16 Temmuz 2026 Perşembe
İstanbul 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Faşizmin Çocuğu Infantino

Cem Zeren

Cem Zeren

Gazete Yazarı

A+ A-

Neyse ki, FIFA Dünya Kupası’nda iddiamızı kaybettikten sonra ABD ile oynamışız. Yoksa 90+8’de attığımız golü; Trump Infantino’yu arayıp iptal ettirirdi. “Hiç” derdi “90+8’de gol mü olur, golden önce maç bitmeliydi” Infantino da “tabii” derdi “değerli barış ödülü sahibim”
FIFA Dünya Kupası’nda zurnanın “Trump” dediği anı yaşadık. Önümüzdeki günlerde, başka Trump etkilerini de yaşayacağız. Rusya’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nda Dünya Kupası’nı izlemeye gelen seyircilere bile vize serbestisi tanınırken; ABD’de futbolcuların ABD’ye girmekte sorun yaşadığı ve yetkililerin vize alamadığı bir Dünya Kupası yaşıyoruz. İran Milli Takımı’na ABD’de kalma hakkı verilmedi, ancak zorla tüm karşılaşmaları ABD’de oynatıldı. Dünya Kupası tarihinde hiç görmediğimiz eziyet İran Milli Takımı’na yapıldı. Türk Milli Takımı da Arizona’da kampa zorlanarak ağır ağır biçildi. Biz ses çıkarmadık. Infantino da keyifle izledi.

MUSOLİNİ, VİDELA VE TRUMP ÜÇLEMESİ

1934’te Musolini hakem atamalarını yapıyordu, FIFA’yı kuklası haline getirmişti. İtalya, Faşist Musolini’nin müdahaleleriyle şampiyon oldu. 1978’de bu sefer başka bir diktatör, Arjantinli Videla, maç saatlerine ve sonuçlarına müdahale etti. Peru’nun diktatörü Bermudez ile anlaştı. Ülkesine kaçan Perulu muhalifleri yok etti, Peru’ya tahıl yardımında bulundu. Şike ile Arjantin’i finale taşıdı. FIFA’yı kuklası yaptı. Arjantin Şampiyon oldu.
Faşizmin futbol başarılarına bir yenisi ekleniyor. Musolini ve Videla’dan sonra Trump da adını altın harflerle futbol tarihine yazdırıyor. ABD ve Bosna Hersek arasındaki son 16 karşılaşmasında Folarin Balogun, Tarık Muharemoviç’in bileğine öyle bir tekme attı ki, kırmızı kartın bir saniye bile gecikmemesi gerekiyordu. Brezilyalı hakem Raphael Claus gözünün önündeki pozisyonu es geçti. Ama; VAR’daki Venezuelalı Juan Soto, Claus’tan pozisyonu tekrar izlemesini istedi. Claus, 1 saniyede vermesi gereken kararı uzun süre pozisyonu izleyerek verdi, neye baktıysa. “Yaktın beni Soto” diye düşünüyordu, muhtemelen. Kaçacak bir yeri kalmamıştı, Brezilyalının. Balogun’a kırmızı kartı gösterdi. Kurallar çok açık; doğrudan kırmızı kart gören bir futbolcu en az 1 maç ceza alır. Meksika-Güney Afrika mücadelesinde eli Meksikalının yüzüne gelen Güney Afrikalı Zwane, 3 maç ceza almıştı. Balogun’un hareketi, çok daha sert ve sakatlama amacı taşıyan bir hareket. Zwane’ye 3 maç ceza veriliyorsa, Balogun’un da turnuvayı kapaması gerekir. Ama; Trump Infantino’yu aradı ve Balogun’un cezası ertelendi. Adil oyun bunun neresinde? Musolini bile bunu yapmaya utanırdı. FIFA’nın bu kararı sonrasında; Trump, sosyal medya hesabında “Doğru olanı yaptığı ve büyük bir adaletsizliği geri çevirdiği için FIFA'ya teşekkür ederim.” açıklamasında bulundu.
Soto’ya bir daha VAR hakemliği görevi verilir mi? Bir daha ABD aleyhine kırmızı kart çıkar mı? FIFA ve ABD; bu kararlar önümüzdeki karşılaşmaların hakemlerine de kararlığını gösterdi, gözdağı verdi.
Ne bu FIFA ile ne bu UEFA ile futbol oynanmaz. EURO 2024’te Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser; Türkiye-Avusturya karşılaşması sonrasında Merih Demiral’ın yaptığı bozkurt işareti sonrasında “bu hareketleri yapanların stadyumlarımızda yeri yoktur” açıklaması yapmıştı. Emperyalizmin küçük köpeği UEFA da; anında Merih’e 2 maç ceza vererek turnuvayı tamamlamasını sağlamıştı. Emperyalizmin büyük köpeği FIFA da, dünyanın gözü önünde, ahlaksızca Balogun’un tekmesine göz yumuyor.
Peki emperyalizmin en büyük köpeği IOC; farklı davranacak mı? Hala 2028’de Olimpiyatları ABD’de mi yapacağız? Bu adaletsizliğe dünyanın bir tepkisi olmayacak mı?
Alışmış kudurmuştan beterdir, tekmeden vazgeçtim; dünya bir asırdır ABD’nin cinayetlerine göz yumuyor. ABD’nin masum kanı akıtmadığı coğrafya neredeyse kalmadı. Adının anlamı “çocuk” olan Infantino’nun yaptığı köpeklik; cinayetlere göz yumanların yaptığının yanında nedir ki? ABD’ye destek için atılan her siyasi ve askeri adımın yanında; Infantino’nun adaletsizliği masum kalıyor.
FIFA’nın ve UEFA’nın “Fair Play”, Türkçesi ile “Adil Oyun” kelimesinin anlamını da öğrenmiş oluyoruz. ABD’linin bilek kırmak için attığı tekmeye ceza yok; İsrail’i Uluslararası Adalet Divanı’nda katliamları nedeniyle dava eden Güney Afrika’nın futbolcusuna rakibinin yüzüne dokundu diye 3 maç ceza var. Spor talimatlarının hiçbir yerinde yazmayan bir hareket için Merih’e 2 maç ceza var, asker selamı verdi diye Milli Takım’ın yarısına kınama var; ayağı bacağından koparma teşebbüsüne ceza yok. İran’da 169 kız çocuğunun üzerine 2 kez füze atmanın, Gazze’de 50.000’den fazla çocuğun 40.000’den fazla kadının öldürülmesine ceza yok. İran ile üç kuruşluk ticaret yapmaya ceza vereceksin; çocuk ve kadın öldürmeyi serbest bırakacaksın!
Bu futbol maçı; sahada oynanmıyor. Bu futbol maçı; cephelerde oynanıyor. Burada goller Hürmüz’de atılıyor. Yemen’de ve Lübnan’da atılıyor. Emperyalizmin çocuğu; istediği kadar köpeklik yapsın; evinde Lübnanlı eşine bakacak yüzü yok.

FİLİSTİN COĞRAFYAMIZI BİRLEŞTİRİYOR

Mısır Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Hüsam Hasan, Avustralya galibiyetinden sonra Filistin bayrağı ile sahada tur atıyor. Wimbledon ve WTA yetkililerinin broşunu yasaklamasına rağmen; Zeynep Sönmez Filistin bayrağını simgeleyen renkleri raketine takıyor. Üstelik; “Ukrayna bayrağına yasak yok, Filistin bayrağına yasak var” diyerek! Zeynep; cepheleri çok net belirliyor. Filistin coğrafyamızı birleştiriyor…