14 Eylül 2026 Pazartesi
İstanbul 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Geleceği hesaplayan sosyalizm

Ali Alsaç

Ali Alsaç

Gazete Yazarı

A+ A-

10 Mayıs 2026 tarihinde Aydınlık’ta yayımlanan “Geleceği Hesaplamak” başlıklı yazımda, hesaplama gücünün çağımızın en önemli stratejik kaynaklarından biri hâline geldiğini ele almıştım. O günden bu yana bu konuyu gündemde tutmaya çalışıyorum.

8 Ağustos 2026 tarihinde Çağdaş Cengiz’in sunduğu Ulusal Özel programında, CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can ve Sichuan Yabancı Diller Üniversitesi Öğretim Görevlisi Onurcan Balcı ile yapay zekâyı, geleceğin toplumunu ve komünizmi tartıştık.

Programda, bilimsel sosyalizmin gelecekteki başarısının en önemli dayanaklarından birinin yapay zekânın giderek büyüyen hesaplama ve planlama gücü olacağını savundum.

İnsanlığın ihtiyaçlarını, kaynaklarını ve üretim kapasitesini büyük ölçekte hesaplayabilen sistemler, toplumsal planlamanın önündeki tarihsel güçlüklerin aşılmasında belirleyici bir rol üstlenecektir.

Bu yazıya konu olan gelişme Çin’den geldi.

YAPAY ZEKÂNIN ‘DENGFENG’İ

Çin, yapay zekâ alanındaki teknolojik bağımsızlık hamlesinde yeni bir eşiği geçti. Ülkenin tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen ilk yüz bin kart sınıfındaki yapay zekâ süper kümesi, Henan eyaletinin merkezi Zhengzhou’da hizmete alındı.

Sistemin adı Dawning 8000 – Dengfeng. “Dengfeng” sözcüğü Türkçeye “zirveye ulaşmak” veya “doruklara çıkmak” şeklinde çevrilebilir. Bu isim, Çin’in ulaştığı teknolojik düzeyi anlatmakla kalmıyor. Aynı zamanda önüne koyduğu hedefi de ilan ediyor.

Dawning 8000’in gücü, yüz bin yerli yapay zekâ hesaplama kartına dayanıyor. Fakat onu önemli kılan yalnızca kart sayısı değil. İşlemcileri, hesaplama sistemleri, bağlantı ağı, veri depolama altyapısı, soğutma teknolojisi, uygulamaları ve hizmet katmanları Çin’de geliştirilmiş durumda. Bir başka ifadeyle Çin, yabancı bir üreticiden satın aldığı gelişmiş çipleri aynı binada toplayarak büyük bir bilgisayar kurmadı. Çipten soğutmaya, ağdan yazılıma kadar bütünlüklü bir yerli teknoloji altyapısı oluşturdu.

ABD’nin Çin’e uyguladığı yarı iletken ve gelişmiş hesaplama teknolojisi ambargosu düşünüldüğünde, bu ayrıntı sistemin büyüklüğünden daha önemlidir.

YÜZ BİN KART TEK BİLGİSAYAR

Oysa yüz bin hesaplama kartını aynı sistem içinde verimli biçimde çalıştırmak, güçlü bir çip üretmekten farklı ve çok daha kapsamlı bir mühendislik sorunudur. Kartların birbirleriyle düşük gecikmeyle haberleşmesi, devasa veri kümelerine aynı anda erişmesi, görevlerin sistem içinde dengeli dağıtılması, herhangi bir arıza durumunda işlemlerin kesintiye uğramaması ve ortaya çıkan ısının denetlenmesi gerekir.

Dawning 8000’in bir diğer özelliği geleneksel süper hesaplama ile yapay zekâ hesaplamasını aynı altyapıda birleştirmesidir.

Bu örnekler Çin’in yapay zekâya yaklaşımını anlamamız bakımından önemlidir. Yapay zekâ yalnızca insanlarla konuşan, resim çizen veya metin üreten bir tüketim aracı olarak ele alınmıyor. Malzeme, ilaç, enerji, sanayi, uzay, ulaşım ve tarımsal üretimle birleştiriliyor. Hesaplama gücü, doğrudan doğruya bilimsel keşfin ve üretici güçlerin geliştirilmesinin aracı hâline getiriliyor.

1,4 MİLYON KULLANICI AÇIK ULUSAL AĞ

Dawning 8000 tek başına çalışan kapalı bir merkez değil. Çin Ulusal Süper Hesaplama İnternetinin Zhengzhou çekirdek düğümüne bağlı bulunuyor.

