16 Ağustos 2026 Pazar
İstanbul 25°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Güvenlik ve NATO 3.0

Melih Baş

Melih Baş

Gazete Yazarı

A+ A-

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nde NATO’nun dönüşümü (NATO 3.0!) gündemde. Acaba ekonomik-politik-askerî hegemonik hakimiyeti çöküşte olan ABD, NATO’dan askeri yeteneklerini ve birliklerini çekerek Avrupa daha fazla liderlik pozisyonu mu alacak? ABD Hint-Pasifik NATO’suna yönelerek, Avustralya-Japonya hattını inşa edip, Çin’in Kuşak ve Yolu’nu mu düğümlemeye çalışıyor. Bu bağlamda Türkiye’nin daha merkezi bir rol (Hazar-Akdeniz hattında) almak istemesi ve/veya verilmesi ne karşılığında ve nasıl gerçekleşecek? GE’in ürettiği motorların KAAN adlı savaş uçağımızda kullanılmak üzere bize satılması, F-110 jet motorları, parasını verdiğimiz F-35 savaş uçaklarının teslimi vs. hediye paketi ne için?

Truman Doktrini ve Marshall yardımları ile ekonomik ve siyasal stratejisini oluşturan ABD, NATO’nun kuruluşu ile askeri strateji desteğini sağladı. NATO Antlaşması’nın ikinci maddesinde belirtilen iktisadî işbirliği, NATO İktisat Komisyonu aracılığıyla yürütülür. Güvenlik politikasıyla ilişkili iktisadî konular (savunma bütçeleri vb.) yılda bir kez toplanan iktisat kolokyumunda ve seminerlerde tartışılır, işbirliği yapılır. NATO El Kitabı’nın iktisadi boyut başlıklı bölümünde, NATO’nun hem siyasal, hem askerî hem de iktisadî işbirliğini birlikte yönlendirmek gereğinin altı çizilmektedir.

1952’de girdiğimiz NATO ile 1980 yılında 12 Eylül Darbesi sonrasında imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ise 12 askeri üssün NATO adına ABD tarafından 5 yıllık kullanılmasına karar verildi. Bu anlaşma, ABD’nin talebi doğrultusunda halen yürürlüktedir.

GÜVENLİK KAVRAMI VE DEĞERİ

Bugün güvenlikte tehdit kavramı yerini riske bırakmaktadır. Beri yandan ortamın belirsizliği arttığından ‘kim, ne amaçla, ne kadar güçle, ne zaman, nerede ve ne yapabilir?’ sorularının hepsine tam yanıt bulmak güçleşmiştir. Güvenlikte asli değer yaklaşımını savunan kimilerine göre (örneğin, Thomas Hobbes) güvenlik diğer değerlerden daha üstündür. Marjinal değer yaklaşımına göre, güvenliğin değeri, o anda ne kadar güvenliğe iye olunduğuna ve ek güvenliğe sahip olunmasının fayda-maliyet çözümlemesine dayalıdır.

GÜVENLİK YAKLAŞIMLARI

Alanyazında çeşitli güvenlik yaklaşımları var: barış merkezli ‘idealist güvenlik anlayışı’, güç merkezli realist güvenlik anlayışı ve anarşi merkezli neo realist güvenlik anlayışı olarak üç farklı kurama dayalı geleneksel (daraltıcı) güvenlik anlayışı. Ardından 1970’lerde güvenlik anlayışı rönesansı ile ortaya çıkan yeni (genişletici) güvenlik anlayışı akımları: güvenliğin özgürleştirme anlamına geldiği düşüncesine dayalı eleştirel güvenlik akımı, yapılandırmacı akım, postmodernist güvenlik akımı, feminist güvenlik akımı vd.

Emperyalizmin yeni evresi küreselleşmeyle birlikte biçimlenen yeni güvenlik anlayışının göbeğinde artık, düşman değil, risk yer almaktadır. İç ve dış güvenlik iç içe geçmektedir. Yeni güvenlik anlayışında ortaya çıkan tehditlerin sertliği, yumuşak güvenlik kavramını anlamsızlaştırıyor. Yeni risk alanlarına dayalı “yeni” güvenlik kavramları ise şöyle sıralanmaktadır: Bireysel, Nüfusbilimsel, Doğal kaynaklar, Enerji, Gıda, Ekolojik (çevresel), İktisadî, Sağlık, Bilgi-bilişim- teknoloji vd.

