İnsanlık ‘büyük anlatıya’ mı dönüyor? Ve Odysseia gözünü açtı
Batı’da postmodern dönemin en önemli belirleyici yöntemlerinden bir tanesi, büyük anlatılara sırtını dönmesiydi. Nolan’ın ‘The Odyssey’i sayesinde büyük anlatılara, klasiklere ilginin yeniden arttığını görüyoruz. Peki bu önemli bir kırılmaya işaret ediyor mu? Postmodernizme bir çelme mi?
Yönetmen Christopher Nolan’ın “The Odyssey” filmi, beyazperdede zirvede. Aslında film daha sinemalara girmeden tartışma konusu oldu. Çünkü Nolan filmi 70mm IMAX kameralarla çekmişti. Bu nedenle film tüm dünyada sadece 40 kadar salonda gerçek haliyle izlenebildi.
Birçok sinema eleştirmeni, Nolan’ın Homeros’un bu destanını iyi okuduğunu ve iyi bir şekilde ekrana yansıttığını belirtiyor. Gerçi Homeros’un çevirmenlerinden Oxford Üniversitesinden filolog Emily Wilson, “Karakterler yüzeysel, senaryo berbat, büyük fikirler havada kalıyor. Nolan’ın Odysseus’u ne karmaşık ne de kurnaz!” sözleriyle Nolan’ı eleştiren ender kişilerden oldu.

KİTABA İLGİYİ ARTIRDI
Nolan’ın filmi yalnızca sinema ile sınırlı kalmadı. Edebiyat dünyasında da Homeros’a ilgiyi canlandırdı. Filmin vizyona girdiği hafta Türkiye’de Odysseia’nın satışlarında yüzde 559, aramalarda ise yüzde 348 artış görüldü. İlyada ve Odysseia’nın birlikte yer aldığı kitap setleri için yüzde bin 900’ü bulan talep artışı kaydedildi. Odysseia’yı en çok sipariş eden şehirler listesi ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli ve Muğla şeklinde sıralandı.*
Dünyada da benzer bir etki yaşanıyor. İngiltere bu ülkelerden bir tanesi. Odysseia’nın İngiltere’deki basılı satışları 25 Temmuz’a kadar olan dört haftada 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde bin 400 arttı. Bu durum İngiltere’deki şiir kitaplarının satışı için de heyecan uyandırdı. İngiltere’de şiir kitaplarının satışları 2026 yılının ilk 30 haftasında 8 milyon sterlini aşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,3 artış gösterdi. Odysseia’nın etkisiyle birlikte bu yıl rekor seviye bekleniyor.**
Bir etki de ABD’de yaşandı. Odysseia, kütüphaneler ve kitapçılarda büyük bir talep görüyor. Daha önceki aylar sadece birkaç satış yapabilen kitapevleri, şimdi bunun birkaç bin kat arttığına dikkat çekiyor.***
POSTMODERNİZMİN UNUTTURDUĞU BÜYÜK ANLATILAR DÖNÜYOR MU?
Batı’da postmodern dönemin en önemli belirleyici yöntemlerinden bir tanesi, büyük anlatılara sırtını dönmesiydi. Klasik dönem yani yüksek sanat anlatışı terk edilmiş, bütünsellikten vazgeçilmiş, sınırlar silinmiş, popüler kültüre ağırlık verilmişti. Özgünlük ve ilerlemeciliğe sırt çevrilmişti. Artık belirleyici olan tüketim kültürüydü. Bu yüzden kolay, basit olana alan açıldı.
Özellikle Hollywood’da son yıllarda artık özgün ve biçimsel denemeler yapılmaz olmuştu. Senaryolar bile aynılaştı. ABD hegemonyası gerilerken, onu sinemada güçlü gösteren süper kahramanlar sektörü ayakta tutan unsur olmuştu. Marvel ve DC kurgusal evreninden süper kahramanların yeni ve sürekli olarak çevrilen filmleriyle idare etmeye çalışıldı. Aslında bu durum devam ediyor. “The Odyssey” filminin rakibi, “Örümcek Adam.”
Nolan’ın “The Odyssey”i sayesinde büyük anlatılara, klasiklere ilginin yeniden arttığını görüyoruz. Peki bu önemli bir kırılmaya işaret ediyor mu? Postmodernizme bir çelme mi?
HOMEROS’UN RÖNESANS’A ETKİSİ
14. ve 15. yüzyıllarda İtalya merkezli gelişen Rönesans, aslında ilk başta “antik Yunan’ın yeniden keşfi” olarak başladı. Pek çok Antik Yunan eseri, Latinceye çevrilmeye başlandı. İstanbul’un fethiyle Bizans’tan giden bazı bilginler, İtalya’ya göç ederek Yunanca el yazmalarını beraberinde götürdü. Antik Yunan ve Roma metinleri, insanı merkeze alan yeni düşüncenin beslenme kaynağı oldu. Rönesans hümanistleri skolastik yorumlar yerine “ad fontes” (kaynaklara dönüş) sloganıyla bu metinlere ulaşmaya çabaladı.
İdeal güzellik anlayışı, ruhun yüceliği, sanatın manevi boyutu bu dönemde büyük ilgi gördü. Onlardan biri İlyada ve Odysseia’ydı. Homeros’un eserleri yalnızca edebiyatı değil, resim ve heykeli de etkiledi. Mitolojik konular yeniden sanatın merkezine yerleşti. Zeus, Afrodit, Apollon, Athena, Dionysos gibi Yunan tanrıları yeniden resim ve heykellerde görülmeye başlandı. Dor, İyon, Korint sütun düzenleri mimaride yeniden incelendi. Simetri, matematiksel oran ve denge yeniden mimarlığın temel ilkeleri hâline geldi.
Tüm bunlarla birlikte Rönesans, tipik bir taklitçilik değildi. Rönesans, Antik Yunan’ın tekrarı değil, klasik mirasın yaratıcı biçimde yeniden yorumlanmasıydı.

ÇIKIŞ ARAYIŞI AMA…
Nolan yüksek bütçeli filmi, bir çıkış arayışı olarak değerlendirilebilir. Fakat toplamda başta sinema olmak üzere Batı sanatını yenileştirecek bir arayışın da çok uzağında. Kaldı ki Nolan da bunu itiraf ediyor, Homeros’u Marvel ile eşitliyor: “Homeros’un özelliği şu ki, o kendi döneminin Marvel’ı.****
Yani Batı sinemacının zihniyeti, süper kahraman evreninin yeniden üretiminin dışına çıkamıyor.
Bugün Batı ekonomik ve askerî çöküşünün yanı sıra, kültür-sanatta da ciddi bir kriz içinde. Çürüyen kültürün pençesine düşen Batı sanatı sendeliyor. Ayağa kalkması da zor duruyor. Zihniyetin sınırlılıkları da ortada.
Bugünün Rönesansı ise Doğu’dan yeni uygarlıkla birlikte yükseliyor. Avrasya coğrafyasında yerli koleksiyonerlerin sayısı hızla artıyor. Çağdaş sanat müzeleri arka arkaya açılıyor. Etkili sanat fuarları düzenleniyor. Orta Asya’da İpek Yolu mirası yeni kültürle yoğrularak yeniden yorumlanıyor. Çin’de gündelik yaşamdan yeni edebî sesler yükseliyor.***** Güneydoğu Asya sinemasından özgün hikayeler çıkıyor.
Tüm bunlar bize gösteriyor ki Atlantik merkezli sanat düzeninden, rekabet hâlindeki çok merkezli bir küresel sanat ekosistemine geçişin arifesindeyiz. Haliyle “The Odyssey” sinemada ve edebiyatta bir heyecan yaratsa da, Batı’da büyük kırılma ve dönüşümün işaretlerini görmek mümkün olmuyor. Fakat bu göstergeler “The Odyssey”i neyin izleyeceği ile daha da net şekillenecektir.
Dipnotlar:
*Nolan etkisi kitap satışlarına yansıdı: Odysseia’ya ilgi yüzde 559 arttı, Independent Türkçe, 30 Temmuz 2026.
** Emma Loffhagen, Christopher Nolan’s The Odyssey gives UK poetry sales an epic boost, The Guardian, 4 Ağustos 2026.
***Marina Dunbar, Nolan’s film could make The Odyssey the most sought-after book in the US, The Guardian, 3 Ağustos 2026.
**** Jack Dunn, Christopher Nolan Says ‘The Odyssey’ Has the ‘Original Superheroes’ and Homer Was the ‘Marvel of Its Day’, variety.com, 4 Mayıs 2026.
***** www.teoridergisi.com, Çin’de Gündelik Yaşamdan Yeni Edebî Sesler Yükseliyor.