Ulusal Süper Hesaplama İnterneti, Çin’in hesaplama merkezlerini ortak bir kaynak havuzunda birleştiriyor. Amaç hesaplama gücünü elektrik şebekesine benzer biçimde erişilebilir kılmak. Elektriği kullanmak için herkesin kendi santralini kurması gerekmediği gibi, bir üniversitenin, araştırma ekibinin veya küçük işletmenin de kendi süper bilgisayarını kurması gerekmiyor.

Çin bu altyapıyı yalnızca büyük şirketlere ayırmıyor. Üniversiteler, genç araştırmacılar, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler ile bağımsız geliştiriciler de ulusal ağ üzerinden hesaplama kaynağına erişebiliyor. Yeni kullanıcılara hesaplama kartı saatleri ve büyük model kullanım kotaları sunuluyor. Böylece yapay zekâ altyapısı birkaç teknoloji tekelinin özel mülkiyetinden çıkarılarak daha geniş bir bilimsel ve üretici kesimin kullanımına açılıyor.

Yapay zekâ alanındaki asıl rekabet yalnızca kimin daha gelişmiş modele sahip olduğu konusunda yaşanmıyor. Bilgi işlem gücüne kimin sahip olduğu, bu gücün kimler tarafından kullanılabildiği ve hangi toplumsal amaçlara yöneltildiği de belirleyici hâle geliyor.

ABD’NİN AMBARGO SİLAHI ELİNDE PATLADI

ABD yönetimi, Çin’in gelişmiş yapay zekâ işlemcilerine ve yarı iletken üretim donanımlarına erişimini yıllardır engellemeye çalışıyor. Washington’un hesabı açıktı. Çin en gelişmiş çiplere ulaşamazsa büyük modellerini eğitemeyecek, bilimsel araştırmalarını yavaşlatacak ve yapay zekâ yarışında geride kalacaktı.

Ancak teknoloji ambargosu Çin’i durdurmak yerine kendi işlemcisini, bağlantı sistemini, depolama altyapısını ve yazılım ekosistemini geliştirmeye yöneltti. Çin sorunu yalnızca ambargo altındaki bir çipin benzerini üretmek biçiminde ele almadı. Daha geniş bir teknoloji zinciri kurdu.

Dawning 8000 bu yaklaşımın ürünüdür. Çin’in cevabı tek bir yerli GPU değil, yerli hesaplama kaynaklarını ülke ölçeğinde birleştiren egemen bir yapay zekâ altyapısıdır.

Bu durum teknolojik bağımsızlığın parçalar üzerinden değil, sistem düzeyinde kurulabileceğini gösteriyor. İşlemciyi dışarıdan alıp sunucuyu yerli bir kabine yerleştirmek bağımsızlık değildir. Çipin, bağlantının, depolamanın, soğutmanın, yazılımın, insan kaynağının ve uygulama ekosisteminin birlikte geliştirilmesi gerekir.

Çin şimdi ikinci yüz bin kartlık yerli sistemi kurmak için hazırlıklara başladı. Bu gelişme, yüz bin kart ölçeğinin tek seferlik bir gösteri projesi olarak kalmayacağını gösteriyor. Çin’in hedefi büyük bir bilgisayar sahibi olmak değil, ülkenin her bölgesine yayılan sürekli ve büyüyen bir hesaplama düzeni kurmaktır.

YÖN VE EYLEM

Türkiye yapay zekâ yarışını yalnızca büyük dil modelleri veya sohbet robotları üzerinden tartışamaz. Hangi yabancı modelin daha başarılı olduğunu karşılaştırmak, başkalarının geliştirdiği modeller için arayüz hazırlamak ve ithal hesaplama kartlarıyla birkaç veri merkezi kurmak bizi bağımsız bir yapay zekâ gücü yapmaz.

Türkiye’nin önüne ulusal hesaplama altyapısı hedefini koyması gerekiyor. Üniversitelerin, kamu araştırma merkezlerinin, savunma sanayisinin, teknoparkların ve özel sektörün hesaplama kaynakları ortak bir ulusal ağda birleştirilmelidir. Bu altyapı genç araştırmacılara, üretici KOBİ’lere ve teknoloji girişimlerine erişilebilir koşullarda sunulmalıdır.

Hedefimiz yalnızca bir Türkçe sohbet modeli geliştirmek de olamaz. Yapay zekâyı ilaç, enerji, tarım, maden, ulaştırma, savunma, malzeme bilimi ve üretim teknolojileriyle birleştirmeliyiz. Ulusal önceliklere göre hazırlanmış bilimsel veri kümeleri ve sektörel modeller oluşturmalıyız.