Yukarıdaki türler birbiri içine girdiğinden, bunlar iki üç başlıkta toparlanabilir. Birleşmiş Milletler Silahsızlanma ve Kalkınma Arasındaki İlişki Üzerine Uluslararası Konferans Sonuç Belgesi’nde de (tarih: 11.9.1987) ulusal güvenlik, askersel boyutuna ek olarak siyasal, ekonomik, toplumsal, ekolojik yönleri de bulunan bir kavram olarak tanımlanmıştır.

Askeriyeye gelince, siyasetin başka araçlarla devamı tanımını kullandığımızda zaten o da siyasete içkin bir nitelik kazanıyor. Örneğin, dış siyasetini ABD’ye -NATO’ya- ve AB’ye kilitlemiş bir hükümetin millî savunma/güvenlik örgütlenmesi de NATO bağlantılı oluyor, bir NATO ordusu oluyor!

ÇÖZÜM

Toplumsal gelişmelerin analizi ve sentezi için olaylara bütüncül bakan bir yöntem olarak bilimsel toplumcu açıdan diyalektiği kullanmak ve bu yöntemde sınıfsal analizin göz ardı edilmemesi gerekliliği vardır.

NOT: Acı kaybımız Kadir İnanır’ı yine ölüm yıldönümünü (25/6) idrak ettiğimiz Kazım Koyuncu’nun Ernesto adlı şarkısıyla uğurlamış olalım: biliyorum, bir yıldız yağmuruna tutulacağım / toprak çökecek başım dönecek / arkamda seni bulacağım / ‘haydi’ diyeceksin Ernesto gibi / gidelim / yıldızlarin çok olduğu bir gökyüzü altına.

Güvenlik ve NATO 3.0 - Resim : 1

1939: ZOKA / 1952: NATO

Hasan Bögün arkadaşımızın ciddi bir emek harcayarak yazdığı bu kitap Harp Sanat Yayınları’nın (E.Bnb. ve yılların yayıncısı Emrah Çelik kardeşimiz ve değerli ekibinin) titiz çalışmasıyla geçtiğimiz günlerde okuyucuların yararlanımına sunuldu. (bu ve diğer değerli yapıtlar için www.harpsanat.com sitesini incelemenizi salık veririm). Sn. Bögün’ün kitabında Son Söz dışında üç bölüm (ABD’nin Emperyalist Tarihi / Hegemonya Aygıtı NATO / Makas Değişikliği) ve oldukça değerli ekler var. Bögün bu kitabında oldukça geniş bir kaynakça (açık devlet raporları, gizliliği kaldırılmış istihbarat raporları, olayların içindeki devlet adamları ve diplomatların açıklamaları ve anıları ile yazıları, konunun uzmanlarının yayınları vd.) kullanmış. Yabancı dile hakimiyeti de yabancı kaynakları etkili kullanmasını sağlamış. Bögün kitabında sanki bir bilimsel tez yazar gibi nesnel bir biçem izlerken akademik anlatım tarzına da düşmemiş. Kitabı konuyla ilgilenen ve uzman olmayan ya da uzman tüm okurlara salık veriyorum. Sonsöz’ünden bir alıntıyla: NATO, yeni sömürgeciliğin siyasi ve askerî kurumlaşmasının en üst aşamasıdır, zirvesidir. Kubbeyi ayakta tutan kilit taşıdır. Yeni sömürgeciliği dünya üzerinden silmek için kilit taşını yerinden oynatmak gerekir. Bu da…NATO’nun karşısına, onu dengeleyecek güçte, gelişmekte olan ülkelerin bağımsızlık ve eşitlik temelinde oluşturacağı bir siyasi ağırlık koymakla olur….’

Kaynak: https://www.harpsanat.com/kitaplar/akademik-389/&Tab=1

NATO