Görünmez bir el, üç güçlü ülkeyi kime karşı birleştirmeye çalışıyor
Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin 7 Temmuz’da imzaladığı ortak savunma anlaşması, Atlantik basınında “Bir Ortadoğu NATO’su” diye adlandırıldı.
Üç ülke de Sünni Müslüman çoğunluğa sahip, ABD’yle iyi ilişkileri var, ancak son dönemde Çin’le de ilişkilerini geliştiriyor. Ayrıca bölgede ağırlığı olan ülkeler.
Pakistan’ın nükleer silahı var;
Suudi Arabistan’ın petrolü;
Türkiye’nin iyi yetişmiş laik bir insan gücü, güçlü ve deneyimli silahlı kuvvetleri, savunma sanayi, kritik madenleri… en önemlisi de gündemde TRÇİ İttifakı.
Üçü de yeni kurulma sancıları yaşanan dünya düzeninde belirleyici ülkeler.
Daha önceki görüşmelere Mısır da katılmıştı. En son 5 Ağustos’ta Amman’da yapılan dörtlü görüşmede de vardı. Ama cuma günkü toplantıda yoktu.
TÜRKİYE’Yİ ASYA’DAN KOPARMAK
NATO’nun son Ankara toplantısından önce NATO’nun ölümü konuşulurken yerine yeni oluşumlar gerektiği zaten gündeme getirilmiş, tartışılmaya başlamıştı.
Trump’ın Türkiye’den ayrılmadan İran’a bombalar göndermesi de özel bir mesajdı.
Türkiye’yi yola çıktığı TRÇİ İttifakı’ndan geri çevirmek önemliydi.
YENİ İTTİFAK BURADAN BUYURUN

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında askerî alanda işbirlikleri aslında zaten vardı. Pakistan, Suudilere eğitim ve teknik yardım yapıyor. Türkiye her iki ülkeyle de savaş gemisi ve eğitim uçağı alışverişinde bulunuyordu.
Aralarında kan uyuşmazlığı olmayan üç ülke.
Bir süredir bu başka bir aşamaya evrilmeye çalışılıyor.
Geçen ay Suudi Arabistan, 14 ülke arasında Türkiye ve Pakistan’ın da katıldığı çok uluslu bir deniz savunma koalisyonu kurdu.
Suudi yetkililer bu girişimin amacının Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’ndeki artan tehditlere karşı uluslararası deniz taşımacılığını, ticaret yollarını ve enerji nakil hatlarını korumak olduğunu açıkladılar.
Tam da zamanına denk getirildi, yani…
2025 Eylül ayından bu yana Suudi Arabistan ve Pakistan arasında karşılıklı savunma anlaşması zaten var.
Sanki görünmez bir el üç ülkenin kaderini birleştirmeye çalışıyor gibi…
Görünmez demek ne kadar doğru,
Öyle ya bakarsanız görürsünüz.
Bu arada ABD de boş durmadı elbette.
Adını koyarak yaptıkları da var.
NÜKLEERİNİZ Mİ YOK UCUNU GÖSTERELİM

ABD ile Suudi Arabistan 23 Temmuz’da, Riyad’ın sivil nükleer enerji programı geliştirmesinin önünü açacak bir nükleer anlaşma imzaladı.
Anlaşmanın ayrıntıları açıklanmadı ancak uranyumu zenginleştirebileceği bir tesis kurulabileceği belirtiliyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Salman, anlaşmayı ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine yönelik “ikili güvence hükümlerini” resmen imzaladı.
ŞÜPHEMİZ VAR
Wright yaptığı açıklamada, “Bu anlaşmalar, ülkelerimizde refah yaratırken yurt dışındaki müttefiklerimizin güvenliğini sağlamaya ve ABD-Suudi Arabistan ticari ilişkilerini güçlendirmeye yönelik ortak kararlılığımızı yansıtıyor.” dedi.
“Şüpheniz olmasın; bu anlaşmalar nükleer güvenlik ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusunda en yüksek standartlara bağlı kalırken, ABD’de geliştirilen dünyanın en iyi nükleer teknolojisi ile bilim insanlarına dayanıyor.”
Yoksa hâlâ şüpheniz yok mu???
İran’a bu nedenle yıllarca ambargo uygula, o kadar can al.
Suudilere ver.
Bu arada üçlünün içinde nükleer gücü olmayan Türkiye’nin Rusya ve Çin’le ilişkisini boz.
