FETÖ’yle mücadeleyi bırakanların öne çıkardıkları söylem
Bir 15 Temmuz anması daha geride kaldı. Kürsülerden bol bol FETÖ’ye sövüldü. İhanet kelimesi öne çıktı. FETÖ’nün bir NATO ürünü olduğu ve Gladyo güdümünde örgütlendiği özenle gözlerden kaçırıldı…
FETÖ’nün kökü neden kazınamıyor? İdeolojik mücadele neden yürütülemiyor? Cezaevinden çıkan binlerce FETÖ’cünün örgütsel bağı neden devam ediyor? Uluslararası siyasi desteği neden kesilemiyor? Maddi kaynakları neden kurutulamıyor? Bu sorular gündemlerinde yok!
Peki ne anlatılıyor? Hükûmet’e yakın yorumcular, televizyonlarda saatlerce 28 Şubat’ı hedef alarak 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini anlattı. TBMM’deki sergide 28 Şubat özel gösterimi yapıldı. 15 Temmuz’un sebebinin laiklik olduğu faraziyesi yarım ağızla dile getirildi. 2002-2013 yılları arasında Ak Parti Hükûmetleri zamanında FETÖ’nün örgütlenme atılımını, devlete yerleşme sürecini ve buradan çıkan dersleri ele alacak değillerdi elbette… 15 Temmuz yine ‘Vurun 28 Şubat’a!’ heyecanıyla geçirildi.
GERÇEKLER
Genç arkadaşlarımız için bazı gerçekleri not edelim:
Türkiye, 15 Temmuz’dan sonra 28 Şubat sürecinin yarım kalan programına döndü. Nasıl mı? Bakalım:
Mehmetçik, 1995 ve 1996’da Kuzey Irak’a büyük harekâtlar düzenleyerek ABD güçlerini geriletmişti. ABD ‘TSK hizadan çıktı!’ diyerek Türk Ordusu’nun komutanlarına yönelik psikolojik savaşı o günlerde başlattı. Daha sonra Ergenekon tertipleriyle vatansever subaylar cezaevine atıldı. Böylece 2002-2015 arasında sınır ötesine kapsamlı müdahalenin önüne geçildi.
TSK, 15 Temmuz’dan sonra, elbette AK Parti’nin de değişen politikasıyla, üç büyük harekatla (Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı) birlikte 1995-1996’da yarım kalan terör koridoru planına ağır darbe vurdu.
Batı güdümündeki siyasetler sebebiyle ABD, 2011’den sonra, Suriye’nin kuzeyine yerleşti. İsrail de Suriye’nin tüm askeri gücünü ortadan kaldırdı. Şam’ın tepesine çöktü. Şimdi Suriye üzerinden İran’a saldırmaya başladılar. Türkiye’ye de diş gösteriyorlar.
28 Şubat’ta Batı destekli irticanın Türkiye’yi felakete götüreceği belirlenmişti. FETÖ elebaşının ABD’ye sığınmak zorunda kaldığı o süreç kesintiye uğratıldı. 28 Şubat sürecindeki uyarılar dikkate alınsaydı Türkiye, 15 Temmuz’u yaşamayacaktı! Çünkü Gladyo temizliği 28 Şubat’ın hedeflerinden biriydi. Vatan Partisi Liderlerinden Nusret Senem’in Kaynak Yayınları için yayına hazırladığı Sönmez Köksal imzalı MİT raporunu ele alan kitabı, bu açıdan en önemli bilgileri içeriyor.
28 Şubat’ın içinde Batıcı bir damar da vardı. Zaman zaman atak yapan o ekip, bugün TSK alerjisi olanlara çeşitli malzemeler verdi.
BİRLEŞTİRİCİ TAVIR
Amacımız bir 28 Şubat tartışması açmak değil. Önümüzdeki zorlukları aşabilmek için tüm vatansever kuvvetlerin omuz omuza mücadele etmesi için elimizden geleni yapıyoruz.
Ekranlarda 30 yıl önceki saflaşmaları gündeme getirip de hâlâ 28 Şubat üzerinden TSK’ya çatanların asıl amacının, önümüzdeki sürece yönelik fitne tohumları ekmek olduğu elbette gözümüzden kaçmıyor.
Kafasındaki kalıpların esiri olanlar birleştirici tavrın tarihsel önemini göremiyor. Siyasi saplantılar, hakikati dile getirmeye engel oluyorsa saplantı bir kenara bırakılır hakikat değil!