Galatasaray ve TFF seçimleri

Cenap Yener

Cenap Yener

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

BİLİNDİĞİ üzere Galatasaray Spor Kulübü Genel Kurulu yaklaşık iki hafta önce başkanını seçti. Dursun Özbek, bir önceki yazımda “siyaset kokuyor” dediğim üzere, siyasetin de adayı olarak seçimi kazandı. Geçen hafta sonu Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimleri de yapıldı. TFF’de tamamen siyasi destekli biçimde başkan belirlendi.

Bu gidişata bakıldığı zaman, Türkiye’de futbolda harcanan paraya, seyircilere, seyircinin verdiği emeğe ve paraya acımaya başladım. Sanki işin sonu başından belli gibi bir tablo ortaya çıkıyor…

DÜNDEN BUGÜNE OKAN BURUK…

Galatasaray’a gelirsek… Okan Buruk ile teknik direktörlük anlaşması tamamlanmış durumda. Yani yeni sezonda takımı Okan Buruk çalıştıracak. Buruk’un geçmişine baktığımızda, Galatasaray’dan yetişti fakat 2000 yılında takımdan ayrılışı hiç hoş olmamıştı. Emre Belözoğlu’nu da yanına alarak Galatasaray’ın para kazanmasına fırsat vermeden İtalyan kulübü Inter’e çekti gitti. Hatta ligde sondan iki hafta önce oynanan Ankaragücü maçında da kırmızı kart görerek ayrılık sürecini çabuklaştırdı. 2004-2005 sezonu öncesinde Türkiye’ye dönme kararı aldığında Beşiktaş’ı tercih etmesi de manidardı.

Genel olarak değerlendirecek olursam, ben Okan Buruk’u severim. Futbolculuğu döneminde de takdir ederdim, şimdi teknik direktörlüğünü de beğenirim. Ama elbette Okan Buruk için geçmiş, Galatasaray taraftarınca kolay kolay unutulmayacaktır. Onun için Okan Buruk devamlı şekilde takımı yukarı taşımak zorundadır. Yani taraftar açısından “toleransı az olan teknik direktör” olarak işe başlayacaktır.

BAŞARILI OLMAK BİR MECBURİYET

Okan Buruk’un Galatasaray kariyeri başarıya endeksli olmak zorunda. Karşısında, Fatih Terim’in Galatasaray’a teknik direktör olmasını isteyen bir grup her zaman eleştiriye hazır halde duracaktır. Ancak Galatasaraylılar, şu andan itibaren Okan Buruk’un başarılı olması için her türlü desteği vermek durumunda.

Başta Fenerbahçe olmak üzere önümüzdeki sezon Süper Lig şampiyonluğu için iddialı çok takım olacak. Artık Türkiye’de bir Hagi, bir Alex ya da bir Quaresma gibi yıldız futbolcuları izleme imkanımız yok, çünkü kulüplerin borçları malum ve döviz kuru da çok yüksek. Galatasaray’ın gelecek sezon Fenerbahçe’ye karşı en büyük avantajı sadece lig kulvarında mücadele edecek olması. Fenerbahçe’ye oranla lige daha çok ağırlık verecek. Tabii, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi ön elemelerini geçecek mi, aksi durumda Avrupa Ligi’nde yola ne kadar süre ile devam edecek, bu da meçhul.

TRABZONSPOR SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYOR…

Bunun dışında, Süper Lig’in son şampiyonu Trabzonspor’un yapmış olduğu transfer ve ataklara bakınca rahatlıkla diyebiliriz ki, bordo-mavililer gelecek yıl da ligin zirvesini zorlayacak. Galatasaray’da ise şu ana kadar yeni yönetimden beklediğim atakları göremedim. İsmi transfer için geçen futbolculara bakınca, Antalyaspor’dan Fernando, Göztepe’den Halil Akbunar gibi standart futbolcular olduğunu görüyoruz. Fenerbahçe olsun, Beşiktaş olsun, Trabzonspor olsun, çok daha üst düzey futbolcular almaya çalışıyorlar ve hatta alıyorlar da. Galatasaray eğer lige iyi başlamazsa, bu yılın kasım ya da aralık ayında, en geç Ocak 2023’te seçime gitmek durumunda kalır.

Yeni TFF ve elbette yeni Merkez Hakem Kurulu’nun kararlarının gölgesinde gelecek sezonun çok ilginç geçeceği düşüncesi içerisindeyim.