Nükleer havucunu uzat, al buradan ye… de...
GERÇEK TEHDİT ÜZERİMİZE GELİYOR
Adım adım üzerimize “gerçek tehdit” geliyor… kırmızı şapkalı kızın ninesi kılığında yatağa girmiş… yanağımızdan makas alıyor.
Daha hâlâ soruyor musunuz…
-Nineciğim, neden dişlerin böyle sivri…
Diye…
Normal koşullarda yapılan sıradan “üç dost ülke” arasında yapılan bir anlaşma değil bu.
Sorun işin önemli bir adımı olmakla birlikte, yalnızca İran’a karşı güç toplamak olmadığı da çok açık.
Gerçek tehdit konusunda hedef şaşırtılıyor.
Daha doğrusu ABD’nin hedef tahtası önümüze konuyor.
İSRAİL PUTTU YÜK OLDU YIK ÜZERİNE GİTSİN
Bu arada ABD’de son dönemde müthiş bir İsrail karşıtı “yük” havası estiriliyor.
İşin ilginci bizim Dışişleri Bakanımız da bir süredir aynı ifadeyi kullanıyor.
Fidan, 5 Ağustos’ta katıldığı bir televizyon programında İsrail’in yayılmacı ve çatışmacı tavrının sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ortak sorunu haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:
-“Bu adamlar insanlığın artık taşıyamadığı bir yük haline geldiler.”
Birlikte hareket etmekten yana.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ülkedeki diğer önde gelen siyasi isimler Türkiye’yi yeni İran olarak tanımladı ve “ortaya çıkan radikal Sünni eksen” konusunda uyardı.
Anlaşılan NATO’nun da hatta İsrail’in de son kullanma tarihi bitiyor.
İsrail bir araç. Doğu Akdeniz’deki diğer bir-iki tanesi gibi. Kullan-at. Araçların kaderi budur.
YÜKÜ BİZİM SIRTIMIZA MI YÜKLEYECEKLER
Yeni düzen kurulmak isteniyor.
Yük bizim sırtımıza bindirilecek.
Gladyatörlerin elinde bir kalkan misali…
Ateşe sürülüyoruz.
Görmek zorundayız.
SAKİNLEŞTİRİCİ AÇIKLAMALAR
Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Rayed Krimly, anlaşmanın bölgedeki hiçbir ülke için tehdit oluşturmadığını söyledi. X platformunda yaptığı paylaşımda, “Anlaşma, askeri bir eksen veya mezhepsel/dini bir blok oluşturma niyetini temsil etmiyor.” diyen Krimly, bunun “nükleer emeller veya silahlanma yarışı ile bağlantılı olmadığını, aksine sürdürülebilir, kendi kendine yeten yetenekler inşa etmeyi amaçladığını” ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da anlaşmanın belirli bir ülkeye yönelik olmadığını vurguladı. X platformunda yaptığı bir paylaşımda, anlaşmanın “toplu caydırıcılık temelinde” imzalandığını ve Ankara’nın “uluslararası hukuka saygı temelinde diyalog ve diplomasi yoluyla çatışmaları ve krizleri çözmeye yönelik ilkeli duruşunu sürdüreceğini” söyledi.
Pakistan Devlet Başkanı Şerif, ortak anlaşmayı “ülkemizin çıkarlarına hizmet eden ve bölgemizin güvenliğini ve istikrarını artıran” “tarihi bir girişim” olarak nitelendirdi.
Batılı yorumcular bunu “sakinleştirici” açıklamalar diye tanımlayarak veriyor.
GÜVENLİK İÇİN ABD’YE İHTİYAÇ KALMASIN
İranlı milletvekili İbrahim Rıza, Riyad’ı bölgesel güvenliğin sağlanması için bu anlaşmadan daha fazlasına ihtiyaç duyulduğu konusunda uyardı. X adlı platformda yaptığı bir paylaşımda şunları söyledi: “Suudiler, Türkiye ve Pakistan ile yapılan kâğıt üzerindeki bir anlaşmanın onlara güvenlik getirmeyeceğini bilmelidir; tıpkı yıllarca Amerikalılara tek taraflı bir şekilde öncelik tanımanın onlara güvenlik getirmediği gibi.”
Rıza, sözlerine şöyle devam etti: “Politikalarınızı öyle bir şekilde değiştirin ki, başkalarından güvenlik için yalvarmanıza gerek kalmasın.”