayıda yeni üniversite açıldı, diploma sahibi olanların sayısı arttı. Ancak eğitim ile üretim, eğitim ile istihdam arasındaki bağ aynı ölçüde güçlendirilemedi. Sonuç olarak karşımıza diplomalı işsizler, ev gençleri, diplomalı ev kızları çıkmaya başladı.

Yıllardır dillere pelesenk olan “eğitim şart” tekerlemesine biz de katılıyoruz. Ancak üretimle, istihdamla ve kalkınmayla buluşmayan bir eğitimi tek başına yeterli bulmuyoruz. Milyonlarca gencin ve kadının emeğinin karşılığını alması, eğitimli insan gücünün değerlendirilmesi uğrunda teknik, ekonomik, sosyal, siyasal çözümler geliştirmeyi ülkemizin beka meselesi olarak görüyoruz.

Sınav YKS AYT